<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Korku Filmleri &#187; A+</title>
	<atom:link href="http://www.korkufilmi.net/category/editorun-notu/1010-mukemmel/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.korkufilmi.net</link>
	<description>Gerçek Korku Filmi Tutkunlarına</description>
	<lastBuildDate>Mon, 16 Jan 2012 08:32:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.1</generator>
		<item>
		<title>Bijita Q (Visitor Q) &#8211; Takashi Miike 2001</title>
		<link>http://www.korkufilmi.net/bijita-q-visitor-q-takeshi-miike-2001</link>
		<comments>http://www.korkufilmi.net/bijita-q-visitor-q-takeshi-miike-2001#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Aug 2007 10:05:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan Toka</dc:creator>
				<category><![CDATA[2.Derece Gore]]></category>
		<category><![CDATA[5. Derece Korku]]></category>
		<category><![CDATA[5.Derece Gerilim=Gerilim Yok]]></category>
		<category><![CDATA[A+]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[Evil Children]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan Toka]]></category>
		<category><![CDATA[Japonya Yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[Kült Film]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Nekrofili]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[Sürrealizm]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı Bozuculuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.korkufilmi.net/?p=170</guid>
		<description><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/visitorq.thumbnail.gif' alt='Visitor Q' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Takeshi Miike<br />
<strong>Senaryo:</strong>Itaru Era<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Kenichi Endo, Shungiku Uchida, Kazushi Watanabe<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2001<br />
<strong>Ülke:</strong> Japonya<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p>
<br />

</p>
<p><strong>Konu:</strong> Japon gençliğinin yoldan çıkması ve toplumsal yozlaşma üzerine haberler yapmış olan, bu konuya takıntılı eski bir haber spikeri ve onun bu takıntı nedeniyle&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.korkufilmi.net%2Fbijita-q-visitor-q-takeshi-miike-2001&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=verdana&amp;colorscheme=evil" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/visitorq.thumbnail.gif' alt='Visitor Q' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Takeshi Miike<br />
<strong>Senaryo:</strong>Itaru Era<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Kenichi Endo, Shungiku Uchida, Kazushi Watanabe<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2001<br />
<strong>Ülke:</strong> Japonya<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><strong>Konu:</strong> Japon gençliğinin yoldan çıkması ve toplumsal yozlaşma üzerine haberler yapmış olan, bu konuya takıntılı eski bir haber spikeri ve onun bu takıntı nedeniyle yapısal bozgunla sınadığı ailesine gizemli bir yabancı konuk olur. Biz ona &#8220;Misafir Q&#8221; deriz. Misafir Q&#8217;nun gelişi ile eroin bağımlısı bir anne, anneye fiziksel işkence yapmaktan zevk alan erkek çocukları, fahişe bir kız, fahişe kızıyla para karşılığı yatan babadan oluşan bu &#8220;müthiş&#8221; aile çok değişecektir.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p>Korku Filmleri Yorumu: Bu filmi altına koyabilecek uygun bir başlık bulabilmek hiç kolay değil. Aslında bu, sadece bu film için değil, bir çok Takeshi Miike filmini sınırlandırırken karşılaşılan bir olanaksızlık. Bu tür bir gruplandırma bu adamın filmleri için mümkün değil. Bu nedenle de Takeshi Miike filmlerinin bazı ortak özelliklerinden yola çıkarak tamamen bağımsız ayrı bir ana gruplandırma başlığı belirlemek durumunda kaldım. Bu gruba &#8220;yapı bozuculuk&#8221; adını verdim. Yapı bozuculuk ile kastım nedir? Ana başlıklara baktığımızda kişilik korkusu (personality horror) adlı bir başlık görüyoruz. Henry vb seri katil filmlerinin bazıları görsel sertliklerinden ziyade sergiledikleri kişiliklerin korkunçluğu ile korkuturlar. Yapı bozuculuğu da benzer biçimde düşündüm ama belii bir kişilikle sınırlandırmadan, genel kabul gören toplumsal bir yapının bir antitezinin sergilendiği ve sınandığı filmler için kullanabiliriz. Yapı bozuculuk, en oturmuş görünen ve tartışılmayan toplumsal yapı ve değerleri alaşağı ederek hayal gücünün sınırsızca sınandığı filmleri gruplamak için kullanabileceğim uygun bir başlık olabilir. Peki ama bu türden soyut bir sınama bir korku filmi ortaya çıkarabilir mi?</p>
<p>Aslında yapı bozuculuk yarattığı sınırsızlık ölçüsünde, modern toplumsal yapılarda ve baskın kültürel normlarda dile getirmeye dahi cesaret edilemeyecek alternatif olasılıkları düşündürerek izleyiciyi arasına sıkıştığı güvenli düşünsel kalıpların dışına çıkmaya ve dolayısıyla korkuya götürebilir. Bu grubu bazı Miike filmleri için özel tasarlamadım elbette. Aklıma bazı Luis Bunuel, Haneke, Lynch filmleri de geldi. Ortak özellikleri sürrealizm olabilen bir dizi film. Sürrealizm başlı başına bir korku biçimi değildir, korkuyla sınırlı ve özdeş değildir çünkü. Ama bu tür filmlerin yapmaya çalıştıklarına, amaçlarına baktığımızda, orada toplumsal genel geçer düzenler açısından korkutucu olan hedeflerini görüyoruz. Ki bu da gayet politik bir hedef olan yapı bozumudur. Örneğin Luis Bunuel&#8217;in Exterminating Angel filminde, tamamı burjuva konukların yemek sofrasından bir türlü kalkamamaları ve görünmez bir engelle gayet sürreal biçimde engelleniyor olmaları gibi. Visitor Q da benim için bu tür bir &#8220;uydurma&#8221; grup başlığı altında toparlayabileceğim şimdilik ilk örnek oldu. Bu filmi elbette ki Kişilik Korkusu altında toparayabilmek de mümkün. Ama bu durumda filmin esas korkutma amacından ve büyük resimden uzaklaşılmış olunur. Çünkü burada korkutucu olan ekranda sergilenen karakter değil, yapı bozuculuğu aracılığı ile korkutulan izleyicinin kendi karakteridir ve yapı bozumuna verdiği olumlu tepkidir. </p>
<p>Miike&#8217;ın tüm filmlerinde, düşünce ve sergilemedeki sınır tanımazlık bir tür yapı tehditini de beraberinde getirir. Ancak Visitor Q haricindeki tüm filmlerinin odağında izlenebilir bir öykü çizgisi bulunur. Visitor Q&#8217;da ise, yapı bozma amacı ve film arasında herhangibir takip edilebilir alternatif öykü çizgisi yok. Bu film salt tehditten oluşmaktadır.</p>
<p>Film, &#8220;Hiç babanızla seks yaptınız mı&#8221; sorusuyla başlıyor. Sonrasında fahişelik yapan küçük kızın babasıyla seks yaptıkları sahne ile açılıyor. Bir hayli uzun süren bu sahne izleyiciyi büyük bir tuzağın içine çekmeyi amaçlıyor. Ağırlık olarak bakıldığında filmin eşit önemdeki benzer sahneleri bundan çok daha kısadır. Bu sahne uzundur, yavaş akar, nedeni izleyiciyi azdırmak istemesidir. Bu çok garip ve hatta iğrenç gelebilir. Ama şöyle bir durum var: Ekranda baba-kız oldukları idda edilen iki kişi var ve ara sıra baba &#8220;bu çok yanlış&#8221; dese de sevişiyorlar. İzleyici bunu bir noktaya kadar alır ve bu yanlışlığı olanca sertliği ile hatta mide bulantısı ile kabul eder. Ama bir noktadan sonra ekrandaki görselliğin etkisine girecektir. Ne de olsa bu sadece bir filmdir. Ama tez ortadadır. Teze rağmen bu sekans izleyicinin geçici dikkatini çekmeyi başarabilir. Bu noktada, izleyicinin hissedebileceği karakter korkusu kendi karakterine yönelik olandır. Bir ensest görüntüsünü izlemekten keyif aldığını fark eden izleyici kendinden korkar.</p>
<p>Film sonrasında, &#8220;Hiç Annenizi dövmeyi düşündünüz mü?&#8221; sorusuyla devam eder ve izleyiciye yönelttiği tehditlerini çeşitlendirir. </p>
<p>Filmde ensest, aile içi şiddet, uyuşturucu kullanımı, zina, fahişelik, hatta nekrofili, olağan ve kabul gören bir sıradanlık ve alenilikte yaşanan olaylardır. Miike ailedeki tüm karakterleri sırayla izleyicinin kullanımına sunar. Birinin takip edilmez aykırılıkta ve agresiflikte sunulduğu noktada bir başka karakter resesif (çekinik) bir formatta sunulur ve izleyicinin pasif dikkatini bir sonraki değiş tokuşa kadar taşır. Her karakter çarpıktır ama bu çarpıklığın anlaşılması izleyici açısından zaman alıcıdır. İzleyici karakterin gerçekten çarpık ve ahlaki açıdan izlenemez olduğunu kavrayıncaya kadar uzunca bir süre sanki öyleymiş gibi karakteri istekle kabul ve takip eder. Her bayrak değişimi izleyici bakışının kendi kendini aldattığı birer andır.</p>
<p>Bu çarpık karakterlerin sıradanlık eksenini oluşturdukları bu yapının bozumu Visitor Q sayesinde olur. Garip bir yabancı birden bire hayatlarına girer, yemek sofralarına tek kelime etmeden oturur. Kimi zaman başlarına taşla vurarak ve izleyicinin vicdanını ve arzusunu yerine getirerek bu çarpıklığa karşı durur. Kimi zaman ise onların oyunlarına katılarak izleyiciye ihanet eden bir karakter de o olur. Filmin sonları geldiğinde, Visitor Q&#8217;nun da yardımına koştuğu bu devinimler sayesinde, filmin başlarında çok büyük ölçüde yadırganabilecek gariplikler artık izleyicinin açılan algısı sayesinde rahatça kabul edilebilir hale gelmiştir.</p>
<p>Film, bir öze dönme ve küçülme ritüeli ile son bulur. Tüm aile, çıkış noktaları olan, her şey çarpılmadan önce bir zamanlar bilinçsizlikle var oldukları bir utero huzuruna geri dönerler ve bundan çok da mutludurlar. </p>
<p>Birçok Miike filmi izlemiş olmama rağmen içlerinden en yırtıcı ve en tehditkar olanın bu film olduğunu söylemeliyim. Oldukça sürreal görünmekle birlikte amacının netliği ve politikliği sayesinde, Miike&#8217;ın sürrealizmi eksen olarak kullanan birçok filmine göre çok daha net ve anlaşılır bir film. Ama kesinlikle güvenli bir film değil. Bu filmin, yönetmenin en iyi bulduğum iki filmi Audition ve Katil Ichi ile aynı kalitede olduğunu düşünüyorum. </p>
<p>
<a href="http://www.korkufilmi.net/korku-yazarlari/gokhan-toka/">Gökhan Toka</a></p>
<p>Film:<a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=51"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='10 Puan' /></a><br />
<br />
Korkutuculuk: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=94"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/2.gif' alt='2 Puan' /></a><br />
<br />
Gerilim: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=83"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/2.gif' alt='2 Puan' /></a><br />
