<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Korku Filmleri &#187; Sürrealizm</title>
	<atom:link href="http://www.korkufilmi.net/category/genel-bicimi/surrelism/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.korkufilmi.net</link>
	<description>Gerçek Korku Filmi Tutkunlarına</description>
	<lastBuildDate>Mon, 16 Jan 2012 08:32:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.1</generator>
		<item>
		<title>Bijita Q (Visitor Q) &#8211; Takashi Miike 2001</title>
		<link>http://www.korkufilmi.net/bijita-q-visitor-q-takeshi-miike-2001</link>
		<comments>http://www.korkufilmi.net/bijita-q-visitor-q-takeshi-miike-2001#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Aug 2007 10:05:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan Toka</dc:creator>
				<category><![CDATA[2.Derece Gore]]></category>
		<category><![CDATA[5. Derece Korku]]></category>
		<category><![CDATA[5.Derece Gerilim=Gerilim Yok]]></category>
		<category><![CDATA[A+]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[Evil Children]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan Toka]]></category>
		<category><![CDATA[Japonya Yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[Kült Film]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Nekrofili]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[Sürrealizm]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı Bozuculuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.korkufilmi.net/?p=170</guid>
		<description><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/visitorq.thumbnail.gif' alt='Visitor Q' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Takeshi Miike<br />
<strong>Senaryo:</strong>Itaru Era<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Kenichi Endo, Shungiku Uchida, Kazushi Watanabe<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2001<br />
<strong>Ülke:</strong> Japonya<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p>
<br />

</p>
<p><strong>Konu:</strong> Japon gençliğinin yoldan çıkması ve toplumsal yozlaşma üzerine haberler yapmış olan, bu konuya takıntılı eski bir haber spikeri ve onun bu takıntı nedeniyle&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.korkufilmi.net%2Fbijita-q-visitor-q-takeshi-miike-2001&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=verdana&amp;colorscheme=evil" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/visitorq.thumbnail.gif' alt='Visitor Q' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Takeshi Miike<br />
<strong>Senaryo:</strong>Itaru Era<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Kenichi Endo, Shungiku Uchida, Kazushi Watanabe<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2001<br />
<strong>Ülke:</strong> Japonya<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><strong>Konu:</strong> Japon gençliğinin yoldan çıkması ve toplumsal yozlaşma üzerine haberler yapmış olan, bu konuya takıntılı eski bir haber spikeri ve onun bu takıntı nedeniyle yapısal bozgunla sınadığı ailesine gizemli bir yabancı konuk olur. Biz ona &#8220;Misafir Q&#8221; deriz. Misafir Q&#8217;nun gelişi ile eroin bağımlısı bir anne, anneye fiziksel işkence yapmaktan zevk alan erkek çocukları, fahişe bir kız, fahişe kızıyla para karşılığı yatan babadan oluşan bu &#8220;müthiş&#8221; aile çok değişecektir.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p>Korku Filmleri Yorumu: Bu filmi altına koyabilecek uygun bir başlık bulabilmek hiç kolay değil. Aslında bu, sadece bu film için değil, bir çok Takeshi Miike filmini sınırlandırırken karşılaşılan bir olanaksızlık. Bu tür bir gruplandırma bu adamın filmleri için mümkün değil. Bu nedenle de Takeshi Miike filmlerinin bazı ortak özelliklerinden yola çıkarak tamamen bağımsız ayrı bir ana gruplandırma başlığı belirlemek durumunda kaldım. Bu gruba &#8220;yapı bozuculuk&#8221; adını verdim. Yapı bozuculuk ile kastım nedir? Ana başlıklara baktığımızda kişilik korkusu (personality horror) adlı bir başlık görüyoruz. Henry vb seri katil filmlerinin bazıları görsel sertliklerinden ziyade sergiledikleri kişiliklerin korkunçluğu ile korkuturlar. Yapı bozuculuğu da benzer biçimde düşündüm ama belii bir kişilikle sınırlandırmadan, genel kabul gören toplumsal bir yapının bir antitezinin sergilendiği ve sınandığı filmler için kullanabiliriz. Yapı bozuculuk, en oturmuş görünen ve tartışılmayan toplumsal yapı ve değerleri alaşağı ederek hayal gücünün sınırsızca sınandığı filmleri gruplamak için kullanabileceğim uygun bir başlık olabilir. Peki ama bu türden soyut bir sınama bir korku filmi ortaya çıkarabilir mi?</p>
<p>Aslında yapı bozuculuk yarattığı sınırsızlık ölçüsünde, modern toplumsal yapılarda ve baskın kültürel normlarda dile getirmeye dahi cesaret edilemeyecek alternatif olasılıkları düşündürerek izleyiciyi arasına sıkıştığı güvenli düşünsel kalıpların dışına çıkmaya ve dolayısıyla korkuya götürebilir. Bu grubu bazı Miike filmleri için özel tasarlamadım elbette. Aklıma bazı Luis Bunuel, Haneke, Lynch filmleri de geldi. Ortak özellikleri sürrealizm olabilen bir dizi film. Sürrealizm başlı başına bir korku biçimi değildir, korkuyla sınırlı ve özdeş değildir çünkü. Ama bu tür filmlerin yapmaya çalıştıklarına, amaçlarına baktığımızda, orada toplumsal genel geçer düzenler açısından korkutucu olan hedeflerini görüyoruz. Ki bu da gayet politik bir hedef olan yapı bozumudur. Örneğin Luis Bunuel&#8217;in Exterminating Angel filminde, tamamı burjuva konukların yemek sofrasından bir türlü kalkamamaları ve görünmez bir engelle gayet sürreal biçimde engelleniyor olmaları gibi. Visitor Q da benim için bu tür bir &#8220;uydurma&#8221; grup başlığı altında toparlayabileceğim şimdilik ilk örnek oldu. Bu filmi elbette ki Kişilik Korkusu altında toparayabilmek de mümkün. Ama bu durumda filmin esas korkutma amacından ve büyük resimden uzaklaşılmış olunur. Çünkü burada korkutucu olan ekranda sergilenen karakter değil, yapı bozuculuğu aracılığı ile korkutulan izleyicinin kendi karakteridir ve yapı bozumuna verdiği olumlu tepkidir. </p>
<p>Miike&#8217;ın tüm filmlerinde, düşünce ve sergilemedeki sınır tanımazlık bir tür yapı tehditini de beraberinde getirir. Ancak Visitor Q haricindeki tüm filmlerinin odağında izlenebilir bir öykü çizgisi bulunur. Visitor Q&#8217;da ise, yapı bozma amacı ve film arasında herhangibir takip edilebilir alternatif öykü çizgisi yok. Bu film salt tehditten oluşmaktadır.</p>
<p>Film, &#8220;Hiç babanızla seks yaptınız mı&#8221; sorusuyla başlıyor. Sonrasında fahişelik yapan küçük kızın babasıyla seks yaptıkları sahne ile açılıyor. Bir hayli uzun süren bu sahne izleyiciyi büyük bir tuzağın içine çekmeyi amaçlıyor. Ağırlık olarak bakıldığında filmin eşit önemdeki benzer sahneleri bundan çok daha kısadır. Bu sahne uzundur, yavaş akar, nedeni izleyiciyi azdırmak istemesidir. Bu çok garip ve hatta iğrenç gelebilir. Ama şöyle bir durum var: Ekranda baba-kız oldukları idda edilen iki kişi var ve ara sıra baba &#8220;bu çok yanlış&#8221; dese de sevişiyorlar. İzleyici bunu bir noktaya kadar alır ve bu yanlışlığı olanca sertliği ile hatta mide bulantısı ile kabul eder. Ama bir noktadan sonra ekrandaki görselliğin etkisine girecektir. Ne de olsa bu sadece bir filmdir. Ama tez ortadadır. Teze rağmen bu sekans izleyicinin geçici dikkatini çekmeyi başarabilir. Bu noktada, izleyicinin hissedebileceği karakter korkusu kendi karakterine yönelik olandır. Bir ensest görüntüsünü izlemekten keyif aldığını fark eden izleyici kendinden korkar.</p>
<p>Film sonrasında, &#8220;Hiç Annenizi dövmeyi düşündünüz mü?&#8221; sorusuyla devam eder ve izleyiciye yönelttiği tehditlerini çeşitlendirir. </p>
<p>Filmde ensest, aile içi şiddet, uyuşturucu kullanımı, zina, fahişelik, hatta nekrofili, olağan ve kabul gören bir sıradanlık ve alenilikte yaşanan olaylardır. Miike ailedeki tüm karakterleri sırayla izleyicinin kullanımına sunar. Birinin takip edilmez aykırılıkta ve agresiflikte sunulduğu noktada bir başka karakter resesif (çekinik) bir formatta sunulur ve izleyicinin pasif dikkatini bir sonraki değiş tokuşa kadar taşır. Her karakter çarpıktır ama bu çarpıklığın anlaşılması izleyici açısından zaman alıcıdır. İzleyici karakterin gerçekten çarpık ve ahlaki açıdan izlenemez olduğunu kavrayıncaya kadar uzunca bir süre sanki öyleymiş gibi karakteri istekle kabul ve takip eder. Her bayrak değişimi izleyici bakışının kendi kendini aldattığı birer andır.</p>
