<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Korku Filmleri &#187; Gökhan Toka</title>
	<atom:link href="http://www.korkufilmi.net/category/korku-yazarlari/gokhan-toka-yazilari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.korkufilmi.net</link>
	<description>Gerçek Korku Filmi Tutkunlarına</description>
	<lastBuildDate>Mon, 16 Jan 2012 08:32:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.1</generator>
		<item>
		<title>1408 &#8211; Mikael Hafstrom 2007</title>
		<link>http://www.korkufilmi.net/1408-mikael-hafstrom-2007</link>
		<comments>http://www.korkufilmi.net/1408-mikael-hafstrom-2007#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Jul 2007 12:13:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan Toka</dc:creator>
				<category><![CDATA[3.Derece Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[3.Derece Korku]]></category>
		<category><![CDATA[5.Derece Gore=Gore Yok]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[C-]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan Toka]]></category>
		<category><![CDATA[Hayalet Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hayaletli Ev]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.korkufilmi.net/?p=191</guid>
		<description><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"></div>
<p><a href='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/1408.gif' title='1408'><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/1408.thumbnail.gif' alt='1408' /></a></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Mikael Hafstrom<br />
<strong>Senaryo:</strong>Stephen King (Öykü), Matt Greenberg, Scott Alexander, Larry Karaszewski<br />
<strong>Oyuncular:</strong>John Cusack, Samuel L. Jackson, Mary McCormack<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2007<br />
<strong>Ülke:</strong> ABD<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p>
<br />

</p>
<p><strong>Konu:</strong> Stephen King&#8217;in aynı isimli öyküsünden uyarlanan bu filmde Mike Enslin (Cusack) isimli bir yazar, hayatını&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.korkufilmi.net%2F1408-mikael-hafstrom-2007&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=verdana&amp;colorscheme=evil" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/1408.gif' title='1408'><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/1408.thumbnail.gif' alt='1408' /></a></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Mikael Hafstrom<br />
<strong>Senaryo:</strong>Stephen King (Öykü), Matt Greenberg, Scott Alexander, Larry Karaszewski<br />
<strong>Oyuncular:</strong>John Cusack, Samuel L. Jackson, Mary McCormack<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2007<br />
<strong>Ülke:</strong> ABD<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><strong>Konu:</strong> Stephen King&#8217;in aynı isimli öyküsünden uyarlanan bu filmde Mike Enslin (Cusack) isimli bir yazar, hayatını abuk subuk paranormal araştırma yazıları yazmaya adamıştır. Ülkeyi baştan uca dolaşıp, en korkunç yerleri bir tatil kitapçığı mahiyetinde kaleme almaktadır. En dağ başı, en kervan geçmez birçok hayaletli rivayetli otelde kalıp bir tek hayalet bile göremedikten sonra aradığı lezzeti New York&#8217;un göbeğindeki Dolphin otelinin 1408 numaralı odasında bulacaktır. Posterin diğer yakasındaki Samuel Jackson da bu durumda hayalet değil, otelin kısa bir sahnede görünen müdürüdür. Film posterde göründüğünün aksine Cusack ve Jackson arasında değil, Cusack ve üzerinde ters 1408 yazısı olan anahtar arasında geçmektedir.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p>Korku Filmleri Yorumu: Filmin temel sorunu izleyiciye çok fazla vaatte bulunduktan sonra, bu vaatleri yerine getirmekte vaatleri yaparken olduğu kadar istekli ve yaratıcı olamamasıdır. </p>
<p>Korku sinemasında mainstream&#8217;i, yani aile modelindeki, veya belli bir yaşın üzerindeki izleyicileri hedefleyen bunun gibi filmler dönem dönem ortaya çıkıyor. Bana sorarsanız film oldukça sıkıcı ama geleneğinde korku filmi izlemek olmadığı halde, &#8220;ah bugün bir kaçamak yapıp bi korku filmi seyredeyim, hii çok korkar mıyım acaba&#8221; diyen izleyici modeli için bir olasılık iyi bir tercih olabilir.</p>
<p>Filmin, Cusack&#8217;ın 1408&#8242;e girip ilk birkaç imareyi gördüğü ve korkmaya başladığı kısım dahil, açılış bölümleri, izleyicinin dikkatini belli bir gerilim seviyesinde sürekli tutmayı başarabiliyor. Ama filmin bundan sonrası odanın içerisinde geçtiğinden, birkaç ilginç buluş dışında izleyiciye önerebileceği fazla birşeyi yok. Yine Holivud tipi korku filmlerinde iyiden iyiye görmeye alıştığımız o efekt hayaletler, yine aynı şeyler. Problem şu ki, film kuruluş kısmında izleyiciyi öyle bir şişiriyor ki, &#8220;o denli korkunç ve daha önce görmediğin şeyler göreceksin birazdan&#8221; vaadinde bulunuyor ki sonunda gelen bu sıradan sunum izleyiciyi ister istemez aldatıldığı hissine götürüyor. Hele ki Samuel Jackson&#8217;un otel müdürü rolünde yaptığı, Cusack&#8217;ı 1408&#8242;de kalmaktan vaz geçirmeye yönelik bitmek bilmez konuşma (&#8220;80 kişi öldü, şöyle oldu böyle oldu bak korkarsın çok fena bak yapma bak kime diyorum yapmasana&#8221;) tam bir kandırmaca. Olay koskaca film tek bir starla gitmeyeceği, yanına biri lazım olduğundan Jackson&#8217;ın da kadroya dahil edilmesi, afişlere koca koca Jackson yazdıkları halde adamın rolünün beş dakka bile olmaması noktasında düğümleniyor. Jackson gibi bir ismi sonuna kadar, suyunu sıka sıka kullanmak icap ettiğinden adama bitmek bilmez bir caydırma konuşması yazmışlar. Filmi satmak ister bir satıcı modelinde Jacson&#8217;un yaptığı bu konuşma, film ilerledikçe sürekli hatırlanacak bir kazıklanma hatırası olarak baki kalıyor.</p>
<p>Senaryoda da bir yarım kalmışlık var. Öyküyü bilmiyorum ama senaryo bu haliyle kusurlu bir senaryo. Cusack&#8217;ın canlandırdığı Enslin karakterinin tanıtımında sorunlar var. Bu tanıtım bu filmin iç dinamiği açısından çok önemli; çünkü filmde Enslin&#8217;den başka bir ikinci kişi daha yok. Tüm filmi bir odanın içinde, Enslin ile birlikte geçiriyoruz. Film, bir bilinmezin keşfi ve bir gerilimin tüketilmesi üzerine olduğundan izleyicinin bu baş karakterin kişiliğine ve bakış açısına bürünmesinde çok fayda var. Enslin&#8217;in hayatı ve karakteri ile ilgili olarak tanıtılan detaylar ise açılış bölümünden çok, o odanın içindeyken, hatta bazıları filmin sonlarına doğru yapılıyor. Bu tercihin yanlış olduğunu düşünüyorum. Bu durum izleyici algısı açısından bir kayıtsızlık oluşturuyor. Korkutucu unsurlar Enslin üzerinde kişiselleşirken, biz izleyiciler bu korkutuculuktan kaçıp kurtuluyoruz, çünkü Enslin bilincine ve sorumluluğuna sahip değiliz.</p>
<p>Dediğim gibi filmde birkaç güzel buluş var. Bunlar da daha çok ortaya konan klastrofobi hissini yoğunlaştırmaya yönelik olan buluşlar. Bir hayalet filmi olarak vasat bir film. Klastrofobi hissini aktarmakta ise kısmen başarılı. Klastrofobi hissi dolayısıyla filmde bir Identity (Kimlik) filmi çağrışımı var; Cusack belki de bu yüzden zaten filmin esas adamı olarak seçilmiş. Ama kalite açısından iki filmin arasında epey bir mesafe var.</p>
<p>
<a href="http://www.korkufilmi.net/korku-yazarlari/gokhan-toka/">Gökhan Toka</a></p>
<p>Film:<a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=56"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/5.gif' alt='5 Puan' /></a><br />
<br />
Korkutuculuk: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=90"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/6.gif' alt='6 Puan' /></a><br />
<br />
Gerilim: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=79"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/6.gif' alt='6 Puan' /></a><br />
<br />
Kan &#038; Revan: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=105"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/2.gif' alt='2 Puan' /></a></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_alternate_color = "000000";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
google_ad_format = "468x60_as";
google_ad_type = "text_image";
//2007-09-26: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "FFFFFF";
google_color_url = "000000";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.korkufilmi.net/1408-mikael-hafstrom-2007/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2009&#8242;un En İyi Korku Filmleri &#8211; Gökhan Toka</title>
		<link>http://www.korkufilmi.net/2009un-en-iyi-korku-filmleri-gokhan-toka</link>
		<comments>http://www.korkufilmi.net/2009un-en-iyi-korku-filmleri-gokhan-toka#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Dec 2009 18:25:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan Toka</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan Toka]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.korkufilmi.net/?p=840</guid>
		<description><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"></div>
<p><img src="http://www.korkufilmi.net/Images/gokhan_toka_small.jpg"/><br />
<br />
<a href="http://www.korkufilmi.net/korku-yazarlari/gokhan-toka/">Gökhan Toka</a><br /> <br />