<br />
Kan &#038; Revan: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=99"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/8.gif' alt='8 Puan' /></a></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_alternate_color = "000000";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
google_ad_format = "468x60_as";
google_ad_type = "text_image";
//2007-09-26: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "FFFFFF";
google_color_url = "000000";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.korkufilmi.net/bijita-q-visitor-q-takeshi-miike-2001/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Black Christmas &#8211; Bob Clark 1974</title>
		<link>http://www.korkufilmi.net/black-christmas-bob-clark-1974</link>
		<comments>http://www.korkufilmi.net/black-christmas-bob-clark-1974#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Apr 2007 05:42:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan Toka</dc:creator>
				<category><![CDATA[1.Derece Gerilim=Yüksek Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[2.Derece Korku]]></category>
		<category><![CDATA[5.Derece Gore=Gore Yok]]></category>
		<category><![CDATA[A+]]></category>
		<category><![CDATA[Final Girl]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan Toka]]></category>
		<category><![CDATA[Kanada Yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[Katiller (Slasher Filmleri)]]></category>
		<category><![CDATA[Seri Katiller]]></category>
		<category><![CDATA[Teen Slasher]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.korkufilmi.net/?p=108</guid>
		<description><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/07/black-christmas.thumbnail.jpg' title='Black Christmas' alt='Black Christmas' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Bob Clark<br />
<strong>Senaryo:</strong>Roy Moore<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Olivia Hussey, Keir Dullea, Margot Kidder, Andrea Martin<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 1974<br />
<strong>Ülke:</strong> Kanada<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p>
<br />

</p>
<p>Korku Filmleri Yorumu: Geçen yıl izlediğim tüm filmler içinde sanırım en heyecan verici olanlar şunlardı: Sympathy for Mr. Vengeance (Chan Wook&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.korkufilmi.net%2Fblack-christmas-bob-clark-1974&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=verdana&amp;colorscheme=evil" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/07/black-christmas.thumbnail.jpg' title='Black Christmas' alt='Black Christmas' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Bob Clark<br />
<strong>Senaryo:</strong>Roy Moore<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Olivia Hussey, Keir Dullea, Margot Kidder, Andrea Martin<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 1974<br />
<strong>Ülke:</strong> Kanada<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p>Korku Filmleri Yorumu: Geçen yıl izlediğim tüm filmler içinde sanırım en heyecan verici olanlar şunlardı: Sympathy for Mr. Vengeance (Chan Wook Park), Fallen Angels (Wong Kar Wai), Bittersweet Life (Woon Ji Kim), Pan&#8217;ın Labirenti (Guillermo Del Toro &#8211; Bu Cuma nihayet dünya prömiyerinden neredeyse bir yıl sonra ülkemizde de vizyona giriyor) ve 74 yapımı Black Christmas. Ama özellikle bir korku sineması tutkunu oluşum nedeniyle üzerimde en büyük sarsıntı yapan filmin de Black Christmas olduğunu belirtmeliyim.</p>
<p>Black Christmas&#8217;ı bu kadar geç seyretmiş olmamın geçerli nedenleri var aslında. Bir kere öncelikle korku sinemasındaki slasher (kanlı cinayet) türünü çok fazla hazzetmem. Diğer bir neden de Carpenter&#8217;ın kendini meşhur eden Halloween serisini, bu film, yani Black Christmas üzerine kurduğunu bilmemdi. Açıkçası Halloween da çok fazla sevdiğim bir seri değildir. Çünkü korku türünü işlevsel olduğu zaman seviyorum, yani korkuttuğu zaman. O adrenalin ve gerilim duygusuna bağımlıyım. Ancak örneğin Halloween ya da Jason vb gibi ikonik kötücül figürler üzerine yüklenen ve kötülüğü ehlileştirerek popularize etmek yoluyla katilleri birer anti-kahraman suretinde yeniden sunan bu tür &#8220;slasher&#8221; yapımları bu gerilim duygusunu yok ediyor ve korkuyu ehil bir popüler tüketim aracına indirgiyorlar. Halbuki kontrol edilemeyen ve ikonik olmayan, dışında duramaycağınız bir korku biçimi bence çok daha etkili. Neyseeee&#8230;</p>
<p>2006&#8242;da bir tekrar çekimi yapıldı Black Christmas&#8217;ın. Üzerine bir de Vietnam Savaşı&#8217;nın popüler korku sinemasının doğuşuna etkileri üzerine bir okuma yapıyordum ki Bob Clark&#8217;ın ismiyle karşılaştım. Aslen Kanadalı bir yönetmen olan Clark yine 74 yılında çektiği Dead of Night isimli zombi filmiyle bu fenomenin tam kalbine nüfuz etmiş ve Vietnam&#8217;ın, Korku Kültürü üzerine etkisini en etkin biçimde sosyal bir sorunun gırtlağını sıkarak irdelemiş bir yönetmen olarak karşıma çıktı. (Vietnam&#8217;dan evine zombi olarak dönen ve ölmek isteyen ancak ölemeyen bir askerin üzerine kurduğu bir korku-dram) Yönetmenin aynı yıl içinde çektiği Black Christmas ise, kendinden sonraki korku sinemasını çok büyük öçlüde etkilemiş başlı başına BİR FENOMEN. Yani Bob Clark, popüler korku sineması açısından bir yılda çektiği bu iki filmle çok büyük bir fenomen. </p>
<p>Ancak Black Christmas&#8217;ın da aslında UĞURSUZ ya da LANETLİ FİLMLER başlığı altında irdelenmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Dead of Night&#8217;ın aksine, Black Christmas ile Clark, çok büyük tepki çekmiş. Özellikle Hiristiyan ve tutucu kesimler kendisini kutsal ve mutlu bir zaman olan yılbaşı dönemini bir korku ve işkence periyodu olarak sunduğu ve o dönemki özgürlükçü gençliğin tutucu kesimle sürtüşmesini bu denli sert bir biçimde ele aldığı için çok fazla eleştirmişler. Film ABD&#8217;de vizyona girdiğinde de başka bir isimle girmek zorunda kalmış zaten. Ama sonrası Clark için hiç hoş olmamış. Sadece iki filminden de olsa yola çıkarak diyebilirim ki Clark, müthiş bir korku sineması ustasıymış. Özellikle BC&#8217;daki gerilimi daha önce hiçbir filmde bu denli yoğun biçimde hissetmediğimi söylemeliyim. Ve bu bir tesadüf olamaz. Adam gerçekten bir gerilim ustası. Ama buna karşılık Clark&#8217;ın sonraki filmografisine bakıldığına bu filmdeki anlatım başarısı, ve her iki filmdenki tematik özgünlüğe kıyas dahi olmayacak bir sıradanlıkla karşılaşıyoruz. Büyük bir yönetmen adayı böylece yapımcı sinemasına düşen gelenekselin ve hazımsızlığın gölgesinde yok edilmiş. </p>
<p>Clark&#8217;ın Black Christmas sonrası en büyük başarısı ise oldukça trajikomik bir biçimde &#8220;A Christmas Story&#8221; adlı, aile değerleri vb gibi saçmalıkları ılıman ve esprili bir dilde irdelediği gerzek bir komedi. Afaroz edilen birinin dine yeniden kabul edilme çabası olarak değerlendirileblir bu yapım. Ama her ne olursa olsun Black Christmas, bir yaratıcı ve usta yönetmenin gücünü ve geleceğini emen, çok güçlü çekim kuvvetine sahip karanlık ve uğursuz bir kütle.</p>
<p>Film, yılbaşından hemen önce, kızlar yurdu gibi nitelendirilebilecek bir evde geçiyor. Eve sapık telefonları geliyor (ve telefonlar gerçekten de çok sinir bozucu ve sapıkça) ve oluşacak gerilim kasırgasının ilk esintileri böylece sunulmuş oluyor. Tatil dönemi olduğu için kızların büyük bölümü ailelerinin yanına gidiyorlar ancak tek tük de olsa evde kalacak olan asıl kızlarımız için eziyet ve ölümden beter gerilim dolu saatler beklenmekte. Tek bir şey söyleyeceğim bunun dışında, bu filmin doğrudan konusu ile ilgili olarak: BU Film, &#8220;telefonla arayan sapık katil aslında evin içinde!!!&#8221; &#8211; the killer is in the house!!! (çatı katında) uygulamasının korku sinemasındaki ilk örneğidir :))</p>
<p>Kutsal ve kutlu tatilde evlerine gidip mutluluğa gömülmek yerine, belirsiz geleceklerini, kürtaj olup olmamayı, uyuşturucuyu, ağız dolusu küfürler eşliğinde inceleyen, cinsel özgürlükleri muntazaman teslim edilmiş elde kalan bu bir avuç huzursuz kızımız için Yılbaşı tüm belirgin sınırları ve gerçeğin bir hayli berisinde kalmış masalsı fluluğu ile bir zıtlaşma kutubudur. Film arka planına oldukça silik bir biçimde oturttuğu bu anlam üzerinde müthiş bir gerilim gücüne erişiyor. Hayatımda gördüğüm en sinir bozucu katil tiplemesi ile karşı karşıyayım. Telefon konuşmalarında ve son ses, canhıraş, bütünüyle anlamsız !!! çığlıkları ile katil, şimdiye dek gördüğüm en asab bozucu ve sinir yıpratıcı sunumu gerçekleştiriyor. Asıl katlanılmaz olanı da olaylara büyük ölçüde onun, yani katilin gözünden bakıyor oluşumuz. Bu kadar antipatik ve bu kadar asab bozucu bir vizörü göz olarak kabul etmek rahatsızlık hissinin daha da büyümesine neden oluyor. Film aslında, ey sen bu kızları yargılayan ve ahlaksızlıkla suçlayan toplum, ey sen kutlu ve mutlu etliye sütlüye dokunmayan pasif izleyici, şimdi onların biletlerini kes, cezalarını ver onların, katil sensin diyor ve lafın ne kadar boş olduğunu gösteriyor. Kimse kimseyi cezalandıramaz ya da yargılayamaz çünkü salt ahlak ya da hak bir diğerini diğerinden daha az zavallı yapmaz.</p>
<p>Eğer 70&#8242;li yılların bağımsız kuzey amerika korku sinemasına yabancı iseniz bu filmdeki pek çok unsuru yadırgayabilirsiniz. Evet gerilirsiniz, o kesin, hem de çok gerilirsiniz ama yine de bu yadırgama ve yakıştıramama hissi olacaktır. Bu hissin oluşmasına neden olacak olan şey, filmdeki gülmece unsurlarının absürdlüğü ve dizimidir. Örneğin yurt müdiresi, polis müfettişi, memuru ve polis merkezindeki absürd-komik diyaloglar bu hissi doğurabilir. Bu film, bu yöntemi kullanışı itibarıyla yine aynı ekole ait olan Wes Craven&#8217;ın Last House On The Left filmini andırıyor örneğin. Bu biçimi en iyi şöyle anlatabilirim: Bu alıştığımız, günümüz korku sinemasında örneklerini sıkça gördüğümüz popüler bir korku-komedi biçimi değil. Günümüzün korku-komedi olarak nitelendirilebilecek türündeki komedi unsuru filmin ayrıştırılamaz, senaryo ve öykü düzleminde bile var olan asıl bir parçasıdır. Absürdite biçimin ta kendisidir. Oysa 70 ler bağımsız korku sinemasında bu sunum çok daha farklı işler. Absürdite filmin öz ve asıl parçası değildir. Senaryonun özünden bağımsızdır ve bu nedenle öyküyü ya da gerilimi indirgemek amacıyla kullanılamaz. Absürdite bu filmlerde, filmin içinde, aslında gereksiz ve hatta kusur gibi görünen küçük parçalar biçiminde ortaya çıkar. Filmde gereksiz gibi görünen, aslında düpedüz birer komedi filmine aitmiş gibi görünen bazı karakterler ve olaylar aracılığı ile verilir ve sağlanır; buna karşılık film ve öykü tüm gerilimi ve ciddiyeti ile akmaktadır. </p>