<p>Bu çarpık karakterlerin sıradanlık eksenini oluşturdukları bu yapının bozumu Visitor Q sayesinde olur. Garip bir yabancı birden bire hayatlarına girer, yemek sofralarına tek kelime etmeden oturur. Kimi zaman başlarına taşla vurarak ve izleyicinin vicdanını ve arzusunu yerine getirerek bu çarpıklığa karşı durur. Kimi zaman ise onların oyunlarına katılarak izleyiciye ihanet eden bir karakter de o olur. Filmin sonları geldiğinde, Visitor Q&#8217;nun da yardımına koştuğu bu devinimler sayesinde, filmin başlarında çok büyük ölçüde yadırganabilecek gariplikler artık izleyicinin açılan algısı sayesinde rahatça kabul edilebilir hale gelmiştir.</p>
<p>Film, bir öze dönme ve küçülme ritüeli ile son bulur. Tüm aile, çıkış noktaları olan, her şey çarpılmadan önce bir zamanlar bilinçsizlikle var oldukları bir utero huzuruna geri dönerler ve bundan çok da mutludurlar. </p>
<p>Birçok Miike filmi izlemiş olmama rağmen içlerinden en yırtıcı ve en tehditkar olanın bu film olduğunu söylemeliyim. Oldukça sürreal görünmekle birlikte amacının netliği ve politikliği sayesinde, Miike&#8217;ın sürrealizmi eksen olarak kullanan birçok filmine göre çok daha net ve anlaşılır bir film. Ama kesinlikle güvenli bir film değil. Bu filmin, yönetmenin en iyi bulduğum iki filmi Audition ve Katil Ichi ile aynı kalitede olduğunu düşünüyorum. </p>
<p>
<a href="http://www.korkufilmi.net/korku-yazarlari/gokhan-toka/">Gökhan Toka</a></p>
<p>Film:<a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=51"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='10 Puan' /></a><br />
<br />
Korkutuculuk: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=94"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/2.gif' alt='2 Puan' /></a><br />
<br />
Gerilim: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=83"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/2.gif' alt='2 Puan' /></a><br />
<br />
Kan &#038; Revan: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=99"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/8.gif' alt='8 Puan' /></a></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_alternate_color = "000000";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
google_ad_format = "468x60_as";
google_ad_type = "text_image";
//2007-09-26: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "FFFFFF";
google_color_url = "000000";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.korkufilmi.net/bijita-q-visitor-q-takeshi-miike-2001/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cigarette Burns (Masters of Horror Sezon 1 Bölüm 8) &#8211; John Carpenter 2005</title>
		<link>http://www.korkufilmi.net/cigarette-burns-masters-of-horror-sezon-1-bolum-8-john-carpenter-2005</link>
		<comments>http://www.korkufilmi.net/cigarette-burns-masters-of-horror-sezon-1-bolum-8-john-carpenter-2005#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Oct 2007 10:43:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan Toka</dc:creator>
				<category><![CDATA[ABD Yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[Okkültizm]]></category>
		<category><![CDATA[Sürrealizm]]></category>
		<category><![CDATA[Seytan & Şeytani Güç Filmleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.korkufilmi.net/?p=268</guid>
		<description><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"></div>
<p><a href='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/10/cigarette_burns.jpg' title='Cİgarette Burns'><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/10/cigarette_burns.thumbnail.jpg' alt='Cİgarette Burns' /></a></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong><a href="http://www.korkufilmi.net/?page_id=261">John Carpenter</a><br />
<strong>Senaryo:</strong>Drew McWeeny, Scott Swan<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Norman Reedus, Udo Kier, Zara Taylor<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2005<br />
<strong>Ülke:</strong> ABD</p>
<p>
<br />

</p>
<p><strong>Konu:</strong> Bir sinema işletmecesi ve amatör koleksiyoner/araştırmacı olan Kirby (Reedus) bir gece Bellinger adlı (Udo Kier) bir profesyonel sinema koleksiyoncusundan aldığı davet üzerine onun malikanesine gider. Bellinger&#8217;ın Kirby&#8217;den istediği, sağlam hiçbir&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.korkufilmi.net%2Fcigarette-burns-masters-of-horror-sezon-1-bolum-8-john-carpenter-2005&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=verdana&amp;colorscheme=evil" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/10/cigarette_burns.jpg' title='Cİgarette Burns'><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/10/cigarette_burns.thumbnail.jpg' alt='Cİgarette Burns' /></a></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong><a href="http://www.korkufilmi.net/?page_id=261">John Carpenter</a><br />
<strong>Senaryo:</strong>Drew McWeeny, Scott Swan<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Norman Reedus, Udo Kier, Zara Taylor<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2005<br />
<strong>Ülke:</strong> ABD</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><strong>Konu:</strong> Bir sinema işletmecesi ve amatör koleksiyoner/araştırmacı olan Kirby (Reedus) bir gece Bellinger adlı (Udo Kier) bir profesyonel sinema koleksiyoncusundan aldığı davet üzerine onun malikanesine gider. Bellinger&#8217;ın Kirby&#8217;den istediği, sağlam hiçbir kopyasının bulunmadığı bilinen, lanetli bir korku filmini, &#8220;Le Fin Absolue du Monde&#8221; (Dünyanın Mutlak Sonu) filmini bulmasıdır. Film yalnızca bir kez, bir festivalde gösterilmiş ve izleyen hemen herkesin çıldırarak ölümüne neden olmuştur. Filmin yapımında görev alanlar da aynı şekilde ölmüşlerdir. Kirby, onu kızının intiharından dolayı suçlayan eski kayınpederine olan, ve sineması hiç iş yapmadığı için ödemesine olanak görünmeyen 200.000 dolarlık borcunu ödeyebilmek için bu işi kabul eder. </p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_alternate_color = "000000";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
google_ad_format = "468x60_as";
google_ad_type = "text_image";
//2007-09-26: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "FFFFFF";
google_color_url = "000000";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.korkufilmi.net/cigarette-burns-masters-of-horror-sezon-1-bolum-8-john-carpenter-2005/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dellamorte Dellamore (Cemetery Man) &#8211; Michele Soavi 1994</title>
		<link>http://www.korkufilmi.net/dellamorte-dellamore-cemetery-man-michele-soavi-1994</link>
		<comments>http://www.korkufilmi.net/dellamorte-dellamore-cemetery-man-michele-soavi-1994#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Oct 2007 20:19:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan Toka</dc:creator>
				<category><![CDATA[Almanya Yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa Yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[Gore - Shock (Splatter)]]></category>
		<category><![CDATA[Italya Yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[Kült Film]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Nekrofili]]></category>
		<category><![CDATA[Sürrealizm]]></category>
		<category><![CDATA[Zombi Filmleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.korkufilmi.net/?p=417</guid>
		<description><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/10/dellamorte_dellamore__wince_.thumbnail.jpg' alt='Dellamorte Dellamore' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Michele Soavi<br />
<strong>Senaryo:</strong>Gianni Romoli, Tiziano Sclavi (roman)<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Rupert Everett, Anna Falchi, Francois Hadji-Lazaro<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 1994<br />
<strong>Ülke:</strong> İtalya, Fransa, Almanya<br />
Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p>
<br />

</p>