2009 biterken, bu yıl izlediğim korku filmleri içerisinde en sevdiklerimi sizinle paylaşmak istedim. Bu filmlerin bazıları 2008 yapımı olmakla birlikte ülkemizde 2009 yılında gösterime ve dağıtıma girdiler. Dolayısıyla onları da bu listeye aldım.</p>
<p><b>10. Paranormal Activity</b><br />
<img src="http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2009/12/10.jpg" alt="10" title="10" width="450" height="277" class="alignleft size-full wp-image-841" /></p>
<p>Genç bir çifte kötü bir&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.korkufilmi.net%2F2009un-en-iyi-korku-filmleri-gokhan-toka&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=verdana&amp;colorscheme=evil" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><img src="http://www.korkufilmi.net/Images/gokhan_toka_small.jpg"/><br />
<br />
<a href="http://www.korkufilmi.net/korku-yazarlari/gokhan-toka/">Gökhan Toka</a><br /> <br />
2009 biterken, bu yıl izlediğim korku filmleri içerisinde en sevdiklerimi sizinle paylaşmak istedim. Bu filmlerin bazıları 2008 yapımı olmakla birlikte ülkemizde 2009 yılında gösterime ve dağıtıma girdiler. Dolayısıyla onları da bu listeye aldım.</p>
<p><b>10. Paranormal Activity</b><br />
<img src="http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2009/12/10.jpg" alt="10" title="10" width="450" height="277" class="alignleft size-full wp-image-841" /></p>
<p>Genç bir çifte kötü bir &#8220;varlık&#8221; musallat oluyor. Filmin özelliği öykünün çiftin amatör kameraları aracılığıyla bize aktarılması. Bu anlamda Blair Cadısı projesine benzeyen film yurt dışında çok ses getirdi ve adeta bir fenomen oldu. Özellikle paranormal olaylarla ilgilenen izleyiciler için kaçırılmaması gereken bir film. Film zaman zaman yükselen tansiyonuna rağmen dengesizliği ve kimi zaman aşırı sıkıcı olabilmesi nedeniyle benim listemde 10. sırada yer bulabiliyor. Bu sırayı 13. Cuma&#8217;nın yeniden yapımına vermeyi de düşünsem de, bu film diğerine göre daha ilgi çeken bir yapım olduğundan listeye giriyor.</p>
<p><b>9. Pandorum</b><br />
<img src="http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2009/12/9.jpg" alt="9" title="9" width="450" height="169" class="alignleft size-full wp-image-842" /></p>
<p>En sevdiğim bilim kurgu korku yapımlarından biri olan Event Horizon&#8217;dan bu yana, uzun yıllardır beklediğim türden etkileyici ve atmosferik bir bilim kurgu korku. İnsanoğlu uzak bir galakside yaşanabilir bir gezegen bulmuş ve buraya bir koloni kurmak üzere onbinlerce insan taşıyan bir gemi göndermiştir. Gemi mürettabatından iki kişi yüzyıllar sonra uyanır ve ne kim olduklarını ne de nereye gittiklerini hatırlamazlar. Gemi uzayda kaybolmuştur ve ortalıkta hiç kimse yoktur. Dahası dünyanın yok olduğunu öğrenirler, ayrıca geminin nükleer motoru iflas etmek üzeredir ve karanlık koridorlarda insan yiyen yaratıklar vardır. Zor şartlar :D ama oldukça eğlenceli, karanlık ve sürükleyici bir film. Zaman zaman aksasa da etkileyici bir sona sahip olan Pandorum&#8217;dan bir Maymunlar Cehennemi tadı alabilmek mümkün.</p>
<p><b>8. Zombieland</b><br />
<img src="http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2009/12/8.jpg" alt="8" title="8" width="535" height="383" class="alignleft size-full wp-image-843" /></p>
<p>Eğlenceli bir zombi filmi izlemek isteyenler Zombieland&#8217;de aradıklarını buldular. Amerika&#8217;nın Shaun of The Dead&#8217;e cevabı olarak görülen film o kadar olmasa da yine de eğlenceli bir seyirlikti.</p>
<p><b>7. The Uninvited</b><br />
<img src="http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2009/12/7.jpg" alt="7" title="7" width="450" height="301" class="alignleft size-full wp-image-844" /></p>
<p>Uzakdoğu korku filmlerinin yeniden yapımlarından zerre kadar hazzetmeyen benim gibi bir izleyiciyi bile etkilemeyi başaran müthiş bir yeniden yapım. Son derece iyi oyunculuklara ve harika bir öyküye sahip, olması gerektiği gibi bir yeniden yapım izledi The Uninvited&#8217;ı izleyenler. Kore yapımı Karanlık Sırlar (A Tale of Two Sisters) filminin şaşırtıcı ve etkileyici yeniden yapımı, ama adeta yepyeni bir film.</p>
<p><b>6. Dance of The Dead</b><br />
<img src="http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2009/12/6.jpg" alt="6" title="6" width="500" height="464" class="alignleft size-full wp-image-845" /></p>
<p>2009&#8242;un en eğlenceli korku komedisi benim açımdan buydu. Mezuniyet balosununun yapıldığı gece kasabayı zombiler basınca, zombilere karşı durma görevi de tutunamayan, başarısız ve aykırı öğrencilere düşer.</p>
<p><b>5. Orphan</b><br />
<img src="http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2009/12/5.jpg" alt="5" title="5" width="450" height="304" class="alignleft size-full wp-image-846" /></p>
<p>Şeytani çocuk ekolüne yeni bir soluk getiren, Omen&#8217;i Poison Ivy ile entegre eden enteresan film. Esther korku sinemasının mihenk taşı kötü kahramanları arasında kendine haklı ve sağlam bir yer buluyor. Popüler olmayı da başarmış, iyi bir gerilim.</p>
<p><b>4. Perkins 14</b><br />
<img src="http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2009/12/4.jpg" alt="4" title="4" width="450" height="269" class="alignleft size-full wp-image-847" /></p>
<p>Kolay kolay sinemada ya da DVD de göremeyeceğiniz, bağımsız yapım, harika bir korku filmi. Anlatımı ve konusuyla çok orjinal ve çok etkileyici, nefis bir filmdi Perkins 14. O kadar orijinal, akıl ve duygu dolu ve acımasız bir filmdi ki ondan ancak çok sınırlı sayıda kişi keyif alabilir. Polis memuru Dwayne&#8217;in erkek çocuğu uzun yıllar önce kaçırılmıştır. Aradan geçen yıllar boyunca oğlunu unutamayan ve ailesi dağılma noktasına gelen Dwayne, karakolda nöbette olduğu bir gece hücredeki tutukludan şüphelenir ve onun çocuğunu kaçıran kişi olduğunu öğrenir. Adam kaçırdığı çocukları yıllarca hücrelerde tutmuş ve çıldırtmıştır. Çocuklar hücrelerinden kaçarlar ve kasabayı kana bularlar. Dwayne&#8217;in yıllar önce kaybettiği oğluyla karşılaşması&#8230;</p>
<p><b>3. Splinter</b><br />
<img src="http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2009/12/3.jpg" alt="3" title="3" width="450" height="190" class="alignleft size-full wp-image-848" /></p>
<p>Düşük bütçeli korku filmleri arasında bu sene en etkileyici yapım bence Splinter oldu. Film senaryosu ve diyalogları ile, inandırıcı oyunculukları ve kamera kullanımı ile, dar alanda geçen the thing veya evil dead gibi filmlerin çizgisinde başarılı bir film olarak dikkat çekti. Düşük bütçeli bir yapım olmasına rağmen Türkiye&#8217;de bile vizyon şansı bulmuştu.</p>
<p><b>2. Drag Me to Hell</b><br />
<img src="http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2009/12/2.jpg" alt="2" title="2" width="450" height="300" class="alignleft size-full wp-image-850" /></p>
<p>Yıllardır yönetmenlikten çok korku filmleri yapımcısı kimliğine bürünmüş olan Sam Raimi yönetmen olarak geri döndü ve bize Evil Dead tadında bir öneride bulundu. Sam Raimi&#8217;yi Evil Dead ile hatırlayanlar ve özleyenler için doğrusu Drag Me To Hell çok iyi bir öneriydi. Filmin başrolünde oynayan Alison Lohman bu fılmle gercekten yıldız gibi parladı. Lohman&#8217;ın canlandırdığı Christine Brown karakteri Evil Dead&#8217;deki Ash karakterinin çizgisinde bir enerjiye sahipti.</p>
<p><b>1. Låt den rätte komma in (Let the Right One In)</b><br />
<img src="http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2009/12/01.jpg" alt="01" title="01" width="450" height="301" class="alignleft size-full wp-image-851" /></p>
<p>2008 yapımı bu İsveç filmini biz 2009&#8242;da izleyebildik. Dolayısıyla benim 2009 değerlendirmeme hem de 1 numaradan girdi. Belki de gelmiş geçmiş en iyi vampir filmiydi. Korku filmlerinin kabak tadı verdiği, her filmin birbirine benzediği, ortalığın tekrar filminden geçilmediği 2009 gibi bir yılda bu derece özgün ve etkili bir yapımın hem de vampir figürü gibi klasik bir korku teması üzerine kurulabilmesi inanılmaz bir olay. Film IMDB&#8217;de en iyi 250 film arasında yer buluyor, korku filmleri sınıfı içerisinde de en iyilerden bir tanesi. Her korku severin arşivinde bulunması gereken kaçırılmayacak bir film. Bir başyapıt.</p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.korkufilmi.net/2009un-en-iyi-korku-filmleri-gokhan-toka/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2011&#8242;in En İyi Korku Filmleri &#8211; Top 10 Horror Movies of 2011</title>
		<link>http://www.korkufilmi.net/2011in-en-iyi-korku-filmleri-top-10-horror-movies-of-2011</link>
		<comments>http://www.korkufilmi.net/2011in-en-iyi-korku-filmleri-top-10-horror-movies-of-2011#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Jan 2012 08:53:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan Toka</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan Toka]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.korkufilmi.net/2011in-en-iyi-korku-filmleri-top-10-horror-movies-of-2011</guid>
		<description><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"></div>
<table width=460><strong>10. LA CASA MUDA (Silent House) &#8211; Gustavo Hernández</strong>