<p>Gereksiz gibi görünen bu absürdite parçalarının işlevi ise aslında çok açıktır. Hem Last House On The Left&#8217;de hem de Black Christmas&#8217;da (tesadüfen her ikisinde de Polistir bu komedinin kaynağı &#8211; bunun aslında toplumsal anlamda alt mesajları da vardır &#8211; ciddi olması ilk gereken bu zatlar ciddiyetin doruk yaptığı gerilim türünde komedi kralıdırlar) absürdite, algısal zıtlık bilinci yaratacak kutuplar oluşturmak amacıyla kullanılır. Keza film aslında saf korku ve gerilim üzerinedir. Ancak içerisine yerleştirilen ve filmin geneline yayılmaktan alıkonan absürdite ve komedi adacıkları, bu gerilim ve korku hissinin çarpımlanarak katsayılarla artmasına yarayan algısal referans noktaları oluştururlar.</p>
<p>Son söz: MUTLAKA GÖRÜN: Black Christmas, izlediğim en iyi on korku filmi listesine hiç habersiz ve hesapsız giriverdi, oldukça da haklı biçimde girdi. SAf SAF SAF gerilim. Müthiş bir film. Eskiden gerçekten de korku filmi çekiyorlarmış, şimdiki Holywood saçmalığına ve özel efekt budalalığına dayanamıyorum.<br />
<br />
<a href="http://www.korkufilmi.net/korku-yazarlari/gokhan-toka/">Gökhan Toka</a></p>
<p>Film:<a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=51"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='10 Puan' /></a><br />
<br />
Korkutuculuk: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=88"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/8.gif' alt='8 Puan' /></a><br />
<br />
Gerilim: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=75"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='10 Puan' /></a><br />
<br />
Kan &#038; Revan: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=105"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/2.gif' alt='2 Puan' /></a></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_alternate_color = "000000";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
google_ad_format = "468x60_as";
google_ad_type = "text_image";
//2007-09-26: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "FFFFFF";
google_color_url = "000000";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p>ÖNEMLİ DİPNOT: Nereden aklıma geldi tam bu zamanda Clark&#8217;ın bu filmini yorumladım bilmiyorum ama az önce okuduğum bir haberle çok şaşırdım. Ben bu yazıyı yazdıktan bir gün sonra Clark ölmüş:</p>
<p>Sarhoş Şöför Dehşeti</p>
<p>Yönetmen Bob Clark ve oğlu trafik kazasında öldü! (5 Nisan 2007)<br />
A Christmas Story, Children Shouldn&#8217;t Play With Dead Things ve Black Christmas gibi kült filmlerin yönetmeni Bob Clark, oğlu ile birlikte bulunduğu arabanın sarhoş bir şöförün kullandığı kamyona çarpması sonucu yaşamını yitirdi.<br />
67 yaşındaki sinemacı, aktif olarak film yapmaya devam ediyordu. Spring Broke isimli bir komedi filmi üzerinde çalışıyor, remake&#8217;i hazırlanan Howard Stern&#8217;s Porky&#8217;s filminin senaryosunu elden geçiriyordu.<br />
Sinemacının 22 yaşındaki aktör ve müzisyen oğlu Ariel ise babasının çektiği Baby Geniuses filminde rol almıştı.<br />
24 yaşındaki şöför Hector Velazquez-Nava, olaydan sonra tutuklandı.</p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.korkufilmi.net/black-christmas-bob-clark-1974/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Descent (Cehenneme Bir Adım) &#8211; Neil Marshall 2005</title>
		<link>http://www.korkufilmi.net/descent-cehenneme-bir-adim-neil-marshall-2005</link>
		<comments>http://www.korkufilmi.net/descent-cehenneme-bir-adim-neil-marshall-2005#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Apr 2007 12:41:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan Toka</dc:creator>
				<category><![CDATA[1.Derece Gerilim=Yüksek Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[1.Derece Korku]]></category>
		<category><![CDATA[3.Derece Gore]]></category>
		<category><![CDATA[A+]]></category>
		<category><![CDATA[Film Tanıtımı]]></category>
		<category><![CDATA[Ingiltere Yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[Yaratık Filmleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.korkufilmi.net/?p=128</guid>
		<description><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/the_descent.thumbnail.jpg' title='Cehenneme Bir Adım' alt='Cehenneme Bir Adım' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong><a href="http://www.korkufilmi.net/?page_id=146">Neil Marshall</a><br />
<strong>Senaryo:</strong><a href="http://www.korkufilmi.net/?page_id=146">Neil Marshall</a><br />
<strong>Oyuncular:</strong>Shauna Macdonald, Natalie Jackson Mendoza<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2005<br />
<strong>Ülke:</strong> İngiltere<br />
Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p>
<br />

</p>
<p><strong>Filme İlgili Korku Kritikler: </strong><br />
<br />
<a href="http://www.korkufilmi.net/?p=794">Cehenneme Bir Adım &#8211; Gökhan Toka</a></p>
<p><strong>Korku Filmleri Notu: </strong><br />
<br />Film:<a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=51"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='10 Puan' /></a><br />
<br />
Korkutuculuk: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=86"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='10 Puan' /></a><br />
<br />
Gerilim: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=75"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='10 Puan' /></a><br />
<br />
Kan &#038; Revan: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=101"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/6.gif' alt='6 Puan' /></a></p>
<p>
<br />

</p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.korkufilmi.net%2Fdescent-cehenneme-bir-adim-neil-marshall-2005&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=verdana&amp;colorscheme=evil" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/the_descent.thumbnail.jpg' title='Cehenneme Bir Adım' alt='Cehenneme Bir Adım' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong><a href="http://www.korkufilmi.net/?page_id=146">Neil Marshall</a><br />
<strong>Senaryo:</strong><a href="http://www.korkufilmi.net/?page_id=146">Neil Marshall</a><br />
<strong>Oyuncular:</strong>Shauna Macdonald, Natalie Jackson Mendoza<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2005<br />
<strong>Ülke:</strong> İngiltere<br />
Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><strong>Filme İlgili Korku Kritikler: </strong><br />
<br />
<a href="http://www.korkufilmi.net/?p=794">Cehenneme Bir Adım &#8211; Gökhan Toka</a></p>
<p><strong>Korku Filmleri Notu: </strong><br />
<br />Film:<a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=51"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='10 Puan' /></a><br />
<br />
Korkutuculuk: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=86"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='10 Puan' /></a><br />
<br />
Gerilim: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=75"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='10 Puan' /></a><br />
<br />
Kan &#038; Revan: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=101"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/6.gif' alt='6 Puan' /></a></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_alternate_color = "000000";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
google_ad_format = "468x60_as";
google_ad_type = "text_image";
//2007-09-26: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "FFFFFF";
google_color_url = "000000";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.korkufilmi.net/descent-cehenneme-bir-adim-neil-marshall-2005/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evil Aliens &#8211; Jake West 2005</title>
		<link>http://www.korkufilmi.net/evil-aliens-jake-west-2005</link>
		<comments>http://www.korkufilmi.net/evil-aliens-jake-west-2005#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Oct 2007 07:26:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan Toka</dc:creator>
				<category><![CDATA[2.Derece Gore]]></category>
		<category><![CDATA[5. Derece Korku]]></category>
		<category><![CDATA[5.Derece Gerilim=Gerilim Yok]]></category>
		<category><![CDATA[A+]]></category>
		<category><![CDATA[Aksiyon Korku]]></category>
		<category><![CDATA[B Movie]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim Kurgu Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan Toka]]></category>
		<category><![CDATA[Gore - Shock (Splatter)]]></category>
		<category><![CDATA[Ingiltere Yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[Kült Film]]></category>
		<category><![CDATA[Komedi Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Sok İstismarı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaratık Filmleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.korkufilmi.net/?p=415</guid>
		<description><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/10/evilaliens.thumbnail.jpg' alt='Evil Aliens' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Jake West<br />
<strong>Senaryo:</strong>Jake West<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Emily Booth, Christopher Adamson, Sam Butler, Jamie Honeybourne<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2005<br />
<strong>Ülke:</strong> İngiltere<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p>
<br />

</p>
<p><strong>Konu:</strong> UFO&#8217;lar ve gizemli olaylar üzerine ucuz bir TV şovu yapan bir ekip, İngiltere ana karasından çok uzakta olmayan, ancak sadece deniz&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.korkufilmi.net%2Fevil-aliens-jake-west-2005&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=verdana&amp;colorscheme=evil" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/10/evilaliens.thumbnail.jpg' alt='Evil Aliens' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Jake West<br />
<strong>Senaryo:</strong>Jake West<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Emily Booth, Christopher Adamson, Sam Butler, Jamie Honeybourne<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2005<br />