<p><strong>Konu:</strong> İtalya&#8217;nın kuzeyindeki Buffalora kasabasının mezarlığı, emin ellere emanettir. Francesco Dellamorte (Rupert Everett) ve yardımcısı yarım akıllı dilsiz şişko&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.korkufilmi.net%2Fdellamorte-dellamore-cemetery-man-michele-soavi-1994&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=verdana&amp;colorscheme=evil" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/10/dellamorte_dellamore__wince_.thumbnail.jpg' alt='Dellamorte Dellamore' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Michele Soavi<br />
<strong>Senaryo:</strong>Gianni Romoli, Tiziano Sclavi (roman)<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Rupert Everett, Anna Falchi, Francois Hadji-Lazaro<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 1994<br />
<strong>Ülke:</strong> İtalya, Fransa, Almanya<br />
Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><strong>Konu:</strong> İtalya&#8217;nın kuzeyindeki Buffalora kasabasının mezarlığı, emin ellere emanettir. Francesco Dellamorte (Rupert Everett) ve yardımcısı yarım akıllı dilsiz şişko Gnaghi. İkilinin mezarlığa gelen ölüleri gömmek dışında, görev tanımlarında aslında yer almayan bir işleri daha vardır: mezarlarından çıkan ölüleri (zombileri) öldürmek. Ölülerin mezarlarından çıktıklarından ikilinin dışında kasabada kimsenin haberi yoktur; doğrusu bu ya, bunu Dellamorte öyle pek de fazla önemsememektedir. Bu durumu gerekli mercilere bildirebilmesi için bir form doldurması gerekmiştir, ama Dellamorte form doldurmak yerine ölüleri dom dom kurşunuyla vurmayı daha kolay bulacak tipte, Dylan Dog figüründe bir adamdır. Soyadındaki küçük bir harf değişikliği ile ismi Dellamorte (ölüm) yerine Dellamore (aşk) olabilecek olan Dellamorte, gerçek yaşamında da ölüm ve aşk uçları arasında gidip gelir. Kocasını yeni kaybetmiş bir kadına aşık olan Francesco, ruhundaki ölümcül ve karanlık yan ile kadını tavlamayı başarır. Ne var ki aşıklar aşklarını yaşamaya fazla fırsat bulamayacaklardır. Kadının mezardan dönen kocası kadıncağızı öldürürken, Dellamorte&#8217;yi de kafasında tuhaf sorular ve açmazlarla başbaşa bırakır. Ölümü yöneten ve ona hükmeden bir adam, nasıl olur da aşkta ve yaşamda hep kaybeder? Kaybettiği sevgilisi karşısına farklı farkı biçimlerde tekrar tekrar çıkan Dellamorte kadınını her seferinde yeniden kaybettiğinde, aşk ve ölüm arasındaki sınırlarını da yitirir. Artık mezardan çıkan ölüleri vurmakla, sokakta yürüyen yaşayanları vurmak arasında bir farkın olmadığı inançsızlıktadır. Yönetmen, Michele Soavi&#8217;nin 1994&#8242;de çektikten sonra, bir daha üzerine hiç film çekmediği Dellamorte Dellamore (Cemetery Man) gerçekten de üzerine söz söylenmeyecek, sinema işindeki son noktalardan biri. Sürrealizmin yumuşak bir zemininde gezinen bu muhteşem kara komedi, 90&#8242;lı yılların en güzel filmlerinden biri. Filmde, Dellamorte&#8217;nin zombileri dom dom kurşunu ile, Sezen Aksu&#8217;nun &#8220;hadi bakalım kolay gelsin, bir acayip ince iş, sen seni bil sen seni, sonra öcüler yer seni&#8221; biçimindeki muazzam şarkısı eşliğinde, bir yandan da telefonda arkadaşı Franco ile hayatın inceliklerinden konuşurken vurduğu sahneden bahsederesek, zannederiz ki filmin beyin tokatlayan havası daha net anlaşılacaktır. Bu filmi seven Santa Sangre&#8217;yi sever, ayrıca bu filmi bir seveni biz on severiz.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_alternate_color = "000000";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
google_ad_format = "468x60_as";
google_ad_type = "text_image";
//2007-09-26: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "FFFFFF";
google_color_url = "000000";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.korkufilmi.net/dellamorte-dellamore-cemetery-man-michele-soavi-1994/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gozu: Yakuza Horror Theater &#8211; Takashi Miike 2003</title>
		<link>http://www.korkufilmi.net/gozu-yakuza-horror-theater-takeshi-miike-2003</link>
		<comments>http://www.korkufilmi.net/gozu-yakuza-horror-theater-takeshi-miike-2003#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Jun 2007 16:09:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan Toka</dc:creator>
				<category><![CDATA[2.Derece Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[3.Derece Gore]]></category>
		<category><![CDATA[5. Derece Korku]]></category>
		<category><![CDATA[B+]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan Toka]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Japonya Yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[Kült Film]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[Sürrealizm]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı Bozuculuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.korkufilmi.net/?p=22</guid>
		<description><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/07/gozu.thumbnail.jpg' title='Gozu' alt='Gozu' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Takeshi Miike<br />
<strong>Senaryo:</strong>Sakichi Sato<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Hideki Sone, Sho Aikawa, Kimika Yoshino<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2003<br />
<strong>Ülke:</strong> Japonya<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p>
<br />

</p>
<p>Korku Filmleri Yorumu: Bilir misin bilmem, İhsan Yüce diye çok şahsına munhasır bir oyuncusu vardır Türk sinemasının. Bu İhsan Yüce&#8217;yi sarı bıyıkları, sararmış&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.korkufilmi.net%2Fgozu-yakuza-horror-theater-takeshi-miike-2003&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=verdana&amp;colorscheme=evil" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/07/gozu.thumbnail.jpg' title='Gozu' alt='Gozu' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Takeshi Miike<br />
<strong>Senaryo:</strong>Sakichi Sato<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Hideki Sone, Sho Aikawa, Kimika Yoshino<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2003<br />
<strong>Ülke:</strong> Japonya<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p>Korku Filmleri Yorumu: Bilir misin bilmem, İhsan Yüce diye çok şahsına munhasır bir oyuncusu vardır Türk sinemasının. Bu İhsan Yüce&#8217;yi sarı bıyıkları, sararmış ve çürümüş dişlerinden kolayca tanıyabilirsin. Genellikle köy ağası, ya da zorluk çıkaran, başlık parası diye direten, parayı alınca da fatura kesmeyen kız babası rollerinde görebilirsin. (Kibar Feyzo, Davaro, Çiçek Abbas vb) İhsan Yüce&#8217;nin asıl önemli özelliği ise bu filmlerin senaryolarını da yazmış olmasıdır. Allah rahmet eylesin. Bu varan birdi. Şimdi varan iki: Bu gozu&#8217;nun senaryosunu da, offf nasıl anlatsam sana, hah, Kill Bill 1&#8242;de son dövüşün olduğu hanın sahibini (charlie brown) oynayan Sakichi Sato yazmış. Hemen not al. Hayatımda gördüğüm bu EN ÇILGIN öyküyü adamım Takeshi Miike da çekince, ortaya hayatımda izlediğim EN TUHAF film çıkmış. Takeshi Miike yılda beş altı film çeker. Bunların da birçoğu para kazanmasını sağlayacak klasik yakuza filmleridir. Yakuza filmlerinden parayı kaldırdıktan sonra her yıl bir ya da iki şahsına munhasır aykırı film çeker ki, onlardan detaylıca bahsetmek için yer dar. </p>
<p>Gozu&#8217;nun senaryosu Miike&#8217;nin önüne klasik bir yakuza öyküsü olarak gelmiş. Miike de o yıl (2003) yeterince yakuza filmi yaptığını söyleyip senaryoyu Sato&#8217;ya vermiş ve allah ne verdiyse değiştir bunu, enteresan birşey yap demiş. Sonunda sato öyle birşey yapmış ki&#8230; Miike&#8217;yi boşverdim şimdi sato&#8217;ya taktım kafayı. Sağlıklı bir insan böyle bir öyküyü nasıl yazar? Bu öykü david lynch&#8217;i bile utandırır. Lost highway bile ne kadar net ve durağan bir filmmiş bunu görünce anladım. Küçük bir fino köpeğini &#8220;yakuza katil köpeği&#8221; diye tasmasından tutup yere vura vura öldüren deli bir ağabey, deli abiyi ortadan kaldırması mafya tarafından emredilen seksüel anlamda kafası karışık bir kardeş, abiyi yanlışlıkla presde ezen ve derisini vestiyerde asılı tutan ilginç tipler, öküz kafalı bir yaratık, konuklara içmeleri için kendi sütünü teklif eden bir otel sahibesi, presde ezilmiş abisi olduğunu idda eden seksi bir kadın ve AKABİNDE GELİŞEN OLAYLAR. Bu bir korku filmi, tam da Lynch&#8217;in tarzında bir korku filmi, beklenmeyeni, düşünülmeyeni, asla düşünülemeyecek olanı sunarak hislerle korkutuyor. Ama bu aynı zamanda bir de komedi filmi. Korku ve komedi arasındaki uçurum da o kadar geniş ki, birinden diğerine geçerken doğal olarak oluşan his tüm filme hakim oluyor: Tedirginlik. Lynch&#8217;i bilenler için: Eraserhead&#8217;deki tedirginliğe benzer. Lynch sevmeyenler ya da Miike sevmeyenler kesinlikle izlemesin. Miike&#8217;daki en uç nokta&#8230; </p>