<p><img src="http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2012/01/la_casa_muda-202x300.jpg" alt="" title="la_casa_muda" width="202" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-1450" />Neredeyse tamamı tek bir kamera çekiminde kesintisiz çekilmiş gibi görünen, Uruguay yapımı bir korku filmi. Bu kadar zor bir çekim metodu ile bu kadar gerilim dolu ve etkileyici bir sonuç alınması, bunu&#8230;</p></table>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.korkufilmi.net%2F2011in-en-iyi-korku-filmleri-top-10-horror-movies-of-2011&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=verdana&amp;colorscheme=evil" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<table width=460><strong>10. LA CASA MUDA (Silent House) &#8211; Gustavo Hernández</strong></p>
<p><img src="http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2012/01/la_casa_muda-202x300.jpg" alt="" title="la_casa_muda" width="202" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-1450" />Neredeyse tamamı tek bir kamera çekiminde kesintisiz çekilmiş gibi görünen, Uruguay yapımı bir korku filmi. Bu kadar zor bir çekim metodu ile bu kadar gerilim dolu ve etkileyici bir sonuç alınması, bunu yapanın da Uruguay sineması olması çok şaşırtıcıydı.<br />
</table>
<table width=460><strong>9. TUCKER and DALE vs EVIL &#8211; Eli Craig</strong></p>
<p><img src="http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2012/01/tucker_dale_Evil-201x300.jpg" alt="" title="tucker_dale_Evil" width="201" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-1458" />Yılın en iyi korku komedi filmiydi. Yıllar yılı korku sinemasına kötü anlamda malzeme olmuş REDNECK lerin tarafını tuttuğumuz, eşsiz bir komediydi. Leatherface&#8217;in favori filmi olabilir.</p>
</table>
<table width=460><strong>8. KILL LIST &#8211; Ben Wheatley</strong></p>
<p><img src="http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2012/01/kill_list-202x300.jpg" alt="" title="kill_list" width="202" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-1459" />Bu yıl ortalamada en iyi korku filmleri İngiltere ve İrlanda&#8217;dan geldi. Bu listede olmayan ancak plasede duran birçok iyi İngiliz-İrlanda yapım korku filmi izledim ki bunlar bana HAMMER sineması geri mi dönüyor diye düşündürmedi değil. KILL LIST haricinde Outcast, Attack The Block, Wakewood gibi birçok film de oldukça iyiydi. KILL LIST acımasız, kötü bir şaka gibiydi: hem kahramanına hem de izleyicisine. Uzun zamandır izlediğim en iyi KÜLT konulu film olarak hafızamda kaldı. </p>
</table>
<table width=460><strong>7. INSIDIOUS &#8211; James Wan</strong></p>
<p><img src="http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2012/01/insidious-202x300.jpg" alt="" title="insidious" width="202" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-1460" />TESTERE serisinin yaratıcısı James Wan&#8217;dan bu kadar iyi bir hayalet/demon öyküsü çıkmasını beklemiyordum. Filmin özellikle ilk yarısında (biraz da geceyarısı seansında sinemada filmi tek başıma izlemiş olmamın da payı var) oldukça korku dolu anlar yaşadığımı itiraf etmeliyim. Uzun zamandır korku filmlerinden korkmuyordum, bu film ilaç gibi geldi. İkinci yarıda, özellikle de filmin sonunda biraz gücünü kaybetmeseydi daha üstlerde olabilirdi.</p>
</table>
<table width=460><strong>6. STAKE LAND &#8211; Jim Mickle</strong></p>
<p><img src="http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2012/01/stake_land-202x300.jpg" alt="" title="stake_land" width="202" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-1461" />Bu film listemde daha üst sıralarda da rahatlıkla olabilirdi. Ancak filmin sonundaki video oyunu tadını pek sevmedim. Herşey olabildiğine gerçekçi bir arkaplan üzerinde ilerlerken filmin sonunda ESAS YARATIĞIN çıkmasına pek gerek yoktu. Onun dışında özgün bir dili olan, çok iyi bir apokaliptik vampir/zombi filmi idi.</p>
</table>
<table width=460><strong>5. THE SHRINE &#8211; Jon Knautz </strong></p>
<p><img src="http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2012/01/the_shrine-202x300.jpg" alt="" title="the_shrine" width="202" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-1462" />Jon Knautz&#8217;un SHRINE&#8217;ını büyük keyifle izledim. 80&#8242;lerin old school korku filmlerini anımsatan film akıcı ve sadeydi. HOSTEL çakması gibi başlayan SHRINE birden doğaüstü olaylara bağlanıverdi. Kahramanların ormanda sisler arasında heykeli buldukları tek bir çekim ile, başarılı korku sinemasının aslında nasıl olması gerektiğini anlatabilecek güçteydi.</p>
</table>
<table width=460><strong>4. RED &#038; WHITE &#038; BLUE &#8211; Simon Rumley</strong></p>
<p><img src="http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2012/01/red_white_blue-202x300.jpg" alt="" title="red_white_blue" width="202" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-1463" />Yılın en iyi intikam filmiydi. Duygusal, etkileyici, acımasız ve kanlı. Bana göre çok abartılmış ve ızdırap verici derecede uzun bir film olan Kim Ji Woon&#8217;un I SAW THE DEVIL ından çok daha net, çok daha süssüz, bir o kadar da etkileyici.</p>
</table>
<table width=460><strong>3. DARK SOULS (Mørke sjeler) &#8211; César Ducasse, Mathieu Peteul</strong></p>
<p><img src="http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2012/01/dark_souls-201x300.jpg" alt="" title="dark_souls" width="201" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-1464" />Abel Ferrera&#8217;nın DRILLER KILLER ını alın ve tuhaf bir zombi filmi haline getirin. Yeterince tuhaf olursa Exorcist&#8217;e bile benzeyebilir. DARK SOULS&#8217;da olduğu gibi. Tuhaf, çok tuhaf, hem ürkütücü hem de kara komedi olmayı başarabilen inorganik bir film. Öylesine inorganik ki komedi ve korku arasında filmi hafife almanızı sağlayacak açık bağlar bile kuramıyorsunuz. Dengesiz bir yapıda eğreti bir pozisyonda, tüm filmi rahatsızlıkla izliyorsunuz.</p>
</table>
<table width=460><strong>2. AMER &#8211; Hélène Cattet, Bruno Forzani</strong></p>
<p><img src="http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2012/01/amer-202x300.jpg" alt="" title="amer" width="202" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-1465" />Görsel açıdan çok etkileyici olan AMER, &#8220;Emanuelle meets Giallo&#8221; formatında, Giallo filmine modern ve erotik bir saygı duruşu gibiydi. Filmi erotik bir korku filmi olarak tanımlamak yanlış olmaz. Cinsellik korkusu teması ve görselliği ile birçok açıdan bana 1973 yapımı Lemora: A Child&#8217;s Tale of the Supernatural filmini anımsattı. Film 2009 yapımı görünmekle birlikte, ülkemizde İstanbul Film Festivali kapsamında gösterildi.</p>
</table>
<table width=460><strong>1. THE WOMAN &#8211; Lucky McKee</strong></p>
<p><img src="http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2012/01/the_woman-202x300.jpg" alt="" title="the_woman" width="202" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-1466" />MAY filmi ile gönlüme taht kurmuş LUCKY MCKEE den yine iyi bir film izlemek açıkçası çok iyi oldu, ve hayır kesinlikle kendisinden bu kadar iyi bir film beklemiyordum. Bu yamyam filminin bu kadar etkileyici olmasının bana göre en büyük nedeni The Woman rolündeki Pollyanna McIntosh&#8217;un performansıydı. McKee odağında kadınların olduğu öyküleri anlatmakta tam bir uzman. Film teknik olarak 2009 yapımı OFFSPRING filminin bir devamı olarak görünse de, aslında bana göre tek başına özgün bir film olarak değerlendirilmeli. The Woman rahatsız edici olmayı her sahnesinde başaran, elini kan ve sertlikten yana da korkak alıştırmayan, bir numaralı film olmasını sağlayacak karizmaya da sahip, assolist gibi bir korku filmiydi.<br />
</table>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.korkufilmi.net/2011in-en-iyi-korku-filmleri-top-10-horror-movies-of-2011/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>28 Weeks Later (28 Hafta Sonra) &#8211; Juan Carlos Fresnadillo 2007</title>
		<link>http://www.korkufilmi.net/28-weeks-later-28-hafta-sonra-juan-carlos-fresnadillo-2007</link>
		<comments>http://www.korkufilmi.net/28-weeks-later-28-hafta-sonra-juan-carlos-fresnadillo-2007#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Aug 2007 07:21:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan Toka</dc:creator>
				<category><![CDATA[2.Derece Gore]]></category>
		<category><![CDATA[2.Derece Korku]]></category>
		<category><![CDATA[3.Derece Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[A-]]></category>
		<category><![CDATA[Aksiyon Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Apocalypse (Kıyamet Filmleri)]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan Toka]]></category>
		<category><![CDATA[Ingiltere Yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[Ispanyol Yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[Virüs & Parazitler]]></category>
		<category><![CDATA[Zombi Filmleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.korkufilmi.net/?p=126</guid>
		<description><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"></div>
<p><a href='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/28weekslater.gif' title='28 Hafta Sonra'><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/28weekslater.thumbnail.gif' alt='28 Hafta Sonra' /></a></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Juan Carlos Fresnadillo<br />