<strong>Ülke:</strong> İngiltere<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><strong>Konu:</strong> UFO&#8217;lar ve gizemli olaylar üzerine ucuz bir TV şovu yapan bir ekip, İngiltere ana karasından çok uzakta olmayan, ancak sadece deniz alçaldığında arabayla gidilebilen bir adadan bir ihbar alır. Buna göre bir kız kaçırılmış ve uzaylılar tarafından hamile bırakılmıştır. Kameraman, sesçi, canlandırma oyuncuları, sunucu ve ekibe dahil ettikleri, kafayı ufolarla bozmuş İngiltere ufo severler derneği başkanı, hep birlikte adaya giderler. Standart bir laylaylomlukla adaya giden ekip, kızla ve tek kelime bile ingilizce konuşamayan, kendileri yaratıktan farksız çiftçi abileri ile tanışırlar. Ancak gore ve vücut parçalama konusunda hepsi birer leatherface gücünde olan uzaylılar ile tanıştıklarında çok şaşıracaklardır. Feast filmine, daha çok da eğlenceli ve kanlı zombi filmlerine benzer, aksiyonun ve komedinin bir an bile dinmediği, kafa ve kolların havada uçuştuğu müthiş bir film. Yoksa yeni Peter Jackson Jake West mi?</p>
<p>
<a href="http://www.korkufilmi.net/korku-yazarlari/gokhan-toka/">Gökhan Toka</a></p>
<p>Film:<a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=51"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='10 Puan' /></a><br />
<br />
Korkutuculuk: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=94"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/2.gif' alt='1 Puan' /></a><br />
<br />
Gerilim: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=83"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/2.gif' alt='1 Puan' /></a><br />
<br />
Kan &#038; Revan: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=99"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/8.gif' alt='4 Puan' /></a></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_alternate_color = "000000";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
google_ad_format = "468x60_as";
google_ad_type = "text_image";
//2007-09-26: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "FFFFFF";
google_color_url = "000000";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.korkufilmi.net/evil-aliens-jake-west-2005/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Funny Games &#8211; Michael Haneke 1997</title>
		<link>http://www.korkufilmi.net/funny-games-michael-haneke-1997</link>
		<comments>http://www.korkufilmi.net/funny-games-michael-haneke-1997#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Jun 2009 20:50:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan Toka</dc:creator>
				<category><![CDATA[1.Derece Gerilim=Yüksek Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[4.Derece Korku]]></category>
		<category><![CDATA[5.Derece Gore=Gore Yok]]></category>
		<category><![CDATA[A+]]></category>
		<category><![CDATA[Diğer Avrupa Yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Işkence Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Korku Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Melisa Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı Bozuculuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.korkufilmi.net/funny-games-michael-haneke-1997.html</guid>
		<description><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"></div>
<p><a href='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2009/06/funny_games.jpg' title='Funny Games'><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2009/06/funny_games.thumbnail.jpg' alt='Funny Games' /></a></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Michael Haneke<br />
<strong>Senaryo:</strong>Michael Haneke<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Susanne Lothar, Ulrich Mühe, Arno Frisch, Frank Giering<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 1997<br />
<strong>Ülke:</strong> Avusturya<br />
Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p>
<br />

</p>
<p><strong>Korku Filmleri Yorumu:</strong> Michael Haneke’nin tüm filmlerinde eksenine aldığı Ann ve Georg karakterleri bana hep burjuvazinin Adem ve Havva’larına gönderme gibi gelir.Bu&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.korkufilmi.net%2Ffunny-games-michael-haneke-1997&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=verdana&amp;colorscheme=evil" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2009/06/funny_games.jpg' title='Funny Games'><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2009/06/funny_games.thumbnail.jpg' alt='Funny Games' /></a></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Michael Haneke<br />
<strong>Senaryo:</strong>Michael Haneke<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Susanne Lothar, Ulrich Mühe, Arno Frisch, Frank Giering<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 1997<br />
<strong>Ülke:</strong> Avusturya<br />
Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
/* 468x15, oluşturulma 01.10.2008 */
google_ad_slot = "0197910323";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><strong>Korku Filmleri Yorumu:</strong> Michael Haneke’nin tüm filmlerinde eksenine aldığı Ann ve Georg karakterleri bana hep burjuvazinin Adem ve Havva’larına gönderme gibi gelir.Bu karakterler ya burjuvazi tarafından ruhen sakat bırakılmış çocukları olan, ya da kendi ruhsal sakatlıklarını fark etmeden varoluşlarını sürdüren kadın ve erkek kahramanlardır.Avrupa’nın yüzeyde düzgün derinde hasarlı işleyen, vaat edilen ve elde edilenlere odaklı sürdürülen konforlu hayatlarına cevapsız sorular sorar yönetmen. Söyleşilerinde  de belirttiği  gibi filmleri yanıtları değil sorularıdır. Beyazperdeye gerçeğin mahkemesini kurar, bu gerçekliği izleyenin katlanmakta güçlük çekeceği  kadar uzun ve eşzamanlı sahneler kullanarak kurguya ortak ederek ve beklenmedik anlarda sert bir yüzleştirme yolu ile ifade eder. İsterik ağlama ve hıçkırık sahneleri, yüzleşme ve farkına varma  anlarının dışa dönük vurumuna denktir.Bu onun filmlerinde, burjuvazinin adeta insani duygulardan arındırılmış insanı robotlaştırdığı, hissizleştirdiği, vicdani sorgulamaların vicdana getirilmediği, erdemin konforla garanti edildiği kandırmacasına dönüş, hatırlama ve dışa vurma eylemine benzer. İşte Haneke’nin burjuvaziyi suçladığı filmlerinde suça ortak ettiği karakterler, bizzat biz koltuklarında rahatça oturan, cüzdanlarında yada bankalarında kredi kartları, sosyal sigorta garantileri, metrolarda yada kendi araçlarında yalnızlıklarını konforlarına borçlu olanlarız, tıpkı kurguladığı öykülenmelerdeki karakterlerin farkında olmadan elde ettiklerinden dolayı kaybettikleri gibi. </p>
<p>Duygusal buzlanma üçlemesinin en çarpıcı bölümü olan Yedinci Kıta filminde bastırılmış öfkenin, vaat ve elde edilen her şeyin hiçsizliğine duyulan isyanın fark ediş anı ölümcül sonuçlara sebep olur. Kurdun Günü’nde dünyanın son günü bir grup insan üzerinden anlatım bulur , yine boşluğun ve anlamsızlığın merkezine düşüş vardır. Diğer filmlerinde de görebileceğiniz gibi buzdağının görünen kısmı ile görünmeyen kısmındaki anlatımı  yönetmenin  boşlukları doldurmanız gereken eşleştirmelere ne kadar duyarlı olabileceğimizin sorgulanmasıdır.Bunu ister vicdanımızla, ister kendi gerçekliğimizle yapalım, yüzleşme kaçınılmazdır. İzleyİcisinin bir çoğu filmlerindeki uzun ve sabır isteyen eşzamanlı sahneleri katlanmaya değer olarak görür. Bu sahneler, bazen dakikalarca süren bir masa tenisi sahnesi, tekrar tekrar başa sarılan bir dublaj sahnesi, bir tabaktaki yemeğin kaşıklanması, derme çatma bir mezarın başında ağlama sahnesi, bir metro sahnesi gibi sizin o anda orada olduğunuz, tanıklık ettiğiniz, karakterlerle özdeşleşmek zorunda bırakıldığınız anlardır. Gelgitler, ani ve beklenmedik kısa şoklarla devam eder. Kurgunun ritmi, Haneke’nin özgün sinemacılığı ile neye uğradığınızı bilemeyeceğiniz sonlarla hafızalarınızda derin izler bırakacak, içinizde yarım kalan yada hasara uğrayan bir şeyler olacaktır.</p>
<p>1997 yapımı Funny Games, yönetmenin kariyerindeki en sıra dışı filmlerinden biri. Gerçek bir şiddet filmi olmasına rağmen, bunu kurguya gömen, adeta klasik şiddet eleştirilerini ve izleyicinin görmek istediği modüler işleyişi reddedip, ona görmek yada algısal mantığı ile kabul etmek istediği , yada sinemada tekrarlanan ve şablonlara kavuşan şiddet dilini vermeden kendi anlatımına izleyeni taraf yapan  ilginç bir film. Aslında film karakterleri ile değil izleyenle oynanan bir oyun. 2007 yapımından çok az  bahsedeceğim,üzerinde fazla durmaya değmeyeceğini düşünüyorum .1997 yapımı film başta Susanne Lothar (Anna) olmak üzere tüm oyuncuları ile bir başyapıt. Haneke’nin neden böyle bir işe kalkıştığını hala anlamış değilim fakat Naomi Watts gibi dev bir aktrist bile yeni çevrimi kurtaramamış diye düşünüyorum. Belki burjuvazi, Avrupa’ya daha çok yakışıyordur, belki aşinalığımız Haneke sularından çıktığında yabancılaşıyoruzdur.Kısaca Haneke, 1997 de öyle bir film yapmış ki, bu filmin gücünü 2007 tarihinde kendisi bile aşamamış.</p>
<p>Gelelim filmin konusuna, öncelikle açılış sahnesinde yarattığı kısa şokla gelinecek durum hakkında sert bir ipucu taşıyor. Üç bireyden oluşan aile ya da burjuvazinin en küçük birimi, Ann, Georg ve oğulları Georgie  yazlık evlerine doğru arabaları ile seyir halindeler. Klasik müzik dinleyen aile, sıkıcı bir “bu kimin eseri” muhabbeti yapıyorlar.Bize sıkıcı gelen bu sahne, bunun farkında olmayan aile için sıradan ve keyifli  oysa ki.Bir anda çalmaya başlayan sert metal müzik ( ki bunu bir tek biz duyabiliyoruz, onlar değil ) nereye varacağı hissettirilen şiddet seyri için akıllıca bir gönderme. Aileyi saracak olan bir tehdit var ve bunu hisseden sadece biziz. Henüz filmin ilk dakikalarında araçtaki koltuğa oturmuşuz bile.</p>