<p>
<a href="http://www.korkufilmi.net/korku-yazarlari/gokhan-toka/">Gökhan Toka</a></p>
<p>Film:<a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=53"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/8.gif' alt='8 Puan' /></a><br />
<br />
Korkutuculuk: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=94"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/2.gif' alt='2 Puan' /></a><br />
<br />
Gerilim: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=77"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/8.gif' alt='8 Puan' /></a><br />
<br />
Kan &#038; Revan: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=101"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/6.gif' alt='6 Puan' /></a></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_alternate_color = "000000";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
google_ad_format = "468x60_as";
google_ad_type = "text_image";
//2007-09-26: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "FFFFFF";
google_color_url = "000000";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.korkufilmi.net/gozu-yakuza-horror-theater-takeshi-miike-2003/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Jisatsu Saakuru (Suicide Club / İntihar Kulubü) &#8211; Sion Sono 2002</title>
		<link>http://www.korkufilmi.net/jisatsu-saakuru-suicide-club-intihar-kulubu-sion-sono-2002</link>
		<comments>http://www.korkufilmi.net/jisatsu-saakuru-suicide-club-intihar-kulubu-sion-sono-2002#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Oct 2007 07:27:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan Toka</dc:creator>
				<category><![CDATA[Apocalypse (Kıyamet Filmleri)]]></category>
		<category><![CDATA[Gore - Shock (Splatter)]]></category>
		<category><![CDATA[J-Horror]]></category>
		<category><![CDATA[Japonya Yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[Kült Film]]></category>
		<category><![CDATA[Sürrealizm]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı Bozuculuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.korkufilmi.net/?p=336</guid>
		<description><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/10/suicideclub.thumbnail.jpeg' alt='İntihar Kulubü' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Sion Sono<br />
<strong>Senaryo:</strong>Sion Sono<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Ryo Ishibashi, Saya Hagiwara, Akaji Maro, Rolly<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2002<br />
<strong>Ülke:</strong> Japonya<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p>
<br />

</p>
<p><strong>Konu:</strong> 54 adet üniformalı lise öğrencisi kızın ele ele tutuşup neşeli şarkılar söylemek suretiyle kendilerini metronun önüne attıkları kıpkırmızı sahne ile açılan film,&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.korkufilmi.net%2Fjisatsu-saakuru-suicide-club-intihar-kulubu-sion-sono-2002&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=verdana&amp;colorscheme=evil" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/10/suicideclub.thumbnail.jpeg' alt='İntihar Kulubü' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Sion Sono<br />
<strong>Senaryo:</strong>Sion Sono<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Ryo Ishibashi, Saya Hagiwara, Akaji Maro, Rolly<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2002<br />
<strong>Ülke:</strong> Japonya<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><strong>Konu:</strong> 54 adet üniformalı lise öğrencisi kızın ele ele tutuşup neşeli şarkılar söylemek suretiyle kendilerini metronun önüne attıkları kıpkırmızı sahne ile açılan film, kırmızının dozunu ilerledikçe artırır. Bu olay ülkedeki takip eden kontrol edilemez intiharların başlangıcıdır. Dedektif Kuroda (Ryo Ishibashi) olayı bir kanattan araştırırken, yolda yürürken çatıdan atlayan erkek arkadaşı kulağına düşen Mitsuko (Saya Hagiwara) gibi bazı gençler de olayı kendi imkanları ile araştırmaktadırlar. Bu bir kült müdür, Genesis (Rolly) önderliğindeki bir psikopatlar çetesinin bu ölümlerde payı var mıdır, hadi bunların tümünü geçtik, çocuk şarkıları söyleyen Desert isimli küçük kızlardan oluşan müzik grubunun tüm bu olaylarla ne alakası vardır??? Sion Sono&#8217;nun 2002 filmi İntihar Kulubü, aşırı derecede rahatsız edici ve sarsıcı bir yapım.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_alternate_color = "000000";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
google_ad_format = "468x60_as";
google_ad_type = "text_image";
//2007-09-26: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "FFFFFF";
google_color_url = "000000";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.korkufilmi.net/jisatsu-saakuru-suicide-club-intihar-kulubu-sion-sono-2002/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>La Chiesa &#8211; Michele Soavi 1989</title>
		<link>http://www.korkufilmi.net/la-chiesa-michele-soavi-1989</link>
		<comments>http://www.korkufilmi.net/la-chiesa-michele-soavi-1989#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 May 2009 13:22:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan Toka</dc:creator>
				<category><![CDATA[3.Derece Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[3.Derece Gore]]></category>
		<category><![CDATA[3.Derece Korku]]></category>
		<category><![CDATA[B+]]></category>
		<category><![CDATA[Demons & Possessed]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan Toka]]></category>
		<category><![CDATA[Italya Yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[Okkültizm]]></category>
		<category><![CDATA[Sürrealizm]]></category>
		<category><![CDATA[Seytan & Şeytani Güç Filmleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.korkufilmi.net/la-chiesa-michele-soavi-1989.html</guid>
		<description><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"></div>
<p><a href='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2009/06/la_chiesa.jpg' title='La Chiesa'><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2009/06/la_chiesa.thumbnail.jpg' alt='La Chiesa' /></a></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Michele Soavi<br />
<strong>Senaryo:</strong>Dario Argento, Michele Soavi, Franco Ferrini<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Tomas Arana, Barbara Cupisti, Asia Argento, Hugh Quarshie, Feodor Chaliapin Jr.<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 1989<br />
<strong>Ülke:</strong> İtalya<br />
Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p>
<br />

</p>
<p><strong>Konu: </strong>12. yüzyılda Katolik şovalyeler, şeytana taptıklarından şüphelendikleri bir köy dolusu insanı kılıçtan geçirerek&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.korkufilmi.net%2Fla-chiesa-michele-soavi-1989&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=verdana&amp;colorscheme=evil" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2009/06/la_chiesa.jpg' title='La Chiesa'><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2009/06/la_chiesa.thumbnail.jpg' alt='La Chiesa' /></a></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Michele Soavi<br />
<strong>Senaryo:</strong>Dario Argento, Michele Soavi, Franco Ferrini<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Tomas Arana, Barbara Cupisti, Asia Argento, Hugh Quarshie, Feodor Chaliapin Jr.<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 1989<br />
<strong>Ülke:</strong> İtalya<br />
Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
/* 468x15, oluşturulma 01.10.2008 */