<strong>Senaryo:</strong>Juan Carlos Fresnadillo, Jesus Olmo, Enrique Lopez Lavigne, Rowan Joffe<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Robert Carlyle, Mackintosh Muggleton, Imogen Poots, Jeremy Renner, Rose Byrne<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2007<br />
<strong>Ülke:</strong> İngiltere, İspanya<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p>
<br />

</p>
<p>Korku Filmleri Yorumu: Zombi teması sinemada şimdiye dek iki&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.korkufilmi.net%2F28-weeks-later-28-hafta-sonra-juan-carlos-fresnadillo-2007&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=verdana&amp;colorscheme=evil" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/28weekslater.gif' title='28 Hafta Sonra'><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/28weekslater.thumbnail.gif' alt='28 Hafta Sonra' /></a></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Juan Carlos Fresnadillo<br />
<strong>Senaryo:</strong>Juan Carlos Fresnadillo, Jesus Olmo, Enrique Lopez Lavigne, Rowan Joffe<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Robert Carlyle, Mackintosh Muggleton, Imogen Poots, Jeremy Renner, Rose Byrne<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2007<br />
<strong>Ülke:</strong> İngiltere, İspanya<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p>Korku Filmleri Yorumu: Zombi teması sinemada şimdiye dek iki devrim, bir de sarsıntı atlattı. &#8220;Zombi&#8221; kelimesi aslında Afrika kültürüne ait. Daha sonra kölelikle birlikte Atlantik&#8217;i aşarak, Karayip kültüründeki Voodo ayinleri içinde bir unsur olarak karşımıza çıktığını görüyoruz. Kelime anlamıyla zombilik orijin olarak Voodo büyücülerinin, çeşitli kimyasallarla kurbanlarının yaşam fonksiyonlarını neredeyse sıfır seviyesine indirmeleri ve onları kendilerine bağımlı kılarak böylece emirlerine amade hale getirmeleri olarak nitelendirilebilir. Tıpkı günümüzdeki patron-kuş kadar maaş sistematiğinde olduğu gibi. Orijinal anlamıyla zombiler, biz ücretli çalışanlar gibi, efedilerinin emrinden çıkamayan, düşünme kapasitesi olmayan ve bireysel hareket edemeyen, ölümle yaşam arasında sıkışmış insanlardır. 1940&#8242;larda zombi temasının ilk defa sinemada ele alındığı filmlerde zombilik hep Afrika ve Karayip kültürlerinin bir parçası olarak yukarıda bahsettiğim çerçevede işlendi; ancak bu filmler çok da gerçekçi değildiler; beyazlar tarafından çekildikleri için bu zenci folkolorü o yıllarda küçümseniyordu. Zombi temasının sinemadaki malzemesi ile ilgili olarak ilk devrimi Romero, 1968 tarihli Dawn Of The Dead filminde yaptı ve zombiliği yaygın bir politik çerçeve içinde anlam olarak genişleterek yeniden tanımladı. Tema, orijinal ve dar anlamından, işveren ve işçi arasında mikroekonomik bir boyutta sıkışan anlamdan :) çıkarak böylece umuma açık hale, kapitalizm ve tüketim kültürü odağında makroekonomik düzeye geldi. Bu arada da ipini koparan, üç beş bedbahtı wua wua sesleri eşliğinde asgari ücretle ağır aksak yürütebilen herkes zombi filmi çekti tabi. Arada Wes Creven 88 tarihli The Serpent and the Rainbow&#8217;u ile temanın gerçekçi kökenlerini aradı ve çöplüğe dönen bu alt türü adam etmek için bir sarsıntı yaratmış oldu. Nihayet 2000&#8242;lerin başında Danny Boyle&#8217;un 28 Gün Sonra filmiyle zombilik ikinci devrimini yaşadı ve o zamana kadar romatizmalı 80lik dedeler gibi hareket eden ve sürekli &#8220;babam sağolsunlara&#8221;, &#8220;see you later alligator&#8221;lara, &#8220;arabada bebek varlara&#8221; seyirci kalan zombiler tabiri yerindeyse &#8220;it gibi koşmaya&#8221; başladılar.</p>
<p>Hayatında spor yapmamış bir nesilin, virüsü aldıktan sonra bu biçimde it gibi koşması, virüsü henüz almamış ve aynı biçimde hayatında spor yapmamış geri kalan &#8220;sağlıklı :))&#8221; (ne söz sanatı yaparmışım ya..) bireyler için elbette ki inanılmayacak biçimde korkutucuydu.  </p>
<p>Trainspotting, Shallow Grave, Beach, sinemalardaki Sunshine ve bir önceki 28 Days Later&#8217;ın müthiş İngiliz yönetmeni Danny Boyle bu ikinci filmde yönetmen koltuğunda karşımıza çıkmıyor. Bunun yerine kadrolu senaristi, her daim ilginç materyallerin yaratıcısı, yazar Alex Garland ile birlikte yapımcı koltuğunu paylaşmış. Yapımcılık zor zanaat. Hal böyle olunca insan 28 Weeks Later&#8217;ı görmeden önce düşünüyor: Boyle koltuğu kesin güvenebileceği birine bırakmıştır: kolay değil, işin içinde para var. Filmi izledikten sonra da şu ortaya çıkıyor ki Boyle&#8217;un güveni boşa çıkmamış. Yönetmen Juan Carlos Fresnadillo, diğer ispanyol kankaları ile birlikte filmi tam Boyle&#8217;un isteyebileceği biçimde yönetmiş. </p>
<p>Doğrusunu isterseniz, 28 Weeks Later son zamanlarda izlediğim en iyi, en kaliteli devam filmlerinden biri. Arka planda Garland ve Boyle olmasalar böyle olur muydu, açıkçası bilemiyorum. Ancak, daha önce Bahis&#8217;ini hayranlıkla izlediğim yönetmen Juan Carlos Fresnadillo&#8217;nun da yetenekli olduğu bir gerçek. Aksiyon ve korkuyu birbirleriyle çok iyi karıştırmış ve melodramatik bir buğuyu da formüle katmayı ihmal etmemiş. Filmin müziklerine ve bazı sahnelerdeki adrenalin yüklü anlatımın başarısına hayran kaldım. Post-rock nedir, post-rock nedir, diye diye dolananlar varsa hala, bu filmin müziklerine bir kulak kabartmayı deneyebilirler. Gerçekten de özellikle müziklerden ve müziğin adrenalini artan bir dozda devriye sokmakla yükümlü kullanım biçiminden çok fazla etkilendim. Filmin prologue sayılabilecek açılış bölümü, ve özellikle de bir Doyle filimleri gediklisi olan su katılmamış Skoç Robert Carlyle&#8217;ın açık alanda zombilerden kaçtığı bölüm çok başarılıydı. Genelde filmi altyazılara bakmadan seyredebildiysem de Robert Carlyle&#8217;ın konuştuğu bölümlerde tek seçenek altyazıya bakmaktı. İskoç aksanından anlayan adama İngilizce biliyor demek lazım aslında, bu ne biçim bir konuşma yahu, kelimesini anlamak mümkün değil. Filmin yönetmenle ilgili, genel gerilim ve temposuyla ilgili hiçbir sorunu yoktu. Aslında tek sorun, Garland&#8217;ın varlığına rağmen senaryosuyla ilgiliydi. Gerçi en son Sunshine faciası düşünüldüğünde, bu filmin senaryosuna karışmamış görünmesi çok da kötü değil.</p>
<p>Senaryo daha önce de, Hills Have Eyes 2&#8242;yi yorumlarken bahsettiğim üzere, klasik &#8220;Holywood İş Yapan İlk Korku Filmi Devam Formülü&#8221; kalıbını kuşanmış. Yani şu: &#8220;tamam ilk film çok iyiydi ama, onu tükettik artık, malum tüketim kültürü bu, herşeyi çok çabuk tüketiyoruz, o yüzden daha çok aksiyon olsun, daha çok amerikan askeri olsun, gerisi ne olursa olsun&#8221;. Bu uygulama Alien 2&#8242;de, Hills Have Eyes 2&#8242;de, ve bilimum diğer ikinci filmde yapılmıştır. Bakıyoruz 28 Weeks Later da bu 2&#8242;ler arasındaki yerini alıyor. Bu kalıplaşmış çerçevesine rağmen, yine de sahip olduğu bazı güzel detaylara ve biçimsel ters simetriye: dramatik anlamda başarılı bir motiflendirme senaryo üzerinde gerçekleştirilmiş. Bazı olası, kağıt üstü detaylar da hatta, tempoyu sürekli kılmak adına yönetmen tarafından ve hatta belki montaj masasında devreden çıkarılmış (Robert Carlyle&#8217;ın her yeri açan kartının &#8220;daha sonraki&#8221; kullanımı ile ilgili olası ek vurgular gibi &#8211; çünkü bunlar mantıksallık babında eksik). </p>
<p>İngiltere&#8217;de 2002 yılında patlayan o ilk salgının üzerinden 28 hafta geçmiştir. Virüse maruz kalanlar, ortalıkta yiyecek adam kalmadığı için açlıktan ölmüşlerdir. Bu gibi durumların ince ruhlu müdeahili Amerika Birleşik Devletleri, bitap düşmüş İngiltere&#8217;ye huzur ve demokrasi! getirmek için askerlerini İngiltere&#8217;ye yollar. Londra&#8217;nın göbeğindeki küçük bir alan, kalan sağların Amerikan ordusu gözetimindeki ikametine ayrılmış ve dezenfekte edilmiştir. Yurt dışında kalmak suretiye postu kurtarmış bazı ingilizler ana vatanlarındaki bu kümese kesin dönüş yaparlar. Tammy (Imogen Poots) ve küçük kardeşi Andy (Mackintosh Muggleton) de bunların arasındadır. Babaları, öz skoç Don (Robert Carlyle) ise salgını İngiltere&#8217;de kalarak atlatmış azınlıktan biri olarak onları beklemektedir. Don, eşinin zombiler tarafından öldürüldüğünü gördüğünü düşünmektedir. Ama bu tür şeyler düşünmekle, varsaymakla olmaz. Gerçekten görmek lazım. </p>
<p>Görünüz efendim. Güzel, heyecanlı, klişelerine rağmen aksiyon dolu bir film. Benim nezdimde ise post-rock tarzı müzikleri, bazı sahnelerindeki gücü ve aksiyon anlamındaki başarısı ile yer etti. Bu yazın şüphesiz, izlediğim en iyi yeni korku filmiydi. Tekrar çekim olmasına, amerikan askerli aksiyon devam formülünü kullanmasına rağmen. </p>
<p>
<a href="http://www.korkufilmi.net/korku-yazarlari/gokhan-toka/">Gökhan Toka</a></p>
<p>Film:<a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=52"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/9.gif' alt='9 Puan' /></a><br />
<br />
Korkutuculuk: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=88"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/8.gif' alt='8 Puan' /></a><br />
<br />
Gerilim: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=79"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/6.gif' alt='6 Puan' /></a><br />
<br />