<p>Yazlıklarına vardıklarında, komşuları ile karşılaşıyorlar ve onların mutsuz ve tedirgin ifadelerinden bir an için şüpheye düşseler de, bunun üzerinde durmuyorlar. Ne de olsa kendi hayatlarında her şeyin yolunda olmasının rahatlığı var, ve aynı konforlu hayata sahip olan komşuları için daha azı olamaz, ne de olsa burjuvazinin vaatleri saat gibi tıkır tıkır işler. Peki ya bu işleyişi bozan durumlar olursa? İşte bunun garantisinin olmadığını Haneke’nin en sert filminde yaşayacağımız anlar vasıtası ile görür ve kabul ettiriliriz. Aslında sıkıcı ve tekdüze olan  hayatlarına pat diye dalan 2 genç, bırakın hareket getirmeyi facianın eşiğine getirip kedi-fare oyunu oynamaya başlamıştır bile. Facia, son derece kibar ve zarif bir konuşma diline sahip olan gencin kapıyı çalıp yumurta istemesi ile başlar.Film boyunca nezaketlerinden ve şiddet eğilimlerinden hiç taviz vermeyen iki genç, zincirleme devam eden ve biz bu sahneye nasıl geldik dedirtecek kadar mantığımızı  zorlayan fakat aynı zamanda mümkünlük derecesi ile kabul ettirilen gidişat ile aileye ve izleyene cehennem azabı yaşatacaktır. Amaçlarının sadece oyun oynamak olduğunu iddea eden, sonuçta aileyi öldüreceğini de kibarca belirten gençler antipati yaratırken, nezaketleri ile şaşırtmaktadır.  Üstelik filmin bir karesinde gençlerden birinin ekrana dönüp: peki siz hangi tarafı tutacaksınız repliği, bırakın filmi gerçekliğinden koparmak, tam tersi filme kelepçeler bizleri. Bu esaretten kurtulmak için fırsat dahi bulan iki karakter ( o noktada 2 kişi kalmışlardır ) öyle saçma ve stratejik hatalar yaparlar ki, biz izleyenler ekrana atlayıp karakterlere tokat atmak isteriz. Birkaç önceki sahne ise, tam nefes alacağız bir umut doğdu derken beklenmedik bir şekilde meşhur kumanda sahnesi ile tüm ümitlerimizi yıkıma uğratır. Bu sahne  oyunu kimin kazanacağını anladığımız an ve bir sonraki az önce bahsettiğimiz an ise emin olduğumuz andır. Uygulanan fiziksel şiddeti görsel detayların gölgesine gizleyen yönetmen, ruhsal şiddetle ezer geçer hepimizi. Bunu yaparken televizyon unsurunu da çok ilginç şekilde kullanacaktır. Zaten film başlı başına gündelik hayatta başka işler için dikkate alınan objelerin özenlice kullanılması değil midir: televizyon, yumurtalar, tv kumandası, telefon, bir bıçak, golf sopası ve şu an aklıma gelmeyen diğer bazı  metalar, amacı belli olmayan şiddet yayıcı gençlerin  farkındalık sınırında olmayan maddeci burjuvazi ailesinin kabusuna ortak edilir. </p>
<p>Funny Games’in şiddeti hangi amaçla benimsediği belirsiz olan 2 genci, şiddeti bulaşıcı hastalık taşırcasına kapı kapı yaymaktadır. Onlar belki üstün zekalı değildir bu oyunda peki ya aile, neden kendilerini kurtarmak için akıllıca adımlar atmamış ve hatalı stratejiler işlemiştir? Georg’un gençlerden birine attığı tokatta yenilmeyeceğine dair aldığı özgüvenin sebebi nedir, oyunun başladığını fark etmemesi mi, yoksa konforlu hayatında sahip olduklarının kendi hayatı da dahil olmak üzere dış tehditle elinden zorla alınacağına dair fikri olmaması mı? </p>
<p>Haneke’nin Kurdun Günü dışındaki hiçbir filminde az da olsa bir umut mesajı verdiğini hatırlamıyorum. Yalnız hatırladığım şu var ki, bu film bittiğinde dahi devam eden bir şeyler var.Umutsuzluk, kapı kapı dolaşan yıkım ve o iki genç her evin kanepesinden yüzünü bize dönüp soruyor hain bir ifade ile: Peki ya siz, hangi tarafdansınız? Bu sorunun cevabını biliyoruz, fakat ifade etmeye korkuyoruz, yeterince güvende miyiz oyun başlamadan önce? Michael Haneke’nin sorularına cevap verirken dikkatli olun.</p>
<p><a href="http://www.korkufilmi.net/korku-yazarlari/melisa-aydin/">Melisa Aydın</a></p>
<p>Film:<img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='10 Puan' /><br />
<br />
Korkutuculuk: <img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/4.gif' alt='2 Puan' /><br />
<br />
Gerilim: <img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='5 Puan' /><br />
<br />
Kan &#038; Revan: <img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/2.gif' alt='1 Puan' /></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
/* 468x60, oluşturulma 01.10.2008 */
google_ad_slot = "1556015331";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.korkufilmi.net/funny-games-michael-haneke-1997/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ginger Snaps (Kurt Kızlar) &#8211; John Fawcett 2000</title>
		<link>http://www.korkufilmi.net/ginger-snaps-kurt-kizlar-john-fawcett-2000</link>
		<comments>http://www.korkufilmi.net/ginger-snaps-kurt-kizlar-john-fawcett-2000#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Sep 2007 13:12:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan Toka</dc:creator>
				<category><![CDATA[3.Derece Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[3.Derece Gore]]></category>
		<category><![CDATA[4.Derece Korku]]></category>
		<category><![CDATA[A+]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[Deformasyon Korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan Toka]]></category>
		<category><![CDATA[Kanada Yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[Kurt Adam Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolojik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.korkufilmi.net/?p=253</guid>
		<description><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/09/ginger-snaps.thumbnail.jpg' alt='Kurt Kızlar' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>John Fawcett<br />
<strong>Senaryo:</strong>John Fawcett, Karen Walton<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Emily Perkins, Katharine Isabelle, Kris Lemche, Mimi Rogers<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2000<br />
<strong>Ülke:</strong> Kanada, ABD<br />
[Ratings]</p>
<p>
<br />

</p>
<p><strong>Konu:</strong> Bridgette ve ablası Ginger, 15 ve 16 yaşlarında iki genç kızdırlar. Banliyöde, kısıtlı bir çevrede yaşayan ve çevrelerindeki diğer kızlardan bir hayli farklı olan kızkardeşler, yalnızlıklarını ancak&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.korkufilmi.net%2Fginger-snaps-kurt-kizlar-john-fawcett-2000&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=verdana&amp;colorscheme=evil" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/09/ginger-snaps.thumbnail.jpg' alt='Kurt Kızlar' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>John Fawcett<br />
<strong>Senaryo:</strong>John Fawcett, Karen Walton<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Emily Perkins, Katharine Isabelle, Kris Lemche, Mimi Rogers<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2000<br />
<strong>Ülke:</strong> Kanada, ABD<br />
[Ratings]</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><strong>Konu:</strong> Bridgette ve ablası Ginger, 15 ve 16 yaşlarında iki genç kızdırlar. Banliyöde, kısıtlı bir çevrede yaşayan ve çevrelerindeki diğer kızlardan bir hayli farklı olan kızkardeşler, yalnızlıklarını ancak birbirleri sayesinde azaltabilmektedirler. Ölümle ve karanlık ne kadar ton varsa hepsiyle ilgili olan kardeşler, komşularının köpeklerini parçalayan gizemli bir yaratık mahalleyi tehdit edince de ilgi alanlarından uzak durmazlar. Gece yarısı ormanda parçalanmış köpekleri görüntülemeye çalıştıkları bir sırada, yaratık Ginger&#8217;a da saldırır ve onu kötü şekilde yaralar. Bu badireyi böylece atlatan ve bu olayı kimseye söylemeyeye karar veren kardeşlerden Bridgette, ablasındaki yaraların olağanüstü biçimde hızla iyileştiğini fark ettiğinde çok şaşırır. Bir süre sonra yaralarından kıl tüy çıkmaya başlayan Gİnger&#8217;daki değişiklikler bununla da sınırlı kalmayacaktır.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p>Korku Filmleri Yorumu: Korku sinemasının en büyük besin kaynağı şüphesiz ki canavarlardır. Her ne kadar biz sitemizde Kurt Adamlar konusunu başlı başına altındaki filmlerin sayısal bolluğu sebebiyle bir ana-konu yaptıysak da bu durum, kurt adam konusunun da Canavarlar ana başlığına tabi olduğu gerçeğini değiştirmiyor. </p>
<p>Canavarlar konusu ile ve spesifik olarak kurt adamlar konusu ile alakalı herhalde binlerce film üretilmiştir. Korku okur yazarları ise türün dinamiğini, amaçlarını ve estetiğini genellikle bu ana konu üzerinde yorumlamaya gayet normal bir biçimde meyillidirler. Noel Carrol önemli kitabı, Korku Felesefesi&#8217;nde (Philosophy of Horror) &#8220;canavar&#8221;&#8216;ın ve çoğu zaman korku unsurunun kendisinin, tüm toplumsal ve algısal mevcut sınırlara ve kalıplara meydan okuyan bir olgu olduğunu ve bu düzen tanımazlığı nedeni ile de korkutucu olduğunu söyler. Örnek: Zombi = ölü ya da diri değildir. Örnek: kurtadam = insan ya da hayvan değildir. </p>
<p>Korku unsurları toplumsal düzenlerin, geçerli düşünce sistemlerinin, akılcılığın, pragmatizmin sınırlarını yıkmaya eğilimlidir ve topluma yönelik birer tehdit olarak yazılıp okunabilirler. Hal böyleyken pekçok birbirinden farklı okuma biçimi, dönem dönem çeşitli yazarlar tarafından önerilmiştir. Bunların içinde korkunun ve korku kültürünün felsefi temelli olduğu, politik temelli olduğu, sosyolojik temellere dayandığı ve piskolojik temelli olduğu gibi argümanlar bulunur. Psikoanalitik incelemeler gerçekleştiren bazı uzmanlar ise korku filminin okumalarının psikoanalitik tezler üzerine yapılacağını savunurlar. Ginger Snaps (Kurt Kızlar) filmi, sanırım böyle düşünen, ve korku filmini psikoanalitik kuramlar çerçevesinde ele alanların en çok referans verebilecekleri filmlerden biri.</p>
<p>Basit bir teenage kurtadam öyküsü gibi görünen bu film, aslında 1957 tarihli &#8220;I was a teenage Werewolf&#8221; filmiyle başlayıp devam eden, &#8220;kurtadamlık&#8221; konusunun gotik bir tema olmaktan çıkarılıp anlam açısından psikolojik temeller üzerine yeniden inşa edildiği bir trenddeki, bence en başarılı film. Çünkü bu amacına ulaşmakta hem çok dolaysız davranıyor hem de çok başarıyla kuruluyor. </p>
<p>Gotik temelden uzaklaştırılan konu, burada bir çeşit deformasyon korkusuna (body horror) dönüşüyor. Kişinin kendi vücudunu kontrol edememekten duyduğu korku. Büyüme döneminin başlangıcındaki, ergenlik dönemindeki genç kız için bu çok önemli ve gerçek bir korku. </p>
<p>Filmde kızların kurtadam saldırısına uğradıkları ve Ginger&#8217;in dönüşümünün başladığı gün aynı zamanda Ginger&#8217;in ilk adetini gördüğü gün. Bundan sonra olanlar, o ana kadar çevrelerinden farklı olan ve birbirlerine sığınmış olan bu son derece yakın iki kardeşin, birinin değişimi ile nasıl birbirlerinden uzaklaştıklarının anlatısı oluyor. Ginger&#8217;in önünde engelleyemediği bir dönüşüm var. Bu süreçte giderek daha fazla bir biçimde, hormonlarının etkisi ile başka bir varoluşa geçiyor. Bu kadın olma süreci. Çünkü Ginger&#8217;ın bir kuyruğunun çıkmasını, kıllanmasını vs bir kenara bıraktığımızda, onda gördüğümüz değişim daha çok dişileşmesi, o zamana kadar iki kardeş birlikte nefret ettikleri ciks kızlara daha fazla benzemesi, ve uzak durdukları erkeklerden ayrı kalamaz hale gelmesi biçiminde oluyor.</p>