google_ad_slot = "0197910323";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><strong>Konu: </strong>12. yüzyılda Katolik şovalyeler, şeytana taptıklarından şüphelendikleri bir köy dolusu insanı kılıçtan geçirerek öldürürler. Bütün cesetleri ve can çekişen vücutları kocaman bir çukura atarlar. Rahiplerin tavsiyesi üzerine bu katliamın mezarı üzerine dev bir kilise kurmaya karar verilir. Aradan 700 yıl geçtikten sonra şeytani güçler harekete geçer. Kilisenin kapıları ardında tutsak kalan bir grup insan kendilerini bekleyen korkunç sondan kurtulmak için bu lanetin sırrını çözmeye çalışırlar.</p>
<p><strong>Korku Filmleri Yorumu: </strong> Dario Argento&#8217;nun öğrencisi Michele Soavi&#8217;nin çektiği az sayıda filmden biri. Soavi&#8217;nin tüm işleri gibi, yine oldukça başarılı ve dikkate değer bir film. Dario Argento&#8217;nun senaryosundan uyarlanan filmde, Argento&#8217;nun oyuncu kızı Asia Argento da ilk oyunculuk performanslarından birini gösteriyor.</p>
<p>La Chiesa, yine Dario Argento senaryosundan çekilmiş olan Demons serisi ile benzerlik taşıyor. Başka bir yönetmenin elinde rahatsız edici durabilecek bu benzerlik, Soavi&#8217;nin eşsiz vizyonu sayesinde, belki çok klişe bir laf olacak ama, kesinlikle görsel bir şölene dönüşüyor. Soavi&#8217;nin filme kattığı vizyon, simgelerin kullanımı, şeytaniliğin ve kötülüğün aklın sınırlarını zorlayıcı izdüşümü muhteşem buluşlar ve özgün bir anlatımı içeriyor.</p>
<p>La Chiesa, Demons ve John Carpenter imzalı &#8220;Prince of Darkness / Karanlıklar Prensi&#8221; filmleri arasındaki bir pinpon maçının son seti, iki filmin aritmetik bir ortalaması gibi görünse de, Soavi&#8217;nin şaşırtıcı ve kışkırtıcı vizyonu ile bu referansları kırıp çok ötelere geçiyor. Deneysel, ancak bu deneyin Dellamore Dellamorte yönetmeni Soavi&#8217;nin bir görsel deneyi olduğu düşünüldüğünde bir o kadar izlemeye değer. Soavi ustası Argento&#8217;nun elinden çıkmış bu bir parça eksik senaryo yerine daha özgün bir senaryo üzerinde çalışmış olsa, bu film okkültizm ve şeytan anlatısı türünün başyapıtı olabilirdi. Birkaç filmi daha olsa, Argento &#8211; Fulci vs bir yana, Soavi bana göre İtalyan korku sinemasındaki gerçek değer olacaktı.</p>
<p>
<a href="http://www.korkufilmi.net/korku-yazarlari/gokhan-toka/">Gökhan Toka</a><br /> <br />
Film: <img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/9.gif' alt='9 Puan' /><br />
<br />
Korkutuculuk: <img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/8.gif' alt='4 Puan' /><br />
<br />
Gerilim: <img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/6.gif' alt='3 Puan' /><br />
<br />
Kan &#038; Revan: <img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/6.gif' alt='3 Puan' /></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
/* 468x60, oluşturulma 01.10.2008 */
google_ad_slot = "1556015331";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.korkufilmi.net/la-chiesa-michele-soavi-1989/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mulholland Drive &#8211; David Lynch 2001</title>
		<link>http://www.korkufilmi.net/mulholland-drive-david-lynch-2001</link>
		<comments>http://www.korkufilmi.net/mulholland-drive-david-lynch-2001#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2008 09:44:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan Toka</dc:creator>
				<category><![CDATA[1.Derece Gerilim=Yüksek Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[4.Derece Korku]]></category>
		<category><![CDATA[5.Derece Gore=Gore Yok]]></category>
		<category><![CDATA[A+]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa Yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kült Film]]></category>
		<category><![CDATA[Melisa Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Sürrealizm]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı Bozuculuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.korkufilmi.net/?p=683</guid>
		<description><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2008/12/mulhollanddrive.thumbnail.jpg' alt='Mulholland Drive' /><br />
<strong>Yönetmen:</strong>David Lynch<br />
<strong>Senaryo:</strong>David Lynch<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Naomi Watts, Laura Harring, Ann Miller, Dan Hedaya, Justin Theroux<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2001<br />
<strong>Ülke:</strong> ABD, Fransa<br />
Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p>
<br />

</p>
<p><strong>Korku Filmleri Yorumu: </strong>David Lynch’in gerçek dünyayı sürreal bakış açısından anlatma tekniğinden kimilerine göre yorucu, kimilerine göre kolay&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.korkufilmi.net%2Fmulholland-drive-david-lynch-2001&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=verdana&amp;colorscheme=evil" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2008/12/mulhollanddrive.thumbnail.jpg' alt='Mulholland Drive' /><br />
<strong>Yönetmen:</strong>David Lynch<br />
<strong>Senaryo:</strong>David Lynch<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Naomi Watts, Laura Harring, Ann Miller, Dan Hedaya, Justin Theroux<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2001<br />
<strong>Ülke:</strong> ABD, Fransa<br />
Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
/* 468x15, oluşturulma 01.10.2008 */
google_ad_slot = "0197910323";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><strong>Korku Filmleri Yorumu: </strong>David Lynch’in gerçek dünyayı sürreal bakış açısından anlatma tekniğinden kimilerine göre yorucu, kimilerine göre kolay çözümlenebilen, yine de üstadın isim yapmış sinemacı kimliğinden dolayı kuşkuyla yorumlanan bir başyapıt. Mulholland Çıkmazı, sıra dışı bir aşk öyküsü mü, bir cinayet kurgulaması mı, bilinçaltına Lynchvari bir dalış mı,  yoksa başka bir şeyden mi bahsediyor? Yorumların permütasyonlarına bakılırsa, bir çok izleyici için yorumlamanın sonuç noktası duygular üzerine, ve bu hastalıklı aşk öyküsü ister istemez kafa karıştırıyor. Filmi bir kez izlediğimde elde ettiğim sonuç, kendimce gayet açık bir şekilde hafızamda çerçevelendi ve bu çerçevede gördüğüm şu idi: Hollywood sineması, yada Amerikan sinema sektörü diyelim, bu sinemanın geçmişten günümüze dek kullandığı klişeler, tümü olmasa bile Amerikan sinema sektörünün oluşturduğu tür ve alt türler, çeşitli sembolizelerle anlatılmış, western, korku sineması, aşk hikayeleri, dramalar , suç ve cinayet temalı filmler, mafia filmleri ve bunlar gibi türler, zaman zaman filmin içine serpiştirilen gizemli karakterler yardımı ile, her parçayı tek tek hafızanıza işleyeceğiniz ve ancak filmin sonunda bir bütüne bakabileceğiniz puzzle gibi duruyor. Filmin alt (ve gizli )  teması, akılları karıştıran ( tıpkı Kayıp Otoban’da olduğu gibi ) iki farklı bölüm sıralaması ile ( kişiliklerin durum ve konum değişikliği ) her şeyin bir hayalden ( mi )  ibaret olduğu,  görünür tema içinde saklanmış,  yönetmenin bilerek ve isteyerek yaptığı bir şey bu. Peki alt temada, usul usul fısıldanan ne? Sinema ( siz ister buna Hollywood sineması deyin, isterseniz tüm bir sinema sektörünü parantez içine alın ) bir ilizyondur, hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Sinema, size görmekten yada duymaktan haz duyacağınız şeyleri sunar ve bu ilizyon, perde arkasındaki güçlerin elindedir. Bir yönetmen, senarist yada oyuncu istediği kadar prensipli, özgün yada başarılı olsun, bu hayali dünyaya adım attığı andan itibaren ışıltıların, şatafatın büyüsüne teslim olur, yavaş yavaş benliğinden kopma noktasına gelir ve bu durum başladığı andan itibaren ise tüm kontrol izleyicinin beğenisi ile para kontrolünü eline alan o perde arkası güçler arasındaki bir paylaşıma, alış verişe dönecektir. Lynch, Mullholland  Çıkmazı ile bizlere sunulan tür sinemalarının, hatta tüm sinema sektörünün sanatın ötesinde bir amaca hizmet ettiğini, yıldız olma hayali nedeni ile  bilincinden kopmaya başlayan bir genç kız kanalı ile onun bu  imkansız hayalini , ( başka bir kadın yıldıza olan aşk , burada Rita Hayword göndermesi müthişdi bu arada ) anlatıyor. Ve bu kurguya paralel olarak da, bir çok zorluklarla karşılaşan, istediği oyuncuyu bulmak için bile dayatmalara, baskılara maruz kalan genç bir yönetmen akıllara yoksa bu yönetmen David Lynch’in gençliği mi sorusu getiriyor.</p>