Kan &#038; Revan: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=99"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/8.gif' alt='8 Puan' /></a></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_alternate_color = "000000";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
google_ad_format = "468x60_as";
google_ad_type = "text_image";
//2007-09-26: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "FFFFFF";
google_color_url = "000000";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.korkufilmi.net/28-weeks-later-28-hafta-sonra-juan-carlos-fresnadillo-2007/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>10</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>30 Days of Night (30 Gün Gece) &#8211; David Slade 2007</title>
		<link>http://www.korkufilmi.net/30-days-of-night-30-gun-gece-david-slade-2007</link>
		<comments>http://www.korkufilmi.net/30-days-of-night-30-gun-gece-david-slade-2007#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Oct 2007 06:40:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan Toka</dc:creator>
				<category><![CDATA[3.Derece Gore]]></category>
		<category><![CDATA[4.Derece Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[4.Derece Korku]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[B-]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan Toka]]></category>
		<category><![CDATA[Ulke Diğer]]></category>
		<category><![CDATA[Vampir Filmleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.korkufilmi.net/?p=344</guid>
		<description><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/10/30_days_of_night.thumbnail.jpg' alt='30 Gün Gece' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>David Slade<br />
<strong>Senaryo:</strong>Steve Niles, Stuart Beattie, Brian Nelson, Steve Niles (Çizgi Roman), Ben Templesmith (Çizgi Roman)<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Josh Hartnett, Melissa George, Danny Huston, Ben Foster<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2007<br />
<strong>Ülke:</strong> ABD, Yeni Zelanda<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p>
<br />

</p>
<p><strong>Konu:</strong> Korku seven ve sevdiren Sam Raimi&#8217;nin yapımcılığında,&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.korkufilmi.net%2F30-days-of-night-30-gun-gece-david-slade-2007&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=verdana&amp;colorscheme=evil" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/10/30_days_of_night.thumbnail.jpg' alt='30 Gün Gece' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>David Slade<br />
<strong>Senaryo:</strong>Steve Niles, Stuart Beattie, Brian Nelson, Steve Niles (Çizgi Roman), Ben Templesmith (Çizgi Roman)<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Josh Hartnett, Melissa George, Danny Huston, Ben Foster<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2007<br />
<strong>Ülke:</strong> ABD, Yeni Zelanda<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><strong>Konu:</strong> Korku seven ve sevdiren Sam Raimi&#8217;nin yapımcılığında, Hard Candy&#8217;nin yönetmeni David Slade&#8217;den, bir çizgi-roman uyarlaması. Alaska&#8217;da küçük bir kasaba, bir ay sürecek geceye hazırlanmaktadır. Güneş son cılız ışıklarını gönderir ve gündüz yavaşça geceye dönerken, kasaba kalabalık bir grup vampirin saldırısına uğrayacaktır. Şafağa ve kurtuluşa bir gece değil, tamı tamına 30 gün ve gece uzaklıkta olan kasabalıların tek kurtuluş ümidi, karı koca olan kanun koruyucusu Eben ve Stella Oleson çiftidir.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><strong>Korku Filmleri Yorumu:</strong> 30 Gün Gece&#8217;den öğrendiklerim:</p>
<p>1. Özkan Uğur&#8217;dan çok güzel &#8220;baş vampir&#8221; olur. Vampirlerin şefini oynayan Danny Huston, hem psikopat mimikleri ile hem de genel endamı, giyim ve ifade tarzı ile Özkan&#8217;a benziyor. </p>
<p>2. David Slade geleceği çok parlak bir yönetmen. Birincisi, adam orijin olarak video klip yönetmeni ve bu film gibi filmleri çok başarılı yönetebilir. İkincisi, filmlerine belli bir duygu hükmünü de çok iyi biçimde yedirebiliyor. Bir klip yönetmeninin, Hard Candy (Lolipop) gibi kapalı alan psikolojik gerilim filmini bir ilk film olarak çekmesi ilginç olabilirdi, tabi eğer Slade&#8217;de o duygu aktarım yeteneği olmasaydı. Ama Slade&#8217;de bu yetenek var ve bu filmde de örneğin, video klip tarzı bir sunumun ötesine geçmeyi başarıyor ve acizliği ve umutsuzluğu çok başarıyla ortaya koyuyor.</p>
<p>3. Bir filmin ikinci yarısının, ilk yarısından daha iyi olması, tam tersinden daha iyidir. Ama yine de her iki yarı da &#8220;çok iyi&#8221; olsa o zaman tadından yenmez. 30 gün gece filminin ilk yarısı biraz dağınık. Buna karşılık ikinci yarı başlar başlamaz her şey yoluna giriyor. İlk yarılar genellikle, öyküyü kurmak, gerilim atmosferini yaratmak, karakterleri oluşurmak için kullanılır. Buna karşılık bu filmde ilk yarı tam olarak bu amaçlarla kullanılmıyor; çünkü meydana gelen bir takım detay olaylar var ve ne tam anlamıyla bir olay akışı sunumu var, ne de tam anlamıyla karakter ve atmosfer gelişim var. Bu açıdan dağınık ve hafif bir ilk yarı.</p>
<p>4. İkinci yarıda hayatta kalan bir grup kasabalının (Oleson çifti de dahil) 30 günlük saklanışlarının ve korku dolu, umutsuz bekleyişlerinin anlatımına başlanıyor. Ama bu kez de zaman biraz dar geliyor ve 30 günün akışı ve açılımı basitçe geçildiğinden (alt yazı ile &#8220;üçüncü gün&#8221; &#8220;beşinci gün&#8221; biçiminde) bu esnada mükemmelen kurulabilecek gerilim duygusu pek de fazla kurulamıyor.</p>
<p>5. Filmdeki, yukarda özetlediğim hazmı zorlaştıran sıkıntılar nasıl filmin çizgi roman uyarlaması olmasından kaynaklanan, akışkanlığını bozan senaryo sıkıntıları ise, olumlu yanları da aynı biçimde daha çok o karanlık çizgi roman uyarlamasının sahne sahne başarılı motiflerine dayanıyor. Demek istediğim şudur ki, bütün bir öykü olarak aksak ve sahneleri arasındaki bağlantıları zayıf bir film. Ama sahne sahne bakıldığında son derece başarılı sahnelere sahip bir film. Atmosferi, bütün bir öykünün karanlığına değil, çizgi roman karesi gibi sahnelerinin karanlığına dayanıyor.</p>
<p>6. Baltayla kafa koparmak böyle birşey olmalı. Gördüğüm en güzel baltayla kafa kesme sahnesi bu filmde. Üç darbede, manyakça&#8230; Bu sahnenin cinnetini izlerken aklım Carpenter&#8217;in The Thing filmine kayıyor. Sonlara doğru gelen bu sahne, izleyicinin algısını ardına kadar açıyor ve son sahneye hazırlıyor. Buna karşılık David Slade gore manyağı mıdır deseniz, kesinlikle alakası yok. Çünkü filmde bu sahneye gelinceye kadar pek de ahım şanlı kanlı sahneler mevcut değil. Ama sonlarda gelen bu sahne ile izleyici de aniden adrenalin enjekte edilmiş gibi delirtiliyor ve çerçevenin dışına çekiliyor. Çok politik ve stratejik bir gore sunumu.. Çünkü 30 günlük gecenin bitmesine ve güneşin doğmasına bir gün, hatta saatler kalmışken, şerifin 29 gün boyunca saklandığı vampirlere meydan okumasına inanabilmemizin ön şartı, ÖNCE KONTROLÜ KAYBETMEMİZ. Bu cinnet sekansı, kontrolün yitimi açısından önemi bir sahne. Akıllıca.</p>
<p>7. Sam Raimi çok akıllı bir adam.</p>
<p>
<a href="http://www.korkufilmi.net/korku-yazarlari/gokhan-toka/">Gökhan Toka</a></p>
<p>Film:<img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/7.gif' alt='7 Puan' /><br />
<br />
Korkutuculuk: <img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/4.gif' alt='2 Puan' /><br />
<br />
Gerilim: <img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/4.gif' alt='2 Puan' /><br />
<br />
Kan &#038; Revan: <img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/6.gif' alt='3 Puan' /></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_alternate_color = "000000";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
google_ad_format = "468x60_as";
google_ad_type = "text_image";
//2007-09-26: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "FFFFFF";
google_color_url = "000000";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.korkufilmi.net/30-days-of-night-30-gun-gece-david-slade-2007/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alive &#8211; Ryuhei Kitamura 2002</title>
		<link>http://www.korkufilmi.net/alive-ryuhei-kitamura-2002</link>
		<comments>http://www.korkufilmi.net/alive-ryuhei-kitamura-2002#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jul 2007 14:59:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan Toka</dc:creator>
				<category><![CDATA[4.Derece Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[4.Derece Gore]]></category>
		<category><![CDATA[Aksiyon Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Kurgu Korku]]></category>
		<category><![CDATA[C-]]></category>
		<category><![CDATA[Cılgın Bilimadamları]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan Toka]]></category>
		<category><![CDATA[Hayalet Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Japonya Yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[Virüs & Parazitler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.korkufilmi.net/?p=67</guid>
		<description><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/07/alive.thumbnail.jpg' title='Alive' alt='Alive' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Ryuhei Kitamura<br />
