Prometheus – Ridley Scott 2012

prometheus

Yönetmen: Ridley Scott
Senaryo: Jon Spaihts, Damon Lindelof
Oyuncular: Noomi Rapace, Michael Fassbender, Charlize Theron, Guy Pearce
Yapım Yılı: 2012
Ülke: ABD
[ratings]


Konu: Bilimadamlarından oluşan bir ekip uzayda yol alarak çok uzaktaki LV-223 adlı gezegene gelirler. Arkeologlardan oluşan ekibin bu uzak ve yabancı dünyadaki amaçları insanlığın kökenini araştırmaktır. Dünyanın değişik yerlerinde bulunan mağara resimlerinde keşfettikleri ortak bazı figürler vardır, ve bu figürlerin LV-223’ün de içinde bulunduğu yıldız sistemini gösteren bir yıldız haritası olduğunu düşünmektedirler. Bilim adamları, insan ırkını genetik olarak inşa eden uzaylılar olduğunu, ve onları burada bulabileceklerini düşünür ve yaratıcılarını ararken, kendilerini insan ırkının sonu olabilecek bir senaryonun içinde bulurlar.

1978 yılında çektiği Alien ile hem korku hem de bilim kurgu sinemaları için müthiş bir efsane yaratan yönetmen Ridley Scott, 2012’deki Prometheus ile tam 34 yıl sonra Alien öyküsüne geri dönüyor. İlk Alien filminin bir prequel’i olarak tanımlayabileceğimiz Prometheus, 2089 yılında geçiyor ve Alien filminin öncesindeki bir öyküyü anlatıyor. Bu durumda usta yönetmen Ridley Scott’un, tıpkı George Lucas’ın Star Wars efsanesine yıllar sonra geri dönmesi gibi efsaneye geri döndüğünü söyleyebiliriz. Ancak Lucas gibi başarılı olduğunu söyleyemeyiz.

Prometheus izleyicisine çok az şey veren, ama taşıdığı misyon nedeniyle diğer yandan çok önem yüklenmiş olan bir film. Bu gibi durumlarda genelde olduğu gibi, filmden hayal kırıklığıyla çıkıyorsunuz. Hayal kırıklığı yaşamamak için tek yol belki ölesiye bir Alien hayranı olmanız olabilir, gerçi bunun da yeterli olacağından şüpheliyim. Çünkü filmdeki Alien referansları oldukça yüzeysel; 1978 Alien’ındaki alien gazabına uğramış yabancı “Space Jockey” ırkının hangi ırk olduğu (Mühendisler), filmin sonundaki bir saniyelik Alien görüntüsü, ve göğsümüzü yarıp çıkmak isteyen içimizdeki Alien aşkı gibi referanslardan ibaret.

Bunun dışında karmakarışık bir senaryo, çözümsüz ve mantık dışı bir olay örgüsü, bir karakter dışında inandırıcı ve anlaşılabilir olmayan karakterler, filmden zevk veya herhangibir mesaj almanızı ciddi biçimde engelleyecek kadar yoğun bir mesaideler. Şöyle söyleyebiliriz ki, filmdeki tek anlaşılabilir ve mantıklı karakter bir android ve aslında onun da tam olarak ne yapmaya çalıştığı belli değil. Hadi onun ne yapmaya çalıştığını, onun android bizim ise insan olmamız dolayısı ile aramızdaki doğal kuşak farklılığına bağlayabiliriz. Peki ya diğerleri ne olacak? İnsanlığın kökenini – yaratıcısını (bir yerde = Tanrıyı) bulmak üzere uzayda 4 yıllık bir yolculuk yapan, tamamı bilim insanı olan bu kişilerin az da olsa bilinç ve mantık çerçevesinde hareket etmeleri beklenmez mi?

Filmin mottosu, film içinde birkaç kez tekrar edilen şu sözde gizli: “Çünkü ben öyle inanmayı seçtim”. Bunu söyleyen filmin baş kahramanı Dr. Shaw (Noomi Rapace). Dr. Shaw bir yandan insanlığı yarattığına inandığı “Tanrı ırkı” ararken diğer yandan inançlı bir Hırisitiyan olabilen ve boynunda haç taşıyan bir arkadaş. Filmdeki diğer karakterler de film boyunca yaptıkları aksiyonlar ve verdikleri kötü kararlar ile bu mantık dışılığın tüm özelliklerini dışa vuruyorlar:

– Uzayda neden olduğunu bilmeden 4 yıl seyahat ettim, çünkü amaçsız seyahate inanmayı seçtim
– Taştan topraktan bile korkarken, yerde sürünen düşman görünüşlü beyaz yılanı bağrıma bastım, çünkü onun sevimli olduğuna inanmayı seçtim
– Üzerimize uzunlamasına uzay gemisi düşerken, yana değil, geminin düştüğü doğrultuya koştum, çünkü böyle yaparsam kurtulacağıma inanmayı seçtim
– Gemimi ben içindeyken canım pahasına çarpıp parçalamaya karar verdim, çünkü bunun yapılabilecek en mantıklı şey olduğuna inanmayı seçtim
…… daha böyle akar gider……

Herhalde yönetmen Ridley Scott da izleyicilerin Prometheus’un sağlam bir film olduğuna inanmayı seçeceklerini düşünmüş olsa gerek, çünkü belli ki o öyle yapmış. Yine de şahsen Prometheus’un izlemek için eğlenceli bir film tercihi olduğunu düşünüyorum. Ben izlerken yukarıdaki çılgınlıkları bol bol görme şansı bulduğum için oldukça eğlendim. Daha başka ne çılgınlıklar olduğunu görmek için Simge’nin bloguna şuradan göz atabilirsiniz. Dikkat Spoiler içerebilir.

Gökhan Toka

Gokhan Toka
Gokhan Toka on FacebookGokhan Toka on InstagramGokhan Toka on LinkedinGokhan Toka on TwitterGokhan Toka on Youtube