<p>Bridgette ise umutsuzca ablasındaki bu değişimi engellemeye çalışıyor. Onun korkusu ise yalnız kalmak. Çünkü o da bir ergen ve ablasındaki değişim onu geride yapayalnız bırakıyor. Filmde bu büyüme süreci ve onun korkularının anlatısının dışında, değişik ufak alegoriler de mevcut. Ergenlik dönemindeki çeşitli arayışlar ve açmazlar küçük çarpıtılmalarla devreye alınıyor. Örneğin uyuşturucu ile ilgili çok ilginç bir sunumda olduğu gibi. Gençlerin, kızkardeşler haricindeki birçoğunun uyuşturucu kullandıklarını görüyoruz. Gençlere uyuşturucu sağlayan bir satıcı olan Sam ise (Kris Lemche) benzer bir biçimde, filmin ilerleyen bölümlerinde Bridgette&#8217;a da Ginger&#8217;daki değişimi engelleyecek gümüş içerikli bir kimyasal üretirken görünüyor. Bu okuma, uyuşturucunun korku dolu bir büyüme ve dünyayı kendinizin daha aktif olduğu bir yeni düzende yeniden anlamlandırmaya çalışma ve onun içinde yer bulup ayakta kalmaya çalışma sürecinde yaşanabilen korkuların aşılmasında bir araç olarak kullanılabildiği düşüncesini akla getiriyor.</p>
<p>Kanada yapımı korku filmlerinin hepsinin ortak özelliği sayılabilen ölgün bir doğal ışık etrafındaki bıkkın tonlamada geliştirilen görüntü yönetimini çok başarılı buldum. Ortamı ve kardeşlerin psikolojisini başarıyla aktarıyor. Aynı zamanda bu film, <a href="http://www.youtube.com/watch?v=h5lbZCGrt4Y">çok çok çok güzel bir jenerik müziğine, ve jeneriğe</a> de sahip. Ortalamanın biraz üzerinde bir gerilim ve kan&#038;revan haddine sahip, çok başarılı bir biçimde işlenmiş ve aktarılmış, farklı bir kurtadam filmi. Kendi başına çok bütün bir film. Bundan sonra bu filme devam çekmek, bazılarını beğensek de gerçekten de çok gereksiz bir hareket. Duygusal, çok etkileyici ve çok içten, bütün bir film.</p>
<p>
<a href="http://www.korkufilmi.net/korku-yazarlari/gokhan-toka/">Gökhan Toka</a></p>
<p>Film:<a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=51"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='10 Puan' /></a><br />
<br />
Korkutuculuk: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=92"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/4.gif' alt='2 Puan' /></a><br />
<br />
Gerilim: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=79"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/6.gif' alt='6 Puan' /></a><br />
<br />
Kan &#038; Revan: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=101"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/6.gif' alt='6 Puan' /></a></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_alternate_color = "000000";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
google_ad_format = "468x60_as";
google_ad_type = "text_image";
//2007-09-26: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "FFFFFF";
google_color_url = "000000";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.korkufilmi.net/ginger-snaps-kurt-kizlar-john-fawcett-2000/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Honogurai Mizu No Soko Kara (Dark Water &#8211; Karanlık Sular) &#8211; Hideo Nakata 2002</title>
		<link>http://www.korkufilmi.net/honogurai-mizu-no-soko-kara-dark-water-karanlik-sular-hideo-nakata-2002</link>
		<comments>http://www.korkufilmi.net/honogurai-mizu-no-soko-kara-dark-water-karanlik-sular-hideo-nakata-2002#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Apr 2007 13:02:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan Toka</dc:creator>
				<category><![CDATA[1.Derece Gerilim=Yüksek Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[1.Derece Korku]]></category>
		<category><![CDATA[5.Derece Gore=Gore Yok]]></category>
		<category><![CDATA[A+]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan Toka]]></category>
		<category><![CDATA[Hayalet Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hayaletli Ev]]></category>
		<category><![CDATA[J-Horror]]></category>
		<category><![CDATA[Japonya Yapımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.korkufilmi.net/?p=130</guid>
		<description><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"></div>
<p><a href="http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/dark_water.jpg"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/dark_water.thumbnail.jpg' title='Karanlık Sular' alt='Karanlık Sular' /></a></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Hideo Nakata<br />
<strong>Senaryo:</strong>Kôji Suzuki (Roman), Kenichi Suzuki, Yoshihiro Nakamur<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Hitomi Kuroki, Rio Kanno<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2002<br />
<strong>Ülke:</strong> Japonya<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p>
<br />

</p>
<p><strong>Filme İlgili Korku Kritikler: </strong><br />
<br />
<a href="http://www.korkufilmi.net/?p=802">Karanlık Sular &#8211; Gökhan Toka</a></p>
<p><strong>Korku Filmleri Notu: </strong></p>
<p>Film:<a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=51"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='10 Puan' /></a><br />
<br />
Korkutuculuk: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=86"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='10 Puan' /></a><br />
<br />
Gerilim: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=75"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='10 Puan' /></a><br />
<br />
Kan &#038; Revan: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=105"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/2.gif' alt='2 Puan' /></a></p>
<p>
<br />

</p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.korkufilmi.net%2Fhonogurai-mizu-no-soko-kara-dark-water-karanlik-sular-hideo-nakata-2002&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=verdana&amp;colorscheme=evil" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href="http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/dark_water.jpg"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/dark_water.thumbnail.jpg' title='Karanlık Sular' alt='Karanlık Sular' /></a></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Hideo Nakata<br />
<strong>Senaryo:</strong>Kôji Suzuki (Roman), Kenichi Suzuki, Yoshihiro Nakamur<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Hitomi Kuroki, Rio Kanno<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2002<br />
<strong>Ülke:</strong> Japonya<br />
 Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><strong>Filme İlgili Korku Kritikler: </strong><br />
<br />
<a href="http://www.korkufilmi.net/?p=802">Karanlık Sular &#8211; Gökhan Toka</a></p>
<p><strong>Korku Filmleri Notu: </strong></p>
<p>Film:<a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=51"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='10 Puan' /></a><br />
<br />
Korkutuculuk: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=86"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='10 Puan' /></a><br />
<br />
Gerilim: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=75"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='10 Puan' /></a><br />
<br />
Kan &#038; Revan: <a href="http://www.korkufilmi.net/?cat=105"><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/2.gif' alt='2 Puan' /></a></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_alternate_color = "000000";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
google_ad_format = "468x60_as";
google_ad_type = "text_image";
//2007-09-26: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "FFFFFF";
google_color_url = "000000";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.korkufilmi.net/honogurai-mizu-no-soko-kara-dark-water-karanlik-sular-hideo-nakata-2002/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>L&#8217;intérieur (Inside / İçeride) &#8211; Alexandre Bustillo, Julien Maury 2007</title>
		<link>http://www.korkufilmi.net/linterieur-inside-iceride-alexandre-bustillo-julien-maury-2007</link>
		<comments>http://www.korkufilmi.net/linterieur-inside-iceride-alexandre-bustillo-julien-maury-2007#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jan 2008 20:11:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan Toka</dc:creator>
				<category><![CDATA[1.Derece Gerilim=Yüksek Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[1.Derece Gore=Mide Kanaması]]></category>
		<category><![CDATA[3.Derece Korku]]></category>
		<category><![CDATA[A+]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa Yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan Toka]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gore - Shock (Splatter)]]></category>
		<category><![CDATA[Katiller (Slasher Filmleri)]]></category>
		<category><![CDATA[Kişilik Korkusu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.korkufilmi.net/?p=564</guid>
		<description><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2008/01/icerde-1.thumbnail.jpg' alt='İçerde' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Alexandre Bustillo, Julien Maury<br />
<strong>Senaryo:</strong>Alexandre Bustillo<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Alysson Paradis, Béatrice Dalle, François-Régis Marchasson<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2007<br />
<strong>Ülke:</strong> Fransa<br />
Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p>
<br />

</p>
<p><strong>Konu: </strong>Profesyonel bir fotoğrafçı olan Sarah, hamileyken geçirdiği bir trafik kazasında eşini kaybetmiştir. Aradan aylar geçmiş, Sarah çocuğunu dünyaya getirmeye hazırlanmaktadır.&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.korkufilmi.net%2Flinterieur-inside-iceride-alexandre-bustillo-julien-maury-2007&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=verdana&amp;colorscheme=evil" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2008/01/icerde-1.thumbnail.jpg' alt='İçerde' /></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Alexandre Bustillo, Julien Maury<br />
<strong>Senaryo:</strong>Alexandre Bustillo<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Alysson Paradis, Béatrice Dalle, François-Régis Marchasson<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2007<br />
<strong>Ülke:</strong> Fransa<br />
Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><strong>Konu: </strong>Profesyonel bir fotoğrafçı olan Sarah, hamileyken geçirdiği bir trafik kazasında eşini kaybetmiştir. Aradan aylar geçmiş, Sarah çocuğunu dünyaya getirmeye hazırlanmaktadır. Hastanede yapılan son kontrollerinde herşey yolunda görünmektedir; doktor kendisine ertesi sabah doğum için gelmesini söyler. Sarah, eşini kaybetmiş olmanın melankolisi içerisinde bu son geceyi evinde yalnız geçirmeye karar verir. Ancak ilerleyen saatlerde kapısı çalınacak ve kimliğini &#8211; hayatını tüm detayları ile bilen yabancı bir kadın kabus gibi üzerine çökecektir. Hayal dahi edilemeyecek kadar kanlı ve acı dolu bir gece Sarah&#8217;ın önünde uzanmaktadır.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
google_ad_format = "468x15_0ads_al";
//2007-08-16: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "CCCCCC";
google_color_url = "999999";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><strong>Korku Filmleri Yorumu:</strong> Filmin tam karşılığı yine bir fransız olan, hatta yönetmenlerin tekiyle aynı adı taşıyan Alexandre Aja&#8217;nın Haute Tension&#8217;udur. O filmi seven bunu sever; bunu seven onu sever. Açık ve net olarak, her ikisi de Fransız ekolünü yansıtan bu filmlerin, izleyicinin ağzında, benim ağzımda bıraktığı tat, kurumuş kan tadıdır.</p>
<p>Siteyi açtığımızdan beri vizyonda gördüğümüz en iyi korku filmidir; bu da bir başka özelliği. Ne yazık ki pek az yerde oynamaktadır; Beyoğlu sineması kisvesi altında Pera sinemasında, halk günü olmasına rağmen ben hariç toplam dört kişiyle birlikte izleyebilmek mümkündür.</p>
<p>Filme gitmeden önce afişe dikkat edilmezse, çıkışta illa ki dikkat edilecektir: arkasından baktıran türden bir fillmdir. İşte bu gecikmiş, gıpta ve iftihar dolu alıcı gözü bakışında, afişin üzerindeki şu kelam dikkat çeker bir neon halesi gibi parıldar: &#8220;KAN GÖVDEYİ GÖTÜRECEK!!!&#8221;.</p>
<p>Gerçekten de kan gövdeyi götürmektedir. Tıpkı Haute Tension&#8217;da olduğu gibi Fransız evladı bu konuda elini korkak ayarlamamıştır. Ve yine söz konusu adı istim üzerindeki filmde olduğu gibi gerilim hat safhalarda gezinmektedir.</p>
<p>Film tam bir kedi fare oyunudur. İçeride olmak üzerine, hamilelik, vücundaki bir yabancı, evin içindeki bir psikopat, ülkedeki yabancılar vb gibi çeşitli boyut kapıları sunmaktadır ve dar alan içerisinde gayet hacimli bir filmdir. Olaylar detay seviyesinde biraz mantıksızlaşabilmekte ve psikopat kadının motivini üstünkörü açıklama çabasının lüzümsuzluğu nedeniyle biraz eksilebilmektedir ancak çok önemi yoktur. Özellikle son karesinde son derece manyakça, psikopatça, bu modern çağa ait olmayan bir kötü masal karartısında kapanmaktadır ve gerçekten de çıldırtıcı biçimde oyulmuş, işlenmiş kara-kapkara bir mücevher gibi bir kapanıştır.</p>
<p>Artık binlece film izlemiş olmanın getirdiği öngörü sebebiyle, Sarah&#8217;nın polise &#8220;ben annemi öldürdüm memur bey&#8221; mırıldanışı sayesinde sonu apaçık tahlil edilebilir, öngörülebilir olan bir filmdir ama bu da hiç önemli değildir, bu artık bizim kusurumuzdur. Mutlaka görülmesini arzu ettiğimiz, son derece karanlık ve iç burucu, fakat aynı şekilde etkileyici bir filmdir.</p>
<p>
<a href="http://www.korkufilmi.net/korku-yazarlari/gokhan-toka/">Gökhan Toka</a></p>
<p>Film:<img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='10 Puan' /><br />
<br />
Korkutuculuk: <img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/6.gif' alt='3 Puan' /><br />
<br />
Gerilim: <img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='5 Puan' /><br />
<br />
Kan &#038; Revan: <img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='5 Puan' /></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
google_alternate_color = "000000";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
google_ad_format = "468x60_as";
google_ad_type = "text_image";
//2007-09-26: korku filmleri
google_ad_channel = "4588949194";
google_color_border = "000000";
google_color_bg = "000000";
google_color_link = "FFFFFF";
google_color_text = "FFFFFF";
google_color_url = "000000";
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
  src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.korkufilmi.net/linterieur-inside-iceride-alexandre-bustillo-julien-maury-2007/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>17</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>La Morte Vivante (The Living Dead Girl) &#8211; Jean Rollin 1982</title>
		<link>http://www.korkufilmi.net/la-morte-vivante-the-living-dead-girl-jean-rollin-1982</link>
		<comments>http://www.korkufilmi.net/la-morte-vivante-the-living-dead-girl-jean-rollin-1982#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 20:28:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan Toka</dc:creator>
				<category><![CDATA[2.Derece Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[2.Derece Gore]]></category>
		<category><![CDATA[3.Derece Korku]]></category>
		<category><![CDATA[A+]]></category>
		<category><![CDATA[B Movie]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa Yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan Toka]]></category>
		<category><![CDATA[Gore - Shock (Splatter)]]></category>
		<category><![CDATA[Kült Film]]></category>
		<category><![CDATA[Korku Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Vampir Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Zombi Filmleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.korkufilmi.net/?p=744</guid>
		<description><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"></div>
<p><a href='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2009/07/Living_Dead_Girl.jpg' title='Living Dead Girl'><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2009/07/Living_Dead_Girl.thumbnail.jpg' alt='Living Dead Girl' /></a></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Jean Rollin<br />
<strong>Senaryo:</strong>Jacques Ralf, Jean Rollin<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Françoise Blanchard, Marina Pierro, Carina Barone, Mike Marshall<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 1982<br />
<strong>Ülke:</strong> Fransa<br />
Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p>
<br />

</p>
<p><strong>Konu: </strong> Çok yakın iki arkadaş olan Catherine ve Helene kan kardeşi olurlar ve bir yemin ederler: Hangisi önce ölürse&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.korkufilmi.net%2Fla-morte-vivante-the-living-dead-girl-jean-rollin-1982&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=verdana&amp;colorscheme=evil" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><a href='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2009/07/Living_Dead_Girl.jpg' title='Living Dead Girl'><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2009/07/Living_Dead_Girl.thumbnail.jpg' alt='Living Dead Girl' /></a></p>
<p><strong>Yönetmen:</strong>Jean Rollin<br />
<strong>Senaryo:</strong>Jacques Ralf, Jean Rollin<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Françoise Blanchard, Marina Pierro, Carina Barone, Mike Marshall<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 1982<br />
<strong>Ülke:</strong> Fransa<br />
Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
/* 468x15, oluşturulma 01.10.2008 */
google_ad_slot = "0197910323";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><strong>Konu: </strong> Çok yakın iki arkadaş olan Catherine ve Helene kan kardeşi olurlar ve bir yemin ederler: Hangisi önce ölürse diğeri de arkadaşının ardından onu takip edecektir. Önce Catherine ölür. Henüz genç bir kadındır. Catherine aile şatolarının bodrumundaki lahite konulmuştur. Ancak 2 yıl sonra, toksik atıkları illegal biçimde buraya atmaya karar veren bir grup ahmak, varilleri illegal biçimde devirirler ve ortaya çıkan toksik gaz alaşımından faydalanan Catherine yaşayanların arasına dönmeye karar verir. Yalnız Catherine&#8217;in bir sorunu vardır: Doyurulmak bilmeyen kana susamışlığı. Ahmak adamları oracıkta tırnaklarıyla öldüren Catherine yavaş adımlarla aile şatosuna doğru seğirtir. Sevgili arkadaşının anıları ve özlemiyle öteden beri şatoyu satın almak isteyen eski dostu Helene ise durumdan habersiz, emlakçıyla görüşmek üzere şatoya gelir. Bir de ne görsün ki ölü dostu Catherine, emlakçının kanlı cesedinin başında oturur vaziyettedir.</p>
<p><strong>Korku Filmleri Yorumu: </strong>Bana göre birçok açıdan Jean Rollin&#8217;in en iyi filmlerinden biri, belki de en iyisi. Belli bir türün içindeki filmler arasında da (bu tür zombi filmleri midir, vampir filmleri midir nedir?) kayda değer yere sahip olabilecek, o yere sahip olması gereken, bence önemli bir film.</p>
<p>Bugün B sineması, veya Avrupa İstismar sineması ile ilgili hangi kitabı açarsanız açın Jean Rollin ismini orada altın harflerle &#8220;Seks İstismarı&#8221; (Sexploitation) ve Erotik Korku Sineması başlıkları altında görebilirsiniz. Ancak adı bu başlıklar altında anılan, adı bu alt türlerle özdeşleşmiş bir yönetmenin elinden, her ne kadar pekçok kitap ve sitede &#8220;Erotik Korku&#8221; başlığı altında sınıflandırılsa da, bu denli içe dönük, bu kadar çarpıcı, özel, mahrem, kişilikli ve hassas film izlemiş olduğunu fark edebilmek, ancak algı yolları bütünüyle tıkanmamış, her nasılsa ezbercilikten uzak kalmayı başarabilmiş, halen-herşeye rağmen saflığın değerini bilen izleyicilere nasip olabilir. Burada bahsi geçen özellikteki izleyici işte şu sonucu veya akıl kamaşmasını hissedip ikirciklenebilmeli: &#8220;&#8230;lan acaba <em>kötü film</em> gerçekte kötü değil mi?&#8230;&#8221;</p>
<p>Ucuz erotik korku filmlerinin, Emmanuele 6 gibi saf erotik filmlerin yönetmeninden bahsediyoruz. Bu durumda nasıl bir içe dönüklük, nasıl bir mahremiyet, nasıl bir saflıktan bahsedebiliriz peki?</p>
<p>İşte bu noktada Jean Rollin&#8217;in anlatısının özgünlüğüne konuk olacaksınız. Bu an o özgünlüğü hissedeceğiniz an. Aralarında bu derece kanla ve tutkuyla bağlı bir ilişki, neredeyse bir varlık-yokluk aşkı olan Catherine ve Helene&#8217;in ilişkilerinin mekaniğini izleyiciye göstermeyecek çünkü. Bu ilişkinin, yönetmenin etiketinden dolayı hemen aklınıza gelebilecek &#8220;lezbiyenlik&#8221; gibi olasılıkları, ilk paragrafta sözünü ettiğim &#8220;saf bakışınızı&#8221; yitirdiyseniz, isterseniz bu filmi on kere izleyin peşinizi bırakmaz çünkü. Bırakın bu filmi, nereye bakarsanız bakın bırakmaz. Ancak üzgünüz, bu film bu anlamda sizi tatmin etmeyecek. Çünkü bu erotik filmlerin, softcore pornoların yönetmeninden, baş iki karakterin aralarındaki mahremiyette saklı olabilecek kadar güçlü, ve izleyiciye aktarıldığı boyutunun nedensizliği ölçüsünde duru bir dostluğun, ümitsiz anlatısıdır.</p>