<strong>Senaryo:</strong>Tsutomu Takahashi (Manga), Ryuhei Kitamura<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Hideo Sakaki, Ryo, Kyoki<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2002<br />
<strong>Ülke:</strong> Japonya<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p>
<br />

</p>
<p>Korku Filmleri Yorumu: Bu adam gerçekten bomba bir aksiyon yönetmeni. Alive&#8217;ı ise pek tutmadım. Çok kötü bir senaryo olmuş. Yine bir manga&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.korkufilmi.net%2Falive-ryuhei-kitamura-2002&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=verdana&amp;colorscheme=evil" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/07/alive.thumbnail.jpg' title='Alive' alt='Alive' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Ryuhei Kitamura<br />
<strong>Senaryo:</strong>Tsutomu Takahashi (Manga), Ryuhei Kitamura<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Hideo Sakaki, Ryo, Kyoki<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2002<br />
<strong>Ülke:</strong> Japonya<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p>Korku Filmleri Yorumu: Bu adam gerçekten bomba bir aksiyon yönetmeni. Alive&#8217;ı ise pek tutmadım. Çok kötü bir senaryo olmuş. Yine bir manga serisinden uyarlama (kitamura&#8217;nın tüm filmleri öyle sanırım, versus u bilmiyorum ama). Senaryo beni benden aldı, öyle diyim. Film hafiften Cube filmini andıran bir sette ve kurguda gelişiyor. Başlar tamam, kabul edilebilir. İdam mahkumu bir arkadaş var, tam idam edeceklerken klasik soru: &#8220;Bak istersen keselim biletini ama istersen gel senin için güzel bir projemiz var&#8221; hikayesi.Adamımız kabul ediyor tabi. Sonra bir bakıyor, cube&#8217;daki gibi bir odada, karşısında başka bir proje mahkumu, kuzu kuzu oturuyorlar. Adamımız sevgilisine tecavüz eden altı adamı ve sevgilisini vahşice öldürmüş (pek de masum değil) diğeri ise kadınlara tecavüz edip öldüren bir seri katil. Enteresan bir ikili. İlk başta krallar gibi birkaç gün geçiriyorlar ama sonra iş ciddiye biniyor.İlk başta das experiment, ya da cube gibi insan karakterini irdeleyen bir film gibi görünürken sonra birden bilim kurguya dönüşüyor. Uzaylı bir güç, hükümet ajanları, 51. bölge, hayalet sevgili, uzaylı orangutanlar&#8230; şşşt noluyoruz. Kitamura da burada çuvallamış. Sürekli birileri gelip yeni birşeyler söylüyor ve öykü tuhaf bir bulamaca dönüşüyor. Komik ve gereksiz. Oysa kitamura setini güzel kurmuş, başını sonunu iyi hesaplamış. Güzel icatlar yaratmış. Demek ki öyküdeki hızlı bir akışla baş edemiyor. Sanırım koca bir manga serisini tüm filme yedirmeye çalışmışlar ve şekere doymuş bir bardak çayın dibindeki şeker katmanı gibi bir görüntü oluşmuş. Bu filmle Kitamura&#8217;nın da tiyatroya dönük bir yanının olduğunu gözlemledim. Ve bir sonraki izlediğim filmi de bu gözlemimi destekledi. Dolayısıyla Kitamura aslında daha minimal öykülerin yönetmeni olabilir diyebilirim. Gökyüzünü sadece son sahnede görebilirsin, çünkü tüm film bir odada geçiyor. Müzikler başdöndürücü. </p>
<p>
<a href="http://www.korkufilmi.net/korku-yazarlari/gokhan-toka/">Gökhan Toka</a></p>
<p>Film:<a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=56"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/5.gif' alt='5 Puan' /></a><br />
<br />
Korkutuculuk: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=93"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/3.gif' alt='3 Puan' /></a><br />
<br />
Gerilim: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=81"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/4.gif' alt='4 Puan' /></a><br />
<br />
Kan &#038; Revan: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=103"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/4.gif' alt='4 Puan' /></a></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_alternate_color = "000000";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
google_ad_format = "468x60_as";
google_ad_type = "text_image";
//2007-09-26: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "FFFFFF";
google_color_url = "000000";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.korkufilmi.net/alive-ryuhei-kitamura-2002/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>An American Haunting (Amerikan Büyüsü) &#8211; Courtney Solomon 2005</title>
		<link>http://www.korkufilmi.net/an-american-haunting-amerikan-buyusu-courtney-solomon-2005</link>
		<comments>http://www.korkufilmi.net/an-american-haunting-amerikan-buyusu-courtney-solomon-2005#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jul 2007 16:47:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan Toka</dc:creator>
				<category><![CDATA[3.Derece Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[3.Derece Korku]]></category>
		<category><![CDATA[5.Derece Gore=Gore Yok]]></category>
		<category><![CDATA[A Movie]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[D-]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan Toka]]></category>
		<category><![CDATA[Gotik]]></category>
		<category><![CDATA[Hayalet Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hayaletli Ev]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.korkufilmi.net/?p=100</guid>
		<description><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"></div>
<p><a href="http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/07/american_haunting.jpg"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/07/american_haunting.thumbnail.jpg' title='Amerikan Büyüsü' alt='Amerikan Büyüsü' /></a></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Courtney Solomon<br />
<strong>Senaryo:</strong>Brent Monahan, Courtney Solomon<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Donald Sutherland, Sissy Spacek, James D&#8217;Arcy, Rachel Hurd-Wood<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2005<br />
<strong>Ülke:</strong> ABD<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p>
<br />

</p>
<p>Korku Filmleri Yorumu: Yönetmenin sahnelerini çekmekte mekanik anlamda başarılı olduğu Amerikan Büyüsü, o sahneler bir araya geldiğinde ve film&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.korkufilmi.net%2Fan-american-haunting-amerikan-buyusu-courtney-solomon-2005&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=verdana&amp;colorscheme=evil" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/07/american_haunting.jpg"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/07/american_haunting.thumbnail.jpg' title='Amerikan Büyüsü' alt='Amerikan Büyüsü' /></a></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Courtney Solomon<br />
<strong>Senaryo:</strong>Brent Monahan, Courtney Solomon<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Donald Sutherland, Sissy Spacek, James D&#8217;Arcy, Rachel Hurd-Wood<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2005<br />
<strong>Ülke:</strong> ABD<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p>Korku Filmleri Yorumu: Yönetmenin sahnelerini çekmekte mekanik anlamda başarılı olduğu Amerikan Büyüsü, o sahneler bir araya geldiğinde ve film olduğunda insanı yuhalama isteğine boğuyor. Eski zaman amerikasındaki bir hayalet öyküsünü anlatmaya gayret eden film, amerikan izleyicisini okşama maksadıyla (çünkü amerikalılar o geçmiş zamanı algılayamayabilirler) günümüzde açılınca ilk nacizane yanlışını yapıyor. Esas oyuncular bu bölümdekiler olmadığı için (ha bir de mutlaka bir amerikan korku filmi aksiyon ve korku sahnesi ile başlamalıdır ya: bir de bu tür bir sahne ile açılınca ve o sahnedeki kız dolayısıyla açık ara çuvallayınca) film sizi bir kere kötü oyunculukla karşılıyor. Sonra birden faz blurblurblur diye değişiyor ve nihayet geçmişe geliyoruz allahtan. Geçmişte bizi klasik korku sinemasının iki büyük ismi karşılıyor: Sissy Spacek ve Donald Sutherland. süper süper süper bir ikili.</p>
<p>Başroldeki ufak kız da hiç fena oynamıyor. Set dekor, sanat yönetimi vs yine büyük bütçeli bir holywood filmine yaraşacak biçimde olabileceğin en iyisi. Görüntü yönetimi de açıkçası hiç fena değil. Yönetmen de iyi bir anlatıma sahip olunca ilk dakikalar, (açılışı unutursak tabi) &#8220;way be sanırım bu kez amerikalılar yapıcaklar&#8221; diyerek, güzel bir gerilimle geçti. Ama film ne zaman ki otuzuncu dakikasına ulaştı: ortada film diye birşey olmadığını gördük. Doğrusu bu filme uzun metraj bir film diyebilmek pek kolay değil. Film, asabi bir hayaletin yaptığı maskaralıkları izlediğimiz bir sirk gösterisinden farklı değil. BAkın hayalet bana tokat atıyor, aaa, oooo, bakın hayalet merdivenleri çıkıyr, waaa yapma beee, bakın hayalet şimdi de yağlıboya resim yapıyor, waooow, ohyeaaah, veri ekspireşınist, bakın hayalet akbilini dolduruyor, ilginç!</p>
<p>Koca film böyle bir sirk gösterisi biçiminde geçip gidiyor. (Hatta sırf o gösteri aksamadan her gece devam etsin diye hayaletli evde yatmaya ve zavallı kızcağızı da hayaletli odada bir başına uyutmaya özen gösteriyorlar) Film en sonunda da şaşırtıcı bir sonla öldürücü vuruşu indiriyor. Ne şaşırtıcı bir son ama var ya. Şaşır şaşır öldüm. Aslında daha yüksek bir puan olabilirdi ama sırf bu &#8220;şaşırtıcı&#8221; sonun hatrına bu. Neden mi? Şaşırtıcı sonun ne olduğunu söylersem filmin esprisi (artık ne esprisi varsa) kaçar. Amaaa bu tür bir &#8220;şaşırtıcı&#8221; sonun etkili olabilmesi için tüm film boyunca bir hayalet sirki gösterisi sunmamış olmanız gerekir!!! Biraz karakter ve ilişki sunumu yapmalısınız!!! Yoksa &#8220;bu tür bir şaşırtıcı son&#8221; hiçbir işinize yaramayan, bu eğlencelik sirk filminden ayrı duran saçmasapan ve gereksiz bir parçadır. Nedir bu şaşırtıcı son sevdası? </p>