<p>Kısaca kendimce yaptığım yorum: Sinema bir ilizyondur, kendinizi bu büyülü dünyadan seçtiğiniz karakter yada kişelere yakın görebilir, reddedebilir yada kabul edebilirsiniz, ancak bu ilizyona katılımınız sadece bir izleyen olarak kalmayabilir, adım atmak isteyebilir, bu adımı atabilirsiniz de, ya sonrası?  Lynch bunu anlatmıştır , kendisine özgün sürreal sinema anlatım tekniğininin de yardımı ile.</p>
<p><a href="http://www.korkufilmi.net/korku-yazarlari/melisa-aydin/">Melisa Aydın</a></p>
<p>Film:<img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='10 Puan' /><br />
<br />
Korkutuculuk: <img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/4.gif' alt='2 Puan' /><br />
<br />
Gerilim: <img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='5 Puan' /><br />
<br />
Kan &#038; Revan: <img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/2.gif' alt='1 Puan' /></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
/* 468x60, oluşturulma 01.10.2008 */
google_ad_slot = "1556015331";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.korkufilmi.net/mulholland-drive-david-lynch-2001/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nekeddo burâddo (Naked Blood) &#8211; Hisayasu Sato 1995</title>
		<link>http://www.korkufilmi.net/nekeddo-buraddo-naked-blood-hisayasu-sato-1995</link>
		<comments>http://www.korkufilmi.net/nekeddo-buraddo-naked-blood-hisayasu-sato-1995#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Sep 2007 08:30:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan Toka</dc:creator>
				<category><![CDATA[1.Derece Gore=Mide Kanaması]]></category>
		<category><![CDATA[2.Derece Korku]]></category>
		<category><![CDATA[3.Derece Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[A+]]></category>
		<category><![CDATA[Apocalypse (Kıyamet Filmleri)]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Kurgu Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Cılgın Bilimadamları]]></category>
		<category><![CDATA[Deformasyon Korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan Toka]]></category>
		<category><![CDATA[Gore - Shock (Splatter)]]></category>
		<category><![CDATA[J-Horror]]></category>
		<category><![CDATA[Japonya Yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[Kült Film]]></category>
		<category><![CDATA[Kişilik Korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[Sürrealizm]]></category>
		<category><![CDATA[Virüs & Parazitler]]></category>
		<category><![CDATA[Yamyam Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı Bozuculuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.korkufilmi.net/?p=211</guid>
		<description><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/09/nakedblood.thumbnail.gif' alt='Naked Blood (Çıplak Kan)' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Hisayasu Sato<br />
<strong>Senaryo:</strong>Taketoshi Watari<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Misa Aika, Sadao Abe, Masumi Nakao<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 1995<br />
<strong>Ülke:</strong> Japonya<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p>
<br />

</p>
<p><strong>Konu:</strong> Eiji (Sadao Abe), hayatını bilime adamış bir ailenin tek çocuğudur ve küçük bir dahidir. Eiji&#8217;nin bilimadamı olan babası sonsuz yaşamı ve insanın tüm&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.korkufilmi.net%2Fnekeddo-buraddo-naked-blood-hisayasu-sato-1995&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=verdana&amp;colorscheme=evil" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/09/nakedblood.thumbnail.gif' alt='Naked Blood (Çıplak Kan)' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Hisayasu Sato<br />
<strong>Senaryo:</strong>Taketoshi Watari<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Misa Aika, Sadao Abe, Masumi Nakao<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 1995<br />
<strong>Ülke:</strong> Japonya<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><strong>Konu:</strong> Eiji (Sadao Abe), hayatını bilime adamış bir ailenin tek çocuğudur ve küçük bir dahidir. Eiji&#8217;nin bilimadamı olan babası sonsuz yaşamı ve insanın tüm acılarından arındığı, hayalinde kurguladığı geleceği göremeden, Eiji henüz doğmadan önce ölmüştür. Babasının hayalini paylaşan Eiji, onun yarım bıraktığı çalışmaları, genç yaşına rağmen sürdürür ve babasının &#8220;Myson&#8221; adını verdiği projeyi tamamlar. Bu proje insanoğlunu acılarından kurtarmayı hedefleyen mükemmel bir ağrıkesici geliştirme çalışmasıdır. Mükemmel ağrıkesiciyi bulan Eiji, bu maddeyi gizlice, annesinin doğum kontrol deneylerine katılan üç denek üzerinde dener. Ancak deney korkunç biçimde ters gidecek ve denekler için acı ve zevk arasındaki ayrım karışacaktır.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p>Korku Filmleri Yorumu: Öncelikle bu filmin şimdiye dek gördüğüm en iyi korku filmi öykülerinden ve senaryolarından birine sahip olduğunu belirtmem gerek. Hiçbir zaman sinemalarda gösterilmemiş (birkaç film festivali hariç), geniş dağıtıma çıkmamış ve el altından, kanlı ve mide kaldıran sahneleri nedeniyle splatter meraklıları arasında haklı bir ün edinmiş bu video yapımının, tüm kanlı görüntüsünün ardında dolu dolu bir öyküsü ve politik bir duruşu var.</p>
<p>Filmin adının neden Naked Blood (Çıplak Kan) olduğu ile başlayalım. Japonya, kapitalizme geç bir döneminde geçmiş kültürlerden biri ve ülkede batılı kapitalizmlerde görülmeyecek türde, güçlü bir alt geleneksel kültür de halen mevcut. Bu geleneksel kültür, ülkenin batılı kapitalizme bütünüyle kapılıp kültürel yozlaşmasını engellemeyi hedefleyen bazı örgütlenmeleri de beraberinde getiriyor. Güçlü bir sansür mekanizması gibi. Sansür mekanizması, Japon sinemasal üretimini 1990&#8242;ların ortalarına dek, bazı somut konularda sıkı biçimde denetliyordu. Bu konuların başında da çıplaklık geliyordu. Japon sinemasında, kadın ya da erkek, cinsel organ gösterilmesi kesinlikle yasaktı. Naked Blood ise bu yasağı mantıksal olarak parçalamaya yönelik en simgesel ve en felsefik olan ilk tehditlerden biridir.</p>
<p>Yönetmen Hisayasu Sato ise Japonya&#8217;nın underground sinema endüstrisi olan ve softcore erotik filmlerin üretildiği pinku eiga (Pink Film &#8211; Pembe Sinema) sinemasından gelen bir yönetmen. Pinku Eiga sineması, 1 saatlik softcore, cinsel organ gösterilmeyen, ucuz erotik filmlerin çekildiği bir alt sinema biçimi. Her zaman için sistemin dizi dibinde olmuş olan ama her zaman için de üvey evlat muammelesi görmüş olan bu alt tür, tüm kapitalist sistemlerde görülebilecek, sistemin bekası için ihtiyaç duyulan ama diğer yandan her zaman da nefret edilen üvey evlat olmaya mahkum o çirkin ördek yavrusudur. Sato&#8217;nun Naked Blood&#8217;da ortaya koyduğu sert tepki, sürekli inkar edilmenin, nefret edilmenin, bir yandan da kapitalist bir düzlemde ihtiyaç duyulmanın örneklediği kapitalist ikiyüzlülüğe karşı verilmiş olan bir tepki. Pinku Eiga sinemasında kullanılan, yasakları aşmak gereken her ortamda icat edilen metodik yaratıcılık da (Trier&#8217;in Beş Engelinde yasaklara karşı ortaya konan yaratıcı sunumları hatırlayalım) bu sinemanın yönetmenlerinden biri olan Sato tarafından, bu filmde tehditkar biçimde kullanılmıştır. Sato kendi sözleriyle, &#8220;izleyen herkesi şok etmeyi ve herkese bir tokat atmayı hedefleyen&#8221; bu filmi, kendi uzmanlık alanı olan erotik sinemanın dışındaki korku sinemasında, şekilci sansür mekanizmasının sınırları dışına taşabildiği şok edici bir meşruiyet içerisinde gerçekleştirebilmiştir.</p>
<p>Filmde kadın cinsel organı gösterilir ancak bu gösterim çatalın ucundaki bir et parçasının görüntüsüdür. Myson maddesini almış olan deneklerden biri için yemek yemek en büyük zevktir. Önce <a href="http://www.youtube.com/watch?v=BVAU-k_GccU">elini tavada pişirip yemeyi</a> deneyen (Mükemmel bir ağrı kesici olan Myson maddesi acıyı zevke dönüştürmektedir, bu sahnede kadın için birçok yönden farklı zevkler biraradadır) denek, daha sonra cinsel organının görünmediği bir sahnede, sinema tarihindeki en mide bulandırıcı yamyamlık gösterilerinden birini gerçekleştirir. Bir çatal ve bıçak yardımıyla organını keserek ağzına götüren kadın bu sahnede, sistem tarafından bu kadar korkulan ve bu kadar anlam yüklenen, gösterilmesi yasaklanan bu organın aslında sadece bir et parçası olduğunu gösterme amacındadır. Çatalın ucundayken organ sadece bir et parçasıdır. Aslında çatalın ucunda değilken de o bir et parçasıdır; öyleyse bu kadar yasak ve bu kadar alavere ne içindir?</p>