<p>Ne kadar mı erotik? Hangi porno, hangi erotik sinema yönetmeni Helene&#8217;in elleriyle, çıplak Catherine&#8217;i yıkadığı, üzerindeki kanları temizlediği sahneyi 50 metre mesafeden çeker? Üstelik dışarıdan, dış gözle? Helene Catherine&#8217;i şatonun balkonunda yıkamaktadır; izleyiciyinin ancak yoldan geçen bir yabancının görebileceği kadarını görmesine izin vardır. Bir ev mahremiyeti, Catherine ve Helene arasındaki ilişinin sembolü bir evin mahremiyeti. Buna karşılık yine de bu yıkanma faslı dört duvar arasında değil, balkonda yapılmaktadır! Bütünüyle fikirsiz, tümüyle yabancı değilsiniz bu durumda. Biraz içindesiniz, ama ancak Rollin&#8217;in izin verdiği kadar. İşte bu kadar erotik. O erotizmi uzaktan hissedebilir, ancak bu ilişkinin özeline adım atamazsınız.</p>
<p>Filmin mahremiyete verdiği öneme dair bir başka işaret de önem sırasında Helene ve Catherine den sonra gelen iki diğer önemli karakterinin, Barbara ve Greg&#8217;in kimliklerinde saklı. Burada Barbara ve Greg ile izleyici arasında sembolik bir ilişki, özdeşleşme bulunuyor. Çünkü onlar turist! Barbara herşeye burnunu sokmayı seven, otun botun fotoğrafını çeken, aktif dinamik heyecanlı, Greg ise keyfine düşkün. Bodrumdaki ahmakları öldürdükten sonra beyaz elbisesi içinde şatoya doğru seğirten Catherine&#8217;in fotoğrafını çeken Barbara, daha sonra bu imajdan çok etkileniyor ve turistik yağmasına derinlik katmak üzere şatoya gidip oranın mahremiyetini tehdit etmeye karar veriyor. Ona göre burada elde edebileceği deneyimler ve görüntüler tüketmek için. Oysa bu evde yaşanan bir dram, bu şekilde dış boyutsuz gözlemlerle anlaşılamayacak bir anlam derinliği var. Derin bir öyküyle, bir erotik korku filmi bekleyen izleyici arasında olduğu gibi. Barbara ve Greg&#8217;in ölümleri izleyicinin ölümü anlamına geliyor.</p>
<p>Böylesine duygulu bir filmin, görsel açıdan bu kadar zorlayıcı ve sert olması da hatırı sayılır bir tezat doğuruyor. Jean Rollin filmleri içinde herhalde en kanlısı bu. Catherine&#8217;in kurbanlarını tırnaklarıyla parçalaması, onlardan parçalar koparması, bunu yaparken sanki kendinden bir parça koparıyormuşçasına acı içinde olması çok çarpıcı (Catherine&#8217;in vampir mi yoksa zombi mi olduğu belli değil, çünkü onları yemiyor &#8211; kanlarını içiyor) Catherine rolündeki Françoise Blanchard&#8217;ın performansı gerçekten mükemmel. Diğer yandan filmin en kilit rolünde, Helene&#8217;i canlandıran Marina Pierro&#8217;nun kimi zaman aksayan yavan performansı ise belki de filmin tek zayıf noktası.</p>
<p>
<a href="http://www.korkufilmi.net/korku-yazarlari/gokhan-toka/">Gökhan Toka</a><br /> <br />
Film: <img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='10 Puan' /><br />
<br />
Korkutuculuk: <img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/4.gif' alt='2 Puan' /><br />
<br />
Gerilim: <img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/8.gif' alt='4 Puan' /><br />
<br />
Kan &#038; Revan: <img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/8.gif' alt='4 Puan' /></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
/* 468x60, oluşturulma 01.10.2008 */
google_ad_slot = "1556015331";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.korkufilmi.net/la-morte-vivante-the-living-dead-girl-jean-rollin-1982/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mulholland Drive &#8211; David Lynch 2001</title>
		<link>http://www.korkufilmi.net/mulholland-drive-david-lynch-2001</link>
		<comments>http://www.korkufilmi.net/mulholland-drive-david-lynch-2001#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Dec 2008 09:44:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Gokhan Toka</dc:creator>
				<category><![CDATA[1.Derece Gerilim=Yüksek Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[4.Derece Korku]]></category>
		<category><![CDATA[5.Derece Gore=Gore Yok]]></category>
		<category><![CDATA[A+]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa Yapımı]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim Filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kült Film]]></category>
		<category><![CDATA[Melisa Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Sürrealizm]]></category>
		<category><![CDATA[Yapı Bozuculuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.korkufilmi.net/?p=683</guid>
		<description><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2008/12/mulhollanddrive.thumbnail.jpg' alt='Mulholland Drive' /><br />
<strong>Yönetmen:</strong>David Lynch<br />
<strong>Senaryo:</strong>David Lynch<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Naomi Watts, Laura Harring, Ann Miller, Dan Hedaya, Justin Theroux<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2001<br />
<strong>Ülke:</strong> ABD, Fransa<br />
Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p>
<br />

</p>
<p><strong>Korku Filmleri Yorumu: </strong>David Lynch’in gerçek dünyayı sürreal bakış açısından anlatma tekniğinden kimilerine göre yorucu, kimilerine göre kolay&#8230;</p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.korkufilmi.net%2Fmulholland-drive-david-lynch-2001&amp;layout=button_count&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;font=verdana&amp;colorscheme=evil" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2008/12/mulhollanddrive.thumbnail.jpg' alt='Mulholland Drive' /><br />
<strong>Yönetmen:</strong>David Lynch<br />
<strong>Senaryo:</strong>David Lynch<br />
<strong>Oyuncular:</strong>Naomi Watts, Laura Harring, Ann Miller, Dan Hedaya, Justin Theroux<br />
<strong>Yapım Yılı:</strong> 2001<br />
<strong>Ülke:</strong> ABD, Fransa<br />
Note: You can rate this post by visiting the site.</p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
/* 468x15, oluşturulma 01.10.2008 */
google_ad_slot = "0197910323";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 15;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p><strong>Korku Filmleri Yorumu: </strong>David Lynch’in gerçek dünyayı sürreal bakış açısından anlatma tekniğinden kimilerine göre yorucu, kimilerine göre kolay çözümlenebilen, yine de üstadın isim yapmış sinemacı kimliğinden dolayı kuşkuyla yorumlanan bir başyapıt. Mulholland Çıkmazı, sıra dışı bir aşk öyküsü mü, bir cinayet kurgulaması mı, bilinçaltına Lynchvari bir dalış mı,  yoksa başka bir şeyden mi bahsediyor? Yorumların permütasyonlarına bakılırsa, bir çok izleyici için yorumlamanın sonuç noktası duygular üzerine, ve bu hastalıklı aşk öyküsü ister istemez kafa karıştırıyor. Filmi bir kez izlediğimde elde ettiğim sonuç, kendimce gayet açık bir şekilde hafızamda çerçevelendi ve bu çerçevede gördüğüm şu idi: Hollywood sineması, yada Amerikan sinema sektörü diyelim, bu sinemanın geçmişten günümüze dek kullandığı klişeler, tümü olmasa bile Amerikan sinema sektörünün oluşturduğu tür ve alt türler, çeşitli sembolizelerle anlatılmış, western, korku sineması, aşk hikayeleri, dramalar , suç ve cinayet temalı filmler, mafia filmleri ve bunlar gibi türler, zaman zaman filmin içine serpiştirilen gizemli karakterler yardımı ile, her parçayı tek tek hafızanıza işleyeceğiniz ve ancak filmin sonunda bir bütüne bakabileceğiniz puzzle gibi duruyor. Filmin alt (ve gizli )  teması, akılları karıştıran ( tıpkı Kayıp Otoban’da olduğu gibi ) iki farklı bölüm sıralaması ile ( kişiliklerin durum ve konum değişikliği ) her şeyin bir hayalden ( mi )  ibaret olduğu,  görünür tema içinde saklanmış,  yönetmenin bilerek ve isteyerek yaptığı bir şey bu. Peki alt temada, usul usul fısıldanan ne? Sinema ( siz ister buna Hollywood sineması deyin, isterseniz tüm bir sinema sektörünü parantez içine alın ) bir ilizyondur, hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Sinema, size görmekten yada duymaktan haz duyacağınız şeyleri sunar ve bu ilizyon, perde arkasındaki güçlerin elindedir. Bir yönetmen, senarist yada oyuncu istediği kadar prensipli, özgün yada başarılı olsun, bu hayali dünyaya adım attığı andan itibaren ışıltıların, şatafatın büyüsüne teslim olur, yavaş yavaş benliğinden kopma noktasına gelir ve bu durum başladığı andan itibaren ise tüm kontrol izleyicinin beğenisi ile para kontrolünü eline alan o perde arkası güçler arasındaki bir paylaşıma, alış verişe dönecektir. Lynch, Mullholland  Çıkmazı ile bizlere sunulan tür sinemalarının, hatta tüm sinema sektörünün sanatın ötesinde bir amaca hizmet ettiğini, yıldız olma hayali nedeni ile  bilincinden kopmaya başlayan bir genç kız kanalı ile onun bu  imkansız hayalini , ( başka bir kadın yıldıza olan aşk , burada Rita Hayword göndermesi müthişdi bu arada ) anlatıyor. Ve bu kurguya paralel olarak da, bir çok zorluklarla karşılaşan, istediği oyuncuyu bulmak için bile dayatmalara, baskılara maruz kalan genç bir yönetmen akıllara yoksa bu yönetmen David Lynch’in gençliği mi sorusu getiriyor.</p>
<p>Kısaca kendimce yaptığım yorum: Sinema bir ilizyondur, kendinizi bu büyülü dünyadan seçtiğiniz karakter yada kişelere yakın görebilir, reddedebilir yada kabul edebilirsiniz, ancak bu ilizyona katılımınız sadece bir izleyen olarak kalmayabilir, adım atmak isteyebilir, bu adımı atabilirsiniz de, ya sonrası?  Lynch bunu anlatmıştır , kendisine özgün sürreal sinema anlatım tekniğininin de yardımı ile.</p>
<p><a href="http://www.korkufilmi.net/korku-yazarlari/melisa-aydin/">Melisa Aydın</a></p>
<p>Film:<img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='10 Puan' /><br />
<br />
Korkutuculuk: <img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/4.gif' alt='2 Puan' /><br />
<br />
Gerilim: <img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/101.gif' alt='5 Puan' /><br />
<br />
Kan &#038; Revan: <img src='http://www.korkufilmi.net/wp-content/uploads/2007/08/2.gif' alt='1 Puan' /></p>
<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-3233210435764457";
/* 468x60, oluşturulma 01.10.2008 */
google_ad_slot = "1556015331";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<h3>Related Post</h3><ul class="related_post"></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.korkufilmi.net/mulholland-drive-david-lynch-2001/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