<p>
<a href="http://www.korkufilmi.net/korku-yazarlari/gokhan-toka/">Gökhan Toka</a></p>
<p>Film:<a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=58"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/3.gif' alt='3 Puan' /></a><br />
<br />
Korkutuculuk: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=90"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/6.gif' alt='6 Puan' /></a><br />
<br />
Gerilim: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=79"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/6.gif' alt='6 Puan' /></a><br />
<br />
Kan &#038; Revan: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=105"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/2.gif' alt='2 Puan' /></a></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_alternate_color = "000000";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
google_ad_format = "468x60_as";
google_ad_type = "text_image";
//2007-09-26: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "FFFFFF";
google_color_url = "000000";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.korkufilmi.net/an-american-haunting-amerikan-buyusu-courtney-solomon-2005/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Apartment 1303 (Lanetli Ruhlar) &#8211; Ataru Oikawa 2007</title>
		<link>http://www.korkufilmi.net/apartment-1303-lanetli-ruhlar-ataru-oikawa-2007</link>
		<comments>http://www.korkufilmi.net/apartment-1303-lanetli-ruhlar-ataru-oikawa-2007#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Jun 2008 06:06:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan Toka</dc:creator>
				<category><![CDATA[3.Derece Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[4.Derece Korku]]></category>
		<category><![CDATA[5.Derece Gore=Gore Yok]]></category>
		<category><![CDATA[D+]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan Toka]]></category>
		<category><![CDATA[Hayalet Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hayaletli Ev]]></category>
		<category><![CDATA[J-Horror]]></category>
		<category><![CDATA[Japonya Yapımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.korkufilmi.net/?p=582</guid>
		<description><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2008/06/apartment_1303_tartan.thumbnail.jpg' alt='Lanetli Ruhlar' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Ataru Oikawa<br />
<strong>Senaryo:</strong>Ataru Oikawa, Kei Oishi, Takamasa Sato<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Noriko Nakagoshi, Arata Furuta<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2007<br />
<strong>Ülke:</strong> Japonya<br />
Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p>
<br />

</p>
<p><strong>Konu: </strong>Bazı TV kanallarında Garez&#8217;in yönetmeninden diye sunulan bu filmin Garez&#8217;le aslında bağı yok. Konu neredeyse birebir aynı olduğu için zannedersem&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.korkufilmi.net%2Fapartment-1303-lanetli-ruhlar-ataru-oikawa-2007&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=verdana&amp;colorscheme=evil" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2008/06/apartment_1303_tartan.thumbnail.jpg' alt='Lanetli Ruhlar' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Ataru Oikawa<br />
<strong>Senaryo:</strong>Ataru Oikawa, Kei Oishi, Takamasa Sato<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Noriko Nakagoshi, Arata Furuta<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2007<br />
<strong>Ülke:</strong> Japonya<br />
Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><strong>Konu: </strong>Bazı TV kanallarında Garez&#8217;in yönetmeninden diye sunulan bu filmin Garez&#8217;le aslında bağı yok. Konu neredeyse birebir aynı olduğu için zannedersem böyle bir yakıştırma yapılmış. Mariko&#8217;nun gayet neşeli bir bayan olan kız kardeşi, arkadaşlarıyla parti yaptığı bir sırada birden dellenerek kendini 1303 nolu apartman dairesinin balkonundan aşağı atmıştır. Mariko bu intiharın ardındaki sırrı çözmek için 1303 nolu daireye taşınır. Garez&#8217;in iş yaptığını gören bir takım Japon, bunun apartman dairesindeki versiyonunu yapalım demiş olabilirler. Yönetmen Atoru Oikawa aslında Tomie serisinin <a href="http://filmseyretmefabrikasi.blogspot.com/2008/03/tomie-ataru-oikawa-1999-baz-kadnlar.html">ilk filminin</a> yönetmenidir. Filmin başlangıçtak gerilimi iyi olsa da daha sonra, köşe bucak bilinen öykü ve sonlara doğru da iyice anlamsızlaşan ve darmaduman olan korku unsuru nedeniyle güdük bir filme dönüşüyor. Bu filmin vizyona sürülmesinin altında da bazı dağıtımcı firmaların Garezin başarısı üzerinden prim elde etme ve bilerek ve isteyerek film ve Garez arasında ilişki söylentisi yaymak üzerinde izah edilebilecek bazı komplovari finansal nedenler yatıyor olabilir. Çünkü bu film aslında doğrudan videoya çekilmiş, vizyona girmesi amacıyla çekilmemiş düşük bütçeli bir yapım.</p>
<p>
<a href="http://www.korkufilmi.net/korku-yazarlari/gokhan-toka/">Gökhan Toka</a></p>
<p>Film:<img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/4.gif' alt='4 Puan' /><br />
<br />
Korkutuculuk: <img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/4.gif' alt='2 Puan' /><br />
<br />
Gerilim: <img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/6.gif' alt='3 Puan' /><br />
<br />
Kan &#038; Revan: <img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/2.gif' alt='1 Puan' /></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_alternate_color = "000000";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
google_ad_format = "468x60_as";
google_ad_type = "text_image";
//2007-09-26: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "FFFFFF";
google_color_url = "000000";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.korkufilmi.net/apartment-1303-lanetli-ruhlar-ataru-oikawa-2007/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>APT. 956 &#8211; Byeong-ki Ahn 2006</title>
		<link>http://www.korkufilmi.net/apt-956-byeong-ki-ahn-2006</link>
		<comments>http://www.korkufilmi.net/apt-956-byeong-ki-ahn-2006#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jul 2007 15:50:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan Toka</dc:creator>
				<category><![CDATA[2.Derece Korku]]></category>
		<category><![CDATA[3.Derece Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[4.Derece Gore]]></category>
		<category><![CDATA[C-]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan Toka]]></category>
		<category><![CDATA[Hayalet Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hayaletli Ev]]></category>
		<category><![CDATA[J-Horror]]></category>
		<category><![CDATA[Kore Yapımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.korkufilmi.net/?p=80</guid>
		<description><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"></div>
<p><a href="http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/07/apt.jpg"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/07/apt.thumbnail.jpg' title='APT' alt='APT' /></a></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Byeong-ki Ahn<br />
<strong>Senaryo:</strong>Byeong-ki Ahn, Pool Kang (Öykü)<br />
<strong>Oyuncular:</strong>So-young Ko, Seong-jin Kang<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2006<br />
<strong>Ülke:</strong> Güney Kore<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p>
<br />

</p>
<p>Korku Filmleri Yorumu: Bryan Singer&#8217;ın APT Pupil&#8217;i diye aldık. İçinden bu Kore korku filmi çıktı. Filmler karışmış, iyi mi? Allahım! Ne&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.korkufilmi.net%2Fapt-956-byeong-ki-ahn-2006&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=verdana&amp;colorscheme=evil" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/07/apt.jpg"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/07/apt.thumbnail.jpg' title='APT' alt='APT' /></a></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Byeong-ki Ahn<br />
<strong>Senaryo:</strong>Byeong-ki Ahn, Pool Kang (Öykü)<br />
<strong>Oyuncular:</strong>So-young Ko, Seong-jin Kang<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2006<br />
<strong>Ülke:</strong> Güney Kore<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p>Korku Filmleri Yorumu: Bryan Singer&#8217;ın APT Pupil&#8217;i diye aldık. İçinden bu Kore korku filmi çıktı. Filmler karışmış, iyi mi? Allahım! Ne kadar sevindiğimizi anlatamam! Hemen oturduk seyrettik tabi. Yeni taşındığı binanın camından bakan leydimiz, karşı apartmandaki ışıkların gecenin tam belli bir saatinde aynı anda sönüp yandığını görür. Sonra da zaten tuhaf ölümler başlar. Hadi bakalım. Film korkunç olmasına gerçekten korkunç, hatta bu anlamda gerçekten de işlevsel, hakkını vermek lazım. Ama hiçbir biçimde, kesinlikle orijinal değil. Bir an Ring, bir an One Missed call izliyormuşum gibi oldu. Ancak öykü bir hayli kötü, sonunda bütünüyle anlamsız ve kopuk aktarılıyor. Ama örneğin aynı özellikteki Grudge (Ju-on) serisini sevdiyseniz bunu da sevme ihtimaliniz olabilir. Korkunçsa korkunç, ama hepsi o kadar, doğu cephesinde yeni birşey yok. </p>