<p>Zaten film, altyapısındaki senaryonun detayları ve görselliği ile bu antitezi sürekli olarak besler. Eiji&#8217;nin babası, vücudun insanı sınırlandıran bir kafes olduğunu düşünmüş ve insanın tüm evreni kucaklayacak bir ışık haline, sonsuzluğun kendisi haline (Uzay Macerası 2000&#8242;in sonunda olduğu gibi) gelmesi idealini benimsemiştir. Eiji de bu idealin peşindedir. (Eiji kelime anlamı: sonsuzluğun çocuğu) Film, görsel olarak sınırsızlık ve sonsuzluk imgelerini (açık deniz, gökyüzü, ışık) gereken her anda, o anda içerisinde bulunan şehirli, sınırlandırıcı ve klastrofobik yaşama biçimine karşı zıtlık ve rahatlama yaratmak amacıyla kullanır. Bu sınırlandırma kapitalizmin ve geçerli düzenin kendisidir. Denekler, başlangıçta doğum kontrol deneyleri için orada bulunmaktadırlar, ve deneyi yürüten Eiji&#8217;nin annesi deneklere dünyanın nasıl bir nüfus patlaması ile karşı karşıya olduğunu anlatır. (Eiji&#8217;nin annesi ve babası arasında bile bir sınır ve sınırsızlık ayrımı uygulanmıştır. Filmin sonunda Eiji&#8217;nin babasının hayalinin, annenin yarılmış karnından içeri girmesi ve sonrasında kadının vücudunun gözden kaybolması filmin en ilginç sahnelerinden biridir) Sınırlılık ve klastrofobi, aslına bakarsanız bu filmdeki gerçek korku unsurlarıdır. Öyle ki, Eiji filmin sonunda, ilişki yaşadığı üçüncü denek tarafından öldürüldüğünde yüzünde mutlu bir gülümseme ile bunu istekle kabul edecektir. </p>
<p>İzlediğim en iyi body horror örneklerinden biri olan Naked Blood, aptal bir splatter-gore filminden ibaret değil. Karakterlerin tanımları, biçimleri ve detayları ile, öyküsünün gücü ile, sürrealizmi kullanış biçimi ve görsel etkinliği ile müthiş bir film. Aynı şekilde oldukça tehdit edici ve çok politik bir film; pekçok akla gelen diğer boddy horror filmlerinde olduğu gibi, politik doğasına uygun apokaliptik bir son mesajla, sürreal biçimde kapanıyor. Ama izleyicinin aklında birçok soruyu da bırakmayı ihmal etmiyor. &#8220;Kışkırtıcı&#8221;, &#8220;politik&#8221;, &#8220;sürreal&#8221;, &#8220;tehditkar&#8221; bir film. Sınırları darmadağın eden, ve tematik anlamda birçok farklı kulvara el atabilen, dopdolu bir film. </p>
<p>
<a href="http://www.korkufilmi.net/korku-yazarlari/gokhan-toka/">Gökhan Toka</a></p>
<p>Film:<a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=51"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='10 Puan' /></a><br />
<br />
Korkutuculuk: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=88"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/8.gif' alt='8 Puan' /></a><br />
<br />
Gerilim: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=79"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/6.gif' alt='6 Puan' /></a><br />
<br />
Kan &#038; Revan: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=97"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='10 Puan' /></a></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_alternate_color = "000000";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
google_ad_format = "468x60_as";
google_ad_type = "text_image";
//2007-09-26: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "FFFFFF";
google_color_url = "000000";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.korkufilmi.net/nekeddo-buraddo-naked-blood-hisayasu-sato-1995/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nekromantik &#8211; Jörg Buttgereit 1987</title>
		<link>http://www.korkufilmi.net/nekromantik-jorg-buttgereit-1987</link>
		<comments>http://www.korkufilmi.net/nekromantik-jorg-buttgereit-1987#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Aug 2007 09:12:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan Toka</dc:creator>
				<category><![CDATA[1.Derece Gore=Mide Kanaması]]></category>
		<category><![CDATA[5. Derece Korku]]></category>
		<category><![CDATA[5.Derece Gerilim=Gerilim Yok]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[B Movie]]></category>
		<category><![CDATA[B-]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan Toka]]></category>
		<category><![CDATA[Gore - Shock (Splatter)]]></category>
		<category><![CDATA[Gotik]]></category>
		<category><![CDATA[Kült Film]]></category>
		<category><![CDATA[Kişilik Korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[Nekrofili]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[Sürrealizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.korkufilmi.net/?p=199</guid>
		<description><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/nekromantik.thumbnail.gif' alt='Nekromantik' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Jörg Buttgereit<br />
<strong>Senaryo:</strong>Jörg Buttgereit, Franz Rodenkirchen<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Daktari Lorenz, Beatrice Manowski, Harald Lundt<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 1987<br />
<strong>Ülke:</strong> Almanya<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p>
<br />

</p>
<p><strong>Konu:</strong> Kazalardan sonra kaza mahalini temizleyen JSA adlı bir şirkette (!! Jesetleri Seven Adamlar, nası şirket bu ya &#8211; özelleştirmenin böylesine pes&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.korkufilmi.net%2Fnekromantik-jorg-buttgereit-1987&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=verdana&amp;colorscheme=evil" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/nekromantik.thumbnail.gif' alt='Nekromantik' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Jörg Buttgereit<br />
<strong>Senaryo:</strong>Jörg Buttgereit, Franz Rodenkirchen<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Daktari Lorenz, Beatrice Manowski, Harald Lundt<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 1987<br />
<strong>Ülke:</strong> Almanya<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><strong>Konu:</strong> Kazalardan sonra kaza mahalini temizleyen JSA adlı bir şirkette (!! Jesetleri Seven Adamlar, nası şirket bu ya &#8211; özelleştirmenin böylesine pes doğrusu?) işçi olarak çalışan bir genç adamın ölüler ve ölü iç organları ile ilgili saplantılı bir bağı vardır. Kaza yerlerinde buldukları cesetlerin ufak tefek parçalarını çaktırmadan eve getiren adamın en az kendisi kadar sapık bir de kız arkadaşı vardır. Bir gün bir çayırlıkta çürümüş bir ceset bulunur ve adamımız cesedi  çaktırmadan komple yürüterek işleri büyütmeye karar verir. Cesedi eve getiren adam sevgilisinin takdiri ve sevinç gösterileri ile karşılanır. Cesetle üçlü sevişme yapan ve bundan büyük keyif alan sevgililerin arası, adamın işten kovulması ile açılır. Artık eve ölü arkadaş getiremeyecektir. Bu duruma bir hayli bozulan kız arkadaşı, adamı cesetle aldatır ve cesetle birlikte evi terk eder! Bundan sonra bunalım dolu günler adamı beklemektedir.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p>Korku Filmleri Yorumu: Hayatımda izlediğim en iğrenç, en mide bulandırıcı film. </p>
<p>Bu film çok uzun zamandır arşivimizde duruyordu. Başımıza ne geleceğini az çok kestirdiğimiz için bir türlü elimiz izlemeye gitmiyordu. Korkunun ecele faydası yok deyip, başımıza gelecekleri kabul ederek, en sonunda dvd player&#8217;a verdik, ki vermez olaydık. Bu kadarını beklemiyorduk. Bu film bir mide kanaması gücünde.</p>
<p>En son bu derece bir mide bulantısı geçirdiğimde sabah kahvaltısında Eli Roth&#8217;un ilk filmi &#8220;Cabin Fever&#8221;i izliyordum. Melemen vardı ve biraz da az pişmişti. Sabahın körü, az pişmiş melemen ve ortalama üstü Eli Roth iğrençliği bir araya gelince kahvaltı bitmez bir hal almıştı. Bu kez, bünyeye film dışında bir başka mide burucu girdi almamamıza ve kulüp rakısı gibi filmi kuru kuru tüketmemize rağmen mide bulantısı çok daha feci oldu.</p>
<p>Üçlü sevişme sahnesi hayatımda gördüğüm en iğrenç şeydi. Umarım böyle birşeyi bir daha görmem. Filmin bu sahnesi dışında, sondaki intihar sahnesini saymazsak bu kadar yoğun mide bulantıcı halleri yok aslında. Var tabi ki ama belli bir düzeyde ve tonda devam eden bir bulantı bu. Sevişme sahnesiyle bomba gibi patlayan mideler, akabinde korku dolu, her kapının ardından iğrenç bişey çıkacak beklentisiyle yankılı bir bulantıya dönüşüyor. Türlü irili ufaklı iğrençlikler ile film mideleri sonuna kadar çalkalamayı başarıyor. En sonunda da bir yanardağ patlaması gibi patlayarak :) <a href="http://www.youtube.com/watch?v=CuisSXQfbCo">izleyiciyi kusmaya sevk eden muazzam bir kapanışla</a> kapanıyor. Bu filmi bana hiçbir güç bir daha seyrettiremez.</p>