<p>
<a href="http://www.korkufilmi.net/korku-yazarlari/gokhan-toka/">Gökhan Toka</a></p>
<p>Film:<a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=56"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/5.gif' alt='5 Puan' /></a><br />
<br />
Korkutuculuk: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=88"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/8.gif' alt='8 Puan' /></a><br />
<br />
Gerilim: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=79"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/6.gif' alt='6 Puan' /></a><br />
<br />
Kan &#038; Revan: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=103"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/4.gif' alt='4 Puan' /></a></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_alternate_color = "000000";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
google_ad_format = "468x60_as";
google_ad_type = "text_image";
//2007-09-26: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "FFFFFF";
google_color_url = "000000";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.korkufilmi.net/apt-956-byeong-ki-ahn-2006/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Araf &#8211; Biray Dalkıran 2006</title>
		<link>http://www.korkufilmi.net/araf-biray-dalkiran-2006</link>
		<comments>http://www.korkufilmi.net/araf-biray-dalkiran-2006#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Jun 2007 16:03:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan Toka</dc:creator>
				<category><![CDATA[5. Derece Korku]]></category>
		<category><![CDATA[5.Derece Gerilim=Gerilim Yok]]></category>
		<category><![CDATA[5.Derece Gore=Gore Yok]]></category>
		<category><![CDATA[F]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan Toka]]></category>
		<category><![CDATA[Hayalet Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[J-Horror]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Filmi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.korkufilmi.net/?p=19</guid>
		<description><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"></div>
<p><a href="http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/07/araf1.jpg"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/07/araf1.thumbnail.jpg' title='Araf' alt='Araf' /></a></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Biray Dalkıran<br />
<strong>Senaryo:</strong>Hakan Bilir, Biray Dalkıran<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Akasya Aslıtürkmen, Murat Yıldırım<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2006<br />
<strong>Ülke:</strong> Türkiye<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p>
<br />

</p>
<p>Korku Filmleri Yorumu: Bu filmi nasıl eleştirebilir ki insan. Doğrusu sinemamız açısından oldukça üzücü, moral bozucu bir tablo. Bu kadar kötü bir ses&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.korkufilmi.net%2Faraf-biray-dalkiran-2006&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=verdana&amp;colorscheme=evil" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/07/araf1.jpg"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/07/araf1.thumbnail.jpg' title='Araf' alt='Araf' /></a></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Biray Dalkıran<br />
<strong>Senaryo:</strong>Hakan Bilir, Biray Dalkıran<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Akasya Aslıtürkmen, Murat Yıldırım<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2006<br />
<strong>Ülke:</strong> Türkiye<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p>Korku Filmleri Yorumu: Bu filmi nasıl eleştirebilir ki insan. Doğrusu sinemamız açısından oldukça üzücü, moral bozucu bir tablo. Bu kadar kötü bir ses kaydı ile bu film vizyona sokulabiliyor ise vay halimize. Tıpkı Dabbe gibi, bitmesi için dua ettiğim bir film oldu. Ben bu filmi sinemada, salonu terk etmeden sonuna kadar izlemiş insanlara evliya demek istiyorum. Bir puan görüntü yönetimi ve ışık için. Sinopsis kağıt üzerinde fena sayılmaz. İşleniş biçimini değil ama senaryodaki yazılı olan fikir bir kısa filmde belki işlenebilir. Senaryo ise doğuştan sakattı: fikri bir uzun metrajı dolduracak nitelikte güçlendirmemişlerdi, dolayısıyla senaryo sadece gereksiz değil aynı zamanda izleyici için acı dolu bir işkenceydi. Bu senaryodan en fazla bir kısa film çekilebilirmiş. Ama amaç uzun olunca gereksiz sahneler ve kliplerle donatılarak uzatılmaya çalışılmış. Çok basit bir biçimde, senaryonun zaten az olan materyalinden birazını keserek bu filmi uzun metraja yaraşacak biçimde uzatmak mümkünmüş. Keserek uzatmak! Nasıl mı? Baştaki, geçmişten, Eda ve Cenk&#8217;in evlenmeden önceki, Eda&#8217;nın başka biriyle ilişki yaşadığı ve kürtaj olduğu bölümü çıkar. Kes at o bölümü. Filmi evli ve mutlu oldukları, çocuk bekledikleri zamandan başlat. Başlara mutluluk ve huzur sahneleri ekle. Evde dolaşan hayalet çocuğun kim olduğunu, niye nerden çıktığını anlamayalım böylece. Sadece Eda&#8217;nın üzerine yıkılan o suçluluk hissi olmasın ve korkuyu seyirci olarak Eda ile aynı bilinçsizlik düzeyine inerek paylaşalım. Daha önce kürtaj yaptığı için çocuğunu düşürdüğü anlaşılınca işin içine biraz daha çok giz, merak elementi girsin. Sonra geçmişi ilerleyen bölümlerde istersen flashback&#8217;de koy. Ve giz elementi o ana kadar filmi biraz sürüklesin. </p>
<p>Çok önemli, affedilemez bir kurgu hatası. Bu haliyle bu film kürtaja karşı bir mesaj filmi. İçinde giz elementi olmayan bir hayalet öyküsü nasıl olur bir sorun kendinize ey senaryoyu yazan zeki arkadaşlar??? Filmin özetinde, tanıtımlarında bile Eda&#8217;nın kürtaj olduğu ve hayaletin de aldırdığı çocuk olduğu yazıyor zaten. :} </p>
<p>Korku filmi yapmak isteyenlerin önce bol bol korku filmi izlemeleri gerek. İnsanlar bu filmde yaptığınız gibi bööö demeniz ile korkmazlar. (Hadi diyelim ki bazen korkarlar; da hem kamerayı gizli göze koy, hem de bööööö yap: o zaman niye korksunlar!!! Aşağıda bir yerde birisi birisine bööö yapıyor, bundan bze ne derler en fazla) Bu film bu anlamda seyirciye bir hakarettir. İnsan psikolojisini anlamanız ve planlı, detaylı çalışmanız gerek. Tamam korku filmi para kazandıran bir türdür. Tamam, büyük yönetmenlerin bir çoğu sinemaya korku filmi çekerek başlamışlardır. Ama zaten büyük yönetmen oldukları için bu filmleri bu kadar iyi yapabilmişlerdir. Korku, öyle abur cubur, bir koyalım on alalım tadında bir tür değildir. Aksine en zor türlerden biridir. Ve yönetmenlik hakkında. Yönetmenlik demek kamerayı alıp, bu filmde olduğu gibi tekinsiz, gizli göz açılarına taşımak demek değildir. Sinema reklamın aksine iyi bir fikirden ibaret değildir; birçok farklı elemanın &#8211; girdinin bir araya gelmesi ile oluşur. Ses, ışık, görüntü, açı, müzik, oyunculuk, senaryo. İyi bir yönetmen, tıpkı bir senfoni yönetmeni gibi, bu farklı sesleri birbirleriyle uzlaştırmak ve bir kakafoniden ve karmaşadan anlamlı bir bütüne, müziğe ulaşmakla mükelleftir. Filmin yapımcılarına tavsiyem filmi bir an önce DVD&#8217;de amazon üzerinden satışa çıkarmalarıdır. Çünkü reklamın iyisi kötüsü olmaz. Araf şu anda korku filmleri klasmanında IMDB sitesinde DÜNYANIN en KÖTÜ filmi. Bu filmi satın almak isteyecek bir sürü korku delisi tüm dünyada sıraya girmiş bekliyor. </p>
<p>
<a href="http://www.korkufilmi.net/korku-yazarlari/gokhan-toka/">Gökhan Toka</a></p>
<p>Film:<a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=60"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/1.gif' alt='1 Puan' /></a><br />
<br />
Korkutuculuk: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=94"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/2.gif' alt='2 Puan' /></a><br />
<br />
Gerilim: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=83"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/2.gif' alt='2 Puan' /></a><br />
<br />
Kan &#038; Revan: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=105"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/2.gif' alt='2 Puan' /></a></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_alternate_color = "000000";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
google_ad_format = "468x60_as";
google_ad_type = "text_image";
//2007-09-26: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "FFFFFF";
google_color_url = "000000";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p>Dipnot: Bir takım &#8220;gazagelen&#8221; yurttaşlarımızın gaza gelmesi üzerine verdikleri 10 puanlarla film aslında layık olduğu çukurun dibinden çıkmış görünüyor. Böylece yapımcılar bu fırsatı da ulusal gazagelme tutkumuz nedeniyle kaçırmış oldular. Halbuki ben yunanlıların filme 1 puan verdiklerini sanmıyorum, filme verse verse ancak &#8220;izlemiş olanlar&#8221; 1 vermişlerdir.</p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.korkufilmi.net/araf-biray-dalkiran-2006/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