<p>Kişilik korkusu dediğimiz, bu ayrık karakterlerin tüm detaylarıyla sergilenen iğrenç yaşantılarının haricinde film, iç organ, kan, irin, her türlü vücutsal ifrazat vs göstermekten çekinmiyor. Korku filmi sevenlerin bu tür aparatlar görmeye az çok alışkanlığı ve bağışıklığı vardır. Ancak bu filmde bu unsurlar kişilik korkusu etrafındaki çiçekler gibi kullanıldığı için mide bulantısı dayanılmaz oluyor. Henry gibi bazı kişilik korkusu filmleri, hiç gore unsuru kullanmasalar da benim için zaten hali hazırda en mide kaldırıcı türdür. Nekromantik ise kişilik korkusunun yanı sıra izleyiciye tükketirdiği gore unsurları ile mide bulantısını bir üst seviyeye çıkarıyor ve film boyunca orada tutuyor.</p>
<p>Efektlerin nasıl bu kadar iyi olduğunu, filmin yapım kalitesine (kalitesizliğine) baktığımızda anlayabilmek çok zor. Kimi kaynaklar, bu filmde efekt kullanılmadığını, cesetlerin ve organların gerçek olduklarını, başroldeki ikilinin de gerçek ölüseviciler olduğunu söylese de, ben buna inanmıyorum. Kült filmlerin bu tür rivayetlere gebe olması normaldir. Peter Jackson&#8217;un Bad Taste filmindeki çeneden yukarısı kopan elemanın bir benzeri bu filmde de vardı ve gayet güzel yapılmıştı. O gerçek bir ceset olmadığına ve bu denli iyi göründüğüne göre, geri kalan efektleri de yapmakta zorlanacaklarını sanmıyorum.</p>
<p>Film o kadar absürd ki her şeyin ötesinde komik olmayı dahi başarıyor. (Adamın elinde bağırsaklarla &#8211; ya da ciğer bilmiyorum, kırda romantik bir müzik eşliğinde koşturduğu rüya sahnesi gibi). Müzikleri kim yaptıysa helal olsun diyorum, love story&#8217;nin müzikleri bile bu kadar romantik değil. Film de zaten, genel havası itibarıyla daha çok bir aşk ve terk ediliş öyküsünü andırıyor. Bu durumda da, örneğin sevişme sahnesinde olduğu gibi, sanki iki sevgili arasındaki romantik bir birleşme anlatılıyormuş gibi anlatılan, oysa ki biririnin çürümüş bir ölü olduğu üçlü bir sevişmede bu durum acayip bir tezat ortaya çıkarıyor. Bazı sahneler bana Anayurt Oteli dolayısıyla çok tanıdık geldi. İntihar sahneleri ve her iki filmin de ortalık yerinde gereksiz gibi görünen ve aslında kahramanın toplumsal ayrıklığının çok da fersah fersah ayrıksı olmadığını vurgulayan sinema sahneleri gibi. </p>
<p>Bu filmi izleyebilmek için sağlam mideye sahip olmak ve en son yediğiniz yemeğin üzerinden belli bir süre geçmiş olması öncelikli koşullar olmalı. Her ne kadar filmi beğendiysem de, eğlenceli ve faltaşı kıvamında izlenilebilir bulduysam da ve kült mertebesinin hakkını sonuna kadar teslim ettiğini düşündüysem de, izlemenizi tavsiye etmiyorum. Kişilik korkusu kolay tüketilebilir bir tür değildir. Bundan önce daha hafif, daha kolay tüketilebilir, Henry: Portrait of A Serial Killer gibi filmleri izleyin, daha sonra bu anti-ortodoks ve çarpık nekrofili öyküsünü izlemeyi deneyin. </p>
<p>
<a href="http://www.korkufilmi.net/korku-yazarlari/gokhan-toka/">Gökhan Toka</a></p>
<p>Film:<a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=54"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/7.gif' alt='7 Puan' /></a><br />
<br />
Korkutuculuk: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=94"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/2.gif' alt='2 Puan' /></a><br />
<br />
Gerilim: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=83"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/2.gif' alt='2 Puan' /></a><br />
<br />
Kan &#038; Revan: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=97"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='10 Puan' /></a></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_alternate_color = "000000";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
google_ad_format = "468x60_as";
google_ad_type = "text_image";
//2007-09-26: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "FFFFFF";
google_color_url = "000000";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.korkufilmi.net/nekromantik-jorg-buttgereit-1987/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Phenomena &#8211; Dario Argento 1985</title>
		<link>http://www.korkufilmi.net/phenomena-dario-argento-1985</link>
		<comments>http://www.korkufilmi.net/phenomena-dario-argento-1985#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Oct 2007 11:33:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan Toka</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Giallo]]></category>
		<category><![CDATA[Italya Yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[Katiller (Slasher Filmleri)]]></category>
		<category><![CDATA[Sürrealizm]]></category>
		<category><![CDATA[Seri Katiller]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.korkufilmi.net/?p=365</guid>
		<description><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/10/phenomena.thumbnail.jpg' alt='Phenomena' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Dario Argento<br />
<strong>Senaryo:</strong>Dario Argento (öykü ve senaryo), Franco Ferrini (öykü ve senaryo)<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Jennifer Connelly, Donald Pleasence, Şempanze Tongo, Daria Nicolodi, Patrick Bauchau<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 1985<br />
<strong>Ülke:</strong> İtalya<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p>
<br />

</p>
<p><strong>Konu:</strong> Dünya çapında ünlü bir aktörün kızı olan Jennifer Corvino (Jennifer Connelly),&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.korkufilmi.net%2Fphenomena-dario-argento-1985&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=verdana&amp;colorscheme=evil" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/10/phenomena.thumbnail.jpg' alt='Phenomena' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Dario Argento<br />
<strong>Senaryo:</strong>Dario Argento (öykü ve senaryo), Franco Ferrini (öykü ve senaryo)<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Jennifer Connelly, Donald Pleasence, Şempanze Tongo, Daria Nicolodi, Patrick Bauchau<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 1985<br />
<strong>Ülke:</strong> İtalya<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><strong>Konu:</strong> Dünya çapında ünlü bir aktörün kızı olan Jennifer Corvino (Jennifer Connelly), kendisiyle çok fazla ilgilenemeyen babası tarafından İsviçre&#8217;de, Alplerin eteklerindeki bir yatılı okula yazdırılır. Bir uyurgezer olan Jennifer&#8217;ın, böceklere karşı da yoğun bir ilgisi vardır. Uyuyup gezdiği daha ilk gecede vahşi bir cinayete tanık olan Jennifer, uyandığında kendini aynı kasabada yaşayan bir İskoç böcek bilimci olan Prof. John McGregor (Donald Pleasence) ve şempanzesinin (Tongo) evlerinin bahçesinde bulur. Böcek bilimciyle kısa sürede dostluk kuran Jennifer, buna karşılık okuldakilerle hiç anlaşamamaktadır. Ancak Jennifer&#8217;ın en büyük sorunu bu değildir. Giderek ağını genişleten ve kasabada büyük bir korku yaratan katil, artık kendisini gördüğünü düşündüğü Jennifer&#8217;ın da peşindedir. Ünlü yıldız Jennifer Connely&#8217;nin ilk uzun metraj filmi ve ilk başrolü olan Phenomena, aynı zamanda aktristin, Requem for a Dream&#8217;e bile oranla kat kat daha fazla &#8220;acı çektiği ve sefil olduğu&#8221; film. Psikopat bir katil, böcekler, böcek seven bir kız, bir şempanze ve çürüyen ceset ve ceset parçaları. Hadi buyrun bu denklemi çözün. Phenomena, büyük usta Dario Argento&#8217;nun en plasede kalmış, en bomba ve en eğlenceli filmlerinden biri. </p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_alternate_color = "000000";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
google_ad_format = "468x60_as";
google_ad_type = "text_image";
//2007-09-26: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "FFFFFF";
google_color_url = "000000";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.korkufilmi.net/phenomena-dario-argento-1985/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